6 Kayıt Bulundu.
Bize Merv ahalisinden Muhammed b. Abdullah b. Kuhzâz, ona Ali b. Hüseyin b. Vâkıd, ona da Abdullah b. Mübarek şöyle rivayet etmiştir: "Süfyan es-Sevrî'ye, Abbad b. Kesir, durumunu bildiğin bir kimsedir. Hadis naklettiğinde epeyce hatalı hadisler aktarıyor! İnsalara, ondan hadis almayın demem hususunda ne dersin? dedim. Süfyan, elbette (söyle)! dedi. Ben de Abbad'ın anıldığı meclislerde 'dini hususunda kendisini över ve (fakat) ondan (hadis) almayın' derdim." [Bize Muhammed, ona Abdullah b. Osman, ona babası (Osman), ona da Abdullah b. Mübarek şöyle rivayet etmiştir: Şube'nin yanına vardım da şu Abbad b. Kesir'den sakının! dedi.]
Açıklama: Abbad, zahitlerdendir. Dini ve kişiliği hakkında söylenecek söz yoktur ama hadis rivayetine ehil biri değildir.
Bize Ebu Eyyub Süleyman b. Ubeydullah el-Gaylânî, ona Ebu Âmir el-Akadî, ona Rabah, ona Kays b. Sa'd, ona da Mücahid şöyle rivayet etmiştir: "Büşeyr el-Adevî, İbn Abbas'a gelip 'Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu, Rasulullah (sav) şöyle buyurdu' diyerek hadis nakletmeye başladı. İbn Abbas da ne onun rivayetine kulak astı ne de kendisine baktı! (Büşeyr) Ey İbn Abbas! Hadisime kulak asmadığını görüyorum, ne iş! (Halbuki) ben Rasulullah'tan (sav) rivayette bulunuyorum; sen ise kulak asmıyorsun! dedi. İbn Abbas da ona bir zamanlar bizler 'Rasulullah (sav) şöyle buyurdu' diyen birini işittiğimizde gözlerimizi ona diker, kulaklarımızı dört açardık! Ama insanlar önüne gelenden hadis alıp nakletmeye başlayınca insanlardan sadece bildiğimiz (hadisleri) kabul ettik! dedi."
Bize Bişr b. Hakem el-Abdî, ona Süfyan b. Uyeyne, ona Sâhibü Büheyye olarak bilinen Ebu Akîl şöyle rivayet etmiştir: "Abdullah b. Ömer'in oğulları, (Kâsım'a) bilgisinin olmadığı bir meseleye dair soru sordular da Yahya, (Kasım'a), iki hidayet imamının -ravilerden biri Ömer ve İbn Ömer'in kastedildiğini ifade etmiştir- oğlu olduğun halde ilminin olmadığı bir meselenin sana sorulmasını pek büyük bir iş olarak görüyorum dedi. (Kasım) da ona; 'Vallahi! Allah nezdinde ve Allah'ı bilen kimse nezdinde bundan daha büyüğü, ilimsizce konuşmam yahut güvenilir (sika) olmayan birinden nakilde bulunmamdır' dedi." [Ebu Akîl Yahya b. Mütevekkil, Abdullah b. Ömer'in oğluna ve Yahya b. Said'e bunları söylerlerken şahit olmuştur.]
Bize Abbâs b. Abdülazim el-Anberî, ona Abdürrezzâk, ona Ma'mer, ona İbn Tâvûs, ona babası (Tâvûs b. Keysân), ona da İbn Abbâs şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah'tan (sav) hadis nakledilirken titiz davranıldığında bizler, insanlardan hadis alırdık. Ama sizler önünüze gelenden hadis alıp rivayet etmeye başladığınızda, sizden hadis (falan) almayız!"
Bize Kuteybe b. Said ve Ahmed b. Abde ed-Dabbî, onlara Abdülaziz -Ed-Derâverdî-, ona Zeyd b. Eslem, ona Hz. Osman'ın azatlısı Humran şöyle rivayet etmiştir: Osman b. Affân'a (ra) abdest alması için su getirdim. Abdest aldı ve şöyle dedi: "Bazı insanlar Hz. Peygamber'den (sav) ne olduğunu bilmediğim bazı hadisler rivayet ediyorlar. Ama ben Rasulullah'ı (sav) işte böyle abdest aldığını gördüm. Sonra şöyle buyurdu: Her kim böyle abdest alırsa geçmiş günahları bağışlanır. Onun namazı ve mescide yürümesi de nafile olur." [İbn Abde rivayetinde hadisin ibaresi Osman'a geldim. O da ben geldikten sonra abdest aldı şeklindedir.]
Ey iman edenler! Size bir fasık bir haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu araştırın.