Öneri Formu
Hadis Id, No:
4070, M002330
Hadis:
حَدَّثَنَا حَسَنُ بْنُ عَلِىٍّ الْحُلْوَانِىُّ حَدَّثَنَا أَبُو تَوْبَةَ الرَّبِيعُ بْنُ نَافِعٍ حَدَّثَنَا مُعَاوِيَةُ - يَعْنِى ابْنَ سَلاَّمٍ - عَنْ زَيْدٍ أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا سَلاَّمٍ يَقُولُ حَدَّثَنِى عَبْدُ اللَّهِ بْنُ فَرُّوخَ أَنَّهُ سَمِعَ عَائِشَةَ تَقُولُ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ "إِنَّهُ خُلِقَ كُلُّ إِنْسَانٍ مِنْ بَنِى آدَمَ عَلَى سِتِّينَ وَثَلاَثِمَائَةِ مَفْصِلٍ فَمَنْ كَبَّرَ اللَّهَ وَحَمِدَ اللَّهَ وَهَلَّلَ اللَّهَ وَسَبَّحَ اللَّهَ وَاسْتَغْفَرَ اللَّهَ وَعَزَلَ حَجَرًا عَنْ طَرِيقِ النَّاسِ أَوْ شَوْكَةً أَوْ عَظْمًا عَنْ طَرِيقِ النَّاسِ وَأَمَرَ بِمَعْرُوفٍ أَوْ نَهَى عَنْ مُنْكَرٍ عَدَدَ تِلْكَ السِّتِّينَ وَالثَّلاَثِمِائَةِ السُّلاَمَى فَإِنَّهُ يَمْشِى يَوْمَئِذٍ وَقَدْ زَحْزَحَ نَفْسَهُ عَنِ النَّارِ." قَالَ أَبُو تَوْبَةَ وَرُبَّمَا قَالَ "يُمْسِى."
Tercemesi:
Bize Hasan b. Ali el-Hulvânî, ona Ebu Tevbe er-Rabî' b. Nafi', ona Muaviye b. Sellâm, ona da Zeyd, Ebû Sellâm, ona da Abdullah b. Ferrûh, Hz. Aişe'nin (r.anha) Rasulullah'tan (sav) şöyle işittim dediğini duymuş; "şüphesiz ki Âdem oğullarından her insan üç yüz altmış mafsal ile yaratılmıştır. Şimdi her kim bu üç yüz altmış mafsal sayısınca Allah'a tekbir getirir, hamd eder, tehlîl ve tesbîh getirir ve istiğfarda bulunur; insanların yolundan bir taşı, dikeni veya kemiği kaldırır; bir iyiliği emreder veya bir kötülüğe mani olur ise gerçekten o günde kendini cehennemden uzaklaştırmış olarak geçirmiş olur." Ebu Tevbe demiş ki: "Galiba o akşamda, diye de söyledi."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Zekât 2330, /391
Senetler:
1. Ümmü Abdullah Aişe bt. Ebu Bekir es-Sıddîk (Aişe bt. Abdullah b. Osman b. Âmir)
2. Abdullah b. Ferrûh et-Teymî (Abdullah b. Ferrûh)
3. Ebû Sellâm Mamtur el-Esved el-Habeşî (Mamtur)
4. Zeyd b. Sellam el-Habeşî (Zeyd b. Sellam b. Memtur)
5. Ebu Sellam Muaviye b. Sellam el-Habeşî (Muaviye b. Sellam b. Mamtur)
6. Ebu Tevbe Rabî' b. Nâfi' el-Halebî (Rabî' b. Nâfi')
7. Hasan b. Ali el-Hüzeli (Hasan b. Ali b. Muhammed)
Konular:
Amel, İman-amel bütünlüğü
Emr-i bi'l-maruf, Nehy-i ani'l-münker, iyiliği emretmek, kötülükten alıkoymak
İman, imanın amelle ilişkisi
İnsan, yaratılış özellikleri
KTB, İMAN
KTB, YARATILIŞ
Tesbih, parmakla saymak