Giriş

Bize Muhammed b. Osman b. Ebu Safvân es-Sekafî, ona Behz b. Esed (el-Ammî), ona Şube (b. Haccâc el-Atekî), ona Muhammed b. Osman b. Abdullah ve babası Osman b. Abdullah, onlara Musa b. Talha (el-Kuraşî), ona da Ebu Eyyûb (el-Ensârî) rivayet etmiştir: "Bir adam; 'Ya Rasulallah! Beni Cennet'e götürecek bir amel söyleyebilir misin?' dedi. Bunun üzerine Rasulullah (sav); 'Allah'a kulluk eder, O'na hiçbir şeyi ortak koşmaz, namazı kılar, zekatı verir ve akrabalık ilişkilerini sürdürürsün. Şimdi bırak (gideyim)." buyurdu [(Anlaşıldığı kadarıyla) Rasulullah (sav), bu esnada deve üzerinde idi.]


    Öneri Formu
276883 N000469-2 Nesai, Salât, 10


Açıklama: Kültürümüzde Hadisler projesini ilgilendiren değişik lafızlı kısım: جددوا إيمانكم بقول لا إله إلا الله

    Öneri Formu


Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Behz b. Esed arasında inkita vardır.

    Öneri Formu
278643 B001396-2 Buhari, Zekat, 1


Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Behz b. Esed arasında inkita vardır.

    Öneri Formu
278644 B001396-3 Buhari, Zekat, 1


    Öneri Formu
7602 B001396 Buhari, Zekat, 1


    Öneri Formu
21634 N000469 Nesai, Salât, 10

Bize Müslim b. İbrahim, ona Hişâm, ona Katâde, ona Enes Rasul-i Ekrem’in şöyle dediğini rivayet etti: "Lâ ilâhe illallah deyip de kalbinde bir arpa ağırlığınca hayır (iman) bulunan kimse cehennemden çıkacaktır. Lâ ilâhe illallah deyip de kalbinde bir buğday ağırlığınca hayır bulunan kimse cehennemden çıkacaktır. Lâ ilâhe illallah deyip de kalbinde bir zerre ağırlığınca hayır bulunan kimse cehennemden çıkacaktır." [Ebu Abdullah (el-Buhârî) şöyle dedi: Ebân’nın Katâde vasıtası ile Enes’ten nakline göre Hz. Peygamber hadiste geçen 'hayırdan' kelimesi yerine 'imandan' ifadesini kullanmıştır.]


    Öneri Formu
1115 B000044 Buhari, İman, 33

Bize Ebu Velid, ona Şu'be, ona İbn Osman, ona Musa b. Talha, ona da Eyyüb şöyle rivayet etmiştir: "(Bir kimse tarafından) Rasulullah'a (sav); Ey Allah'ın Rasulü! (sav): 'bana, beni cennete girdirecek bir amel buyur.' denildi."


    Öneri Formu
19623 B005982 Buhari, Edeb, 10

Lâ ilâhe illallah, benim kalemdir. Kim o kaleye girerse, azabıma karşı güvende olur.


    Öneri Formu

Bize İbn Ebî Ömer, ona Abdullah b. Muâz es-San'ânî, ona Ma'mer, ona Âsım b. Ebî'n-Necûd, ona Ebû Vâil, ona da Muâz b. Cebel (ra) şöyle rivayet etmiştir: "Bir yolculukta Rasûlullah (sav) ile beraberdim. Seyahat esnasında bir gün O’nun yakınında bulundum. Bunu fırsat bilerek; “- Ey Allah’ın Rasûlü; beni cennete sokacak ve cehennemden uzaklaştıracak bir amel söyle!” dedim. Şöyle cevap verdi: “- Benden büyük bir şey istedin. Ama bu, Allah’ın kolaylaştırdığı kimse için şüphesiz kolaydır: Allah’a kulluk yapar, O’na hiçbir şeyi ortak koşmazsın! Namazı kılar, zekâtı verir, Ramazan orucunu tutar, Kâbe’yi haccedersin!” Sonra Hz. Peygamber; “- Şimdi sana hayır kapılarını göstereyim mi? diye sordu ve şöyle devam etti: Oruç kalkandır. Su ateşi söndürdüğü gibi, sadaka da hataları söndürür. Bir de insanın gece karanlığında namaz kılmasıdır.” Sonra Hz. Peygamber şu âyetleri okudur: “Onlar, korku ve ümit içinde Rablerine ibadet etmek üzere yataklarından kalkarlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan da Allah için harcarlar. Yaptıklarına karşılık onlar için ne mutluluklar saklandığını kimse bilmez. İman etmiş kimse, günaha batmış kimse gibi olur mu? Bunlar elbette eşit değildirler. İman edip dünya ve ahirete yararlı işler yapanlara, yapmış olduklarına karşılık, hazır olarak onları bekleyen, huzur içinde kalacakları cennetler vardır." (Secde, 32/16-19). Sonra, “- Sana işin başını, direğini ve zirvesini söyleyeyim mi?” diye sordu. Ben de; “- Buyur, ey Allah’ın Rasûlü!” dedim. Şöyle devam etti: “- İşin başı İslâm’dır. Direği namazdır, zirvesi de cihâddır.” Sonra; “- Sana, bütün bunların can damarını haber vereyim mi?” dedi. Ben yine; “- Buyur, ey Allah’ın elçisi!” dedim. Dilini göstererek; “- Buna sahip ol!” buyurdu. Ben; “- Ey Allah’ın elçisi, konuştuklarımızdan dolayı da muâheze edilecek miyiz?” diye sordum. “- Anası ağlayasıca Muâz! İnsanları yüz üstü –veya burunları üzerinde, dedi- cehenneme sürükleyen, dillerinin hasadından başka bir şey midir?” dedi. Ebû İsa şöyle dedi: Bu hadis, hasen-sahihtir.


    Öneri Formu
15213 T002616 Tirmizi, İman, 8