Giriş

Bize Vekî’, ona Süfyan, ona Seleme b. Küheyl, ona da Ebu Derdâ el-Ensârî’nin haber verdiğine göre Aişe (r.anha), kız kardeşinin oğluna şöyle demiştir: “Senin kendine dua etmen bir kıssacının sana dua etmesinden çok daha hayırlıdır.”


Açıklama: İnsanlara öğüt verip, ahiretten bahseden ve günümüzde vaiz gibi isimlerle adlandırdığımız kişilerin sahabe dönemindeki isimleri kıssacıdır. İlerleyen zamanlarda bu vaizler bazı uydurma bilgilerle insanların ilgilerini çekmeye başlayınca hadis alimleri tarafından çokça eleştirilmiş ve insanlara öğüt veren vaizler için başka isimler kullanılmaya başlanmıştır (Bilgi için bk. Hasan Cirit, Kussâs, DİA, 26/463, Ankara, 2002). Bu hadiste tedavi amaçlı rukye uygulamasına işaret edilmektedir. Yani bir kişinin şifa bulmak amacıyla başkasından kendisine bazı sureleri okumasını istemesindense kendi kendine bu şifa ayetlerini dua niyetiyle okuması daha hayırlıdır.

    Öneri Formu

Bize Muhammed b. Yusuf, ona Süfyan, ona Asım, ona Ebu Osman, ona da Ebu Musa el-Eş'arî (ra) şöyle rivayet etmiştir: Biz Resulullah'la (sav) beraber (seferde) bulunduk. Bizler bir vadinin üzerine çıktığımızda tehlîl [Lâ ilahe illâllâh] ve tekbir [Allâhu Ekber] getirirdik de seslerimiz yükselirdi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav)şöyle buyurdu: "Ey insanlar! Kendinize acıyın; siz sağır olan ve burada bulunmayan birisine seslenmiyorsunuz! Muhakkak sizinle beraber olan; sizi işiten size çok yakın, ismi ve zatı çok mübarek, celâl ve azameti çok yüce olan Allah’a dua ediyorsunuz."


    Öneri Formu
30252 B002992 Buhari, Cihad, 131

Bize Süleyman b. Harb, ona Hammad b. Zeyd, ona Eyyüb, ona da Ebu Osman, Ebu Musa el-Eş'arî'nin şöyle dediğini nakletmiştir: "Bir yolculuk esnasında Hz. Peygamber (sav) ile beraberdik. Her bir tepeye çıktığımızda (yüksek sesle) tekbir getiriyorduk. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Kendinize acıyın! Siz sağır olan ve burada bulunmayan birisine seslenmiyorsunuz. (Bilakis) Her şeyi işiten, gören ve size çok yakın olan Allah'a dua ediyorsunuz." Ebu Musa dedi ki: Sonra Hz. Peygamber (sav), bana doğru geldi. O sırada ben içimden "Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh (Her türlü güç ve kuvvet sadece Allah'ın elindedir) Peygamber (sav)bana: — "Ey Abdullah b. Kays! Lâ havle velâ kuvvete illâ billah sözünü söy­le, çünkü o, cennet hazinelerinden bir hazinedir" buyurdu. Yahut: — "Ben sana cennet hazinesini göstereyim mi?" buyurdu.


    Öneri Formu
29668 B007386 Buhari, Tevhid, 9

Bize Müsedded, ona Abdulvaris, ona Abdulaziz, ona da Enes b. Mâlik, Resulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Allah'a dua ettiğinizde duanızda ısrar ediniz! Kimse Allah'ım, dilersen bana ver! demesin. Çünkü Allah'ı zorlayacak hiçbir şey yoktur."


    Öneri Formu
30411 B007464 Buhari, Tevhid, 31

Bize Yahya, ona Abdurrezzak, ona da Hemmâm, ona da Ebu Hureyre Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: Biriniz 'Allah'ım dilersen beni affet!' 'Allah'ım dilersen bana rahmet et!' 'Allah'ım dilersen beni rızıklandır!' demesin. Duasında ısrarcı olsun. Çünkü Allah dilediğini yapar, onu zorlayacak hiçbir şey yoktur."


    Öneri Formu
30442 B007477 Buhari, Tevhid, 31


    Öneri Formu
28405 N004231 Nesai, Fera ve Atiyre, 1

Bize Ebubekir, ona Yezîd b. Harun, ona da Ebu Mâlik Sa'd b. Târık babasının Hz. Peygamber'i (sav) dinlerken bir adamın gelip şöyle dediğini rivayet etmiştir: Yâ Resulallah! Rabbimden bir şey isteyeceğimde nasıl dua edeyim? Hz. Peygamber, "Ey Allah'ım! Beni affet; bana acı; bana afiyet ver ve beni rızıklandır, de!" şeklinde cevap vermiş daha sonra baş parmağı dışındaki parmaklarını toplayarak "İşte bunlar senin için ahiretini ve dünyanı kuşatan dualardır." buyurmuştur.


    Öneri Formu
31801 İM003845 İbn Mâce, Duâ, 4