14 Kayıt Bulundu.
Bize Ömer b. Hafs, ona babası (Hafs b. Gıyas), ona el-A’meş, ona da Şakîk, Ebu Mes’ud’un şöyle anlattığını nakletti: Künyesi Ebu Şuayb olan Ensar'dan bir adam geldi ve kasap olan bir kölesine “Bana beş kişiye yetecek bir yemek yap. Çünkü ben Nebi’yi (sav) (diğer) dört kişi ile birlikte davet etmek istiyorum. Zira ben onun yüzünden açlık (çektiğini) anladım” dedi ve onları davet etti. Davetlilerle birlikte bir adam daha geldi. (Rasul-i Ekrem (sav) Ebu Şuayb'ın evine vardığında "Şu da (arkamızdan) bize takıldı. Ona izin vermek istersen izin ver (girsin), geri dönmesini istersen geri dönsün!" dedi. (Ebu Şuayb) “Hayır (geri dönmeyecek), bilakis ben ona izin verdim” dedi.
Bize Abdullah b. Ebu Esved, ona Ebu Üsame, ona A'meş, ona da Şakik'in rivayet ettiğine göre Ebu Mesud el-Ensarî şöyle demiştir: "Ensar'dan Ebu Şuayb diye bir adam ve onun kasap bir kölesi vardı. Bir gün Hz. Peygamber (sav) ashabı ile beraberken Ebu Şuayb Hz. Peygamber'in (sav) yanına geldi ve O'nun aç olduğunu yüzünden anladı. Derhal kasap olan kölesine gitti ve 'Bana beş kişiye yetecek yemek yap. Davet edeceğim beş kişiden biri Nebi (sav) olacak' dedi. Bunun üzerine köle azıcık bir yemek yaptı. Sonra Ebu Şuayb, Hz. Peygamber'e (sav) gelip onu yemeğe davet etti. Rasul-i Ekrem (sav) ve arkadaşları Ebu Şuayb'ın evine giderlerken peşlerine altıncı bir kişi takıldı. Eve vardıklarında Efendimiz (sav) 'Ey Ebu Şuayb! Peşimize biri daha takıldı. İstersen içeri girmesine izin ver, istersen verme' buyurdu. Ebu Şuayb, 'Olur mu öyle şey, buyursun gelsin!' dedi."