Giriş


    Öneri Formu
9773 M003226 Müslim, Hac, 385


    Öneri Formu
14426 M003228 Müslim, Hac, 387


    Öneri Formu
14427 M003229 Müslim, Hac, 387

Bize Süleyman b. Ubeydullah Ebu Eyyüb el-Gaylânî, ona Ebu Âmir Abdülmelik b. Amr, ona Abdulaziz b. Ebu Seleme b. Macişun, Abdurrahman b. Kasım, ona babası, ona da Aişe (r.anha) şöyle ri­vayet etti: "Rasulullah (sav) ile yola çıktık. Aklımızda hactan başka bir şey yoktu. Serif denilen yere gelince ben hayzımı gördüm. Az sonra Rasulullah (sav) yanıma girdi, ben ağlı­yordum. 'Niye ağlıyorsun' diye sordu. Ben 'vallahi bu sene yola çıkmamış olmayı dilerdim' dedim. Rasulullah (sav) 'sana ne oldu? Galiba hayzını gördün' dedi. Ben 'evet' cevabını verdim. 'Bu, Allah'ın Adem kızlarına takdir buyurduğu bir şeydir. Sen, hacıların yaptığını yap. Yalnız temizleninceye kadar beyti tavaf etme' buyurdu. Mekke'ye vardığımda Rasulullah (sav) ashabına 'bu haccınızı umre yapın' buyurdu. Bunun üzerine cemaat ihramdan çıktılar. Yalnız beraberinde hedy kurbanı olanlar çıkmadılar. Peygamber (sav) ile Ebu Bekir, Ömer ve zenginlerin yanında hedy kurbanı vardı. (İhramdan çı­kanlar) sonra Mina'ya gittiklerinde hacca niyet ettiler. Bayram günü gelince ben temizlendim. Rasulullah (sav) emir bu­yurdu. Ben de tavâf-ı ifâzamı yaptım. Bize sığır eti getirdiler. 'Bu nedir' diye sordum. Rasulullah (sav) 'kadınları namına sığır kur­ban etti' dedi. Hasbe gecesi olunca 'ya Rasulullah! İnsanlar hac ve umreyle dönüyor, bense yalnız bir hac ile dönüyorum' dedim. Bunun üzerine (kardeşim) Abdurrahman b. Ebu Bekir'e emir buyurdu, o da beni devesinin terkisine aldı. Çok iyi hatırlarım! Genç yaşta bir kadındım. Uyuklardım da yüzüm semerin ağacına çarpardı. Ten'ime vardığımızda orada insanların yaptığı um­reye karşılık ben de umreye niyetlendim."


    Öneri Formu
8625 M002919 Müslim, Hac, 120

Bize Muhammed b. Beşşâr, ona Ebu Bekr el-Hanefî, ona Eflah b. Humeyd, ona Kasım b. Muhammed, ona da Aişe (r.anhâ) şöyle rivayet etmiştir: Hac aylarında, hac için ihram giymiş olarak Rasulullah (sav) ile birlikte yola çıktık ve Serif mevkiinde konakladık. Âişe der ki: Rasulullah (sav) ashabının yanına çıkıp onlara "yanında hediyelik kurbanlığı bulunmayan ve umreye niyet etmek isteyen kimse bunu yapsın. Ama beraberinde hediyelik kurbanlığı bulunanlar yapmasın" buyurdu. Âişe der ki: Sahabeden bazısı onun bu tavsiyesine uydu, bazısı uymadı. Rasulullah (sav) ve sahabeden bazı adamlar ise, gücü kuvveti yerinde ve beraberlerinde hediyelik kurbanlığı olduğundan dolayı umreye niyetlenmedi. Âişe der ki: Rasulullah (sav) yanıma girdi, bu sırada ben ağlıyordum. "Neden ağlıyorsun ey kadın" buyurdu. Ben de “ashabına söylediğin sözleri işittim ve benim umre yapma imkânımın olmadığını gördüm” dedim. "durumun ne?" buyurdu. “namaz kılamıyorum” dedim. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) "bunun sana zararı olmaz, sen de Âdem’in kızlarından bir kadınsın. Allah onlar hakkında neyi yazıp takdir buyurmuş ise senin hakkında da onu yazmıştır. Bu sebeple sen hac niyetin üzere kal ve haccının gereklerini yerine getir. Allah’ın sana umreyi de nasip etmesi umulur" buyurdu. Âişe der ki: Veda haccında çıkıp ve Mina’ya vardığımız zaman temizlenmiş oldum. Sonra Mina’dan yola çıkıp, Beyt’i tavaf ettim. Âişe der ki: Sonra Hz. Peygamber ile birlikte son kafile içinde Mina'dan yola çıktık, o Muhassab mevkiinde konaklayınca, biz de onunla birlikte konakladık. Ebu Bekir’in oğlu Abdurrahman’ı çağırarak "Kız kardeşini Harem’in dışına çıkart, o da bir umre yapmak üzere niyet edip ihrama girsin. Sonra bu umreyi bitirin. Arkasından her ikiniz de buraya gelin. Ben sizleri yanıma döneceğiniz vakte kadar bekleyeceğim" buyurdu. Âişe der ki: Biz de umre yapmak üzere Harem’in dışına çıktık. Nihâyet umremi yapıp, tavafı bitirdikten sonra seher vaktinde onun yanına geldim. Allah Rasulü "bitirdiniz mi?" buyurdu. Ben de “evet” dedim. Bunun üzerine yola koyulmak üzere hazırlık yapılmasını sahabesine ilan ettirdi. İnsanlar da hazırlıklarını yapıp yola koyuldular ve Medine istikametinde yoluna devam etti. Hadisde geçen "ضَيْرُ " kelimesi "ضَارَ يَضِيرُ ضَيْرًا" kökünden gelen bir mastardır. "ضَارَ يَضُورُ ضَوْرًا" ve "ضَرَّ يَضُرُّ ضَرًّا" şeklinde söylendiği olur.


    Öneri Formu
10287 B001560 Buhari, Hac, 33

Bize Muhammed b. Abdullah b. Nümeyr, ona İshak b. Süleyman, ona Eflah b. Humeyd, ona Kasım, ona da Aişe (r.anha) şöyle rivayet etti: "Rasulullah (sav) ile hac aylarında, hac yer­lerinde ve hac gecelerinde hacca niyet ederek yola çıktık. Şerif denilen yere indiğimizde Peygamber (sav) ashabının yanına çıkarak 'sizden hanginizin yanında hedy kurbanı yok da haccını umre ile yap­mak isterse yapsın. Beraberinde hedy kurbanı olanlar bunu yapmasın' buyurdu. Bunun üzerine beraberinde hedyi olmayanlardan bazıları umreye ni­yet etti, bazıları da onu terk ettiler. Rasulullah'ın (sav) yanında hedyi vardı. Ashabından vakti hâli yerinde olan bazı kimse­lerin de hedyleri vardı. Müteakiben Rasulullah (sav) benim yanıma girdi. Ben ağlıyordum. 'Neye ağlıyorsun' diye sordu. Ben de 'ashabına söylediklerini işittim, umreyi de duydum. (Halbuki ben, umreden mahrumum)' dedim. Rasulullah (sav) 'neyin var?' diye sordu, 'Namaz kılamıyorum' dedim. 'O sana zarar etmez. Sen, haccında daim ol! Umulur ki Allah onu sana nasip edecektir. Sen, Âdem'in kızlarından birisin. Allah onlara neyi takdir buyurduysa, sana da onu takdir etmiştir' buyurdu. Bunun üzerine haccıma devamla yola çıktım. Mina'ya indiğimiz va­kit temizlendim. Sonra Kâbe'yi tavaf ettik. Rasulullah (sav), el-Muhassab denilen yere indi. Ve Abdurrahman b. Ebu Bekir'i çağırarak 'kız kardeşini haremden çıkar da umreye niyet etsin, sonra Kâbe'yi tavaf eylesin! Ben, sizi burada bekleyeceğim' dedi. Biz de (Tenîm'e) çıktık, (orada umreye) niyetlendim. Sonra Kâbe'yi tavaf ettim, Safa ile Merve arasında sa'y yaptım. Müteakiben Rasulullah'ın (sav) yanına geldik gece yarısı, konakladığı yerde duruyordu. Bana 'bitirdin mi' diye sordu. 'Evet' cevabını verdim. Bunun üzerine ashabına hareket emrini verdi. Yola çıktı, (Mekke'ye varınca) evvelâ Kâbe'ye uğrayarak sabah namazından önce onu tavaf etti. Daha sonra Medine'ye doğru yola çıktı."


    Öneri Formu
8628 M002922 Müslim, Hac, 123

Bize Ebu Seleme Musa b. İsmail, ona Hammad, ona Abdurrahman b. Kasım, ona babası (Kasım b. Muhammed), ona da Aişe şöyle demiştir: "Biz hac yapmak üzere niyetlenip telbiye getirdik. Nihayet Serif denilen yere geldiğimizde ben hayız oldum. Rasulullah da (sav) ben ağlıyorken yanıma girdi ve 'Neden ağlıyorsun ey Aişe' dedi. Ben de 'Keşke (bu sene) hacca gelmemiş olsaydım' dedim. Allah Rasulü 'Subhanallah, bu, Allah'ın Adem’in kızları hakkında takdir buyurduğu bir şeydir' buyurdu. Sonra 'Sen hac için yapılması gereken bütün ibadetleri yap, şu kadar var ki Beyt’i tavaf etme' buyurdu. Mekke'ye girdiğimiz vakit Rasulullah (sav) 'Beraberinde hediyelik kurbanlık bulunan kimseler hariç, niyetini umre niyetine çevirmek isteyen, onu umre diye niyet etsin' buyurdu. Aişe der ki: Rasulullah (sav), Kurban Bayramı birinci (Nahr) günü hanımları adına sığır kesti. Bathâ gecesi Aişe de hayızdan temizlenince 'ey Allah'ın Rasulü, benim diğer hanım arkadaşlarım bir hac ve bir umre yapmış olarak geri dönecekken, ben sadece bir hac yapmış olarak mı geri döneyim?' dedi. Bunun üzerine Rasulullah (sav), Abdurrahman b. Ebu Bekir'e talimat verdi, o da Aişe'yi alıp Tenim'e kadar götürdü, Aişe de umre yapmak niyetiyle ihrama girdi."


    Öneri Formu
11185 D001782 Ebu Davud, Menasik, 23

Bize Süleyman b. Harb, ona Hammad b. Zeyd; (T) Bize Musa b. İsmail, ona Hammad –yani İbn Seleme- rivayet etti; (T) Bize Musa, ona Vüheyb, ona Hişam b. Urve, ona babası, ona da Aişe'nin şöyle dediğini rivayet etti: "Bizler Rasulullah (sav) ile Zülhicce hilâline (Zülhicce ayının girmesine) yakın yola çıktık. Allah Rasulü Zu'l-Huleyfe'de iken 'hac niyetiyle ihrama girmek isteyen bir kimse, o niyetle telbiye edip ihrama girsin, umre yapmak niyetiyle ihrama girmek isteyen de umre niyetiyle ihrama girsin' [buyurdu. Musa'nın, Vüheyb yoluyla rivayet ettiği hadiste] 'Eğer ben (beraberimde) hediyelik kurbanlık getirmemiş olsaydım, umre yapmak niyetiyle ihrama girecektim' [buyurduğunu zikretti. Yine Musa, Hammad b. Seleme yoluyla hadisi rivayetinde şunları söyledi:] 'Ben hac yapmak niyetiyle telbiye getirip ihrama giriyorum çünkü beraberimde hediyelik kurbanlıklarım var' buyurdu. [Sonra (raviler) ittifakla dediler ki:] (Aişe der ki): 'Ben umre yapmak niyetiyle ihrama girenler arasında idim. Yolun bir kısmında iken ay hali oldum. Ben ağlamakta iken, Rasulullah da (sav) yanıma girdi ve 'neden ağlıyorsun' buyurdu. Ben 'keşke bu sene gelmemiş olsaydım' dedim. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) 'Umre niyetini bırak, saçlarını çöz ve taran' buyurdu. [Musa der ki:] Hz. Peygamber 'Bir de hac niyeti ile ihrama gir', [Süleyman'ın rivayetine göre ise] 'haccederken Müslümanların yaptıkları şeyleri sen de yap' buyurdu. Sader gecesi olunca Rasulullah (sav) Abdurrahman'a verdiği emir üzerine Aişe'yi Tenim'e kadar götürdü. [Musa, rivayetinde şunları da ekledi:] Yapamadığı umresinin yerine, yeni bir umre yapmak niyetiyle ihrama girdi, Beyt'i de tavaf etti. Böylelikle Allah onun umresini de haccı da tamamlamasına imkân verdi." [Hişam der ki: Bunların hiçbirisinden dolayı bir hediyelik (kurbanlık) kesmek gerekmedi.] [Ebu Davud der ki: Musa, Hammad b. Seleme yoluyla hadisi rivayetinde şunları eklemiştir: Aişe (r.anha), Bathâ gecesinde (ay halinden) temizlendi.]


    Öneri Formu
11181 D001778 Ebu Davud, Menasik, 23

Bize Süleyman b. Harb, ona Hammad b. Zeyd; (T) Bize Musa b. İsmail, ona Hammad –yani İbn Seleme- rivayet etti; (T) Bize Musa, ona Vüheyb, ona Hişam b. Urve, ona babası, ona da Aişe'nin şöyle dediğini rivayet etti: "Bizler Rasulullah (sav) ile Zülhicce hilâline (Zülhicce ayının girmesine) yakın yola çıktık. Allah Rasulü Zu'l-Huleyfe'de iken 'hac niyetiyle ihrama girmek isteyen bir kimse, o niyetle telbiye edip ihrama girsin, umre yapmak niyetiyle ihrama girmek isteyen de umre niyetiyle ihrama girsin' [buyurdu. Musa'nın, Vüheyb yoluyla rivayet ettiği hadiste] 'Eğer ben (beraberimde) hediyelik kurbanlık getirmemiş olsaydım, umre yapmak niyetiyle ihrama girecektim' [buyurduğunu zikretti. Yine Musa, Hammad b. Seleme yoluyla hadisi rivayetinde şunları söyledi:] 'Ben hac yapmak niyetiyle telbiye getirip ihrama giriyorum çünkü beraberimde hediyelik kurbanlıklarım var' buyurdu. [Sonra (raviler) ittifakla dediler ki:] (Aişe der ki): 'Ben umre yapmak niyetiyle ihrama girenler arasında idim. Yolun bir kısmında iken ay hali oldum. Ben ağlamakta iken, Rasulullah da (sav) yanıma girdi ve 'neden ağlıyorsun' buyurdu. Ben 'keşke bu sene gelmemiş olsaydım' dedim. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) 'Umre niyetini bırak, saçlarını çöz ve taran' buyurdu. [Musa der ki:] Hz. Peygamber 'Bir de hac niyeti ile ihrama gir', [Süleyman'ın rivayetine göre ise] 'haccederken Müslümanların yaptıkları şeyleri sen de yap' buyurdu. Sader gecesi olunca Rasulullah (sav) Abdurrahman'a verdiği emir üzerine Aişe'yi Tenim'e kadar götürdü. [Musa, rivayetinde şunları da ekledi:] Yapamadığı umresinin yerine, yeni bir umre yapmak niyetiyle ihrama girdi, Beyt'i de tavaf etti. Böylelikle Allah onun umresini de haccı da tamamlamasına imkân verdi." [Hişam der ki: Bunların hiçbirisinden dolayı bir hediyelik (kurbanlık) kesmek gerekmedi.] [Ebu Davud der ki: Musa, Hammad b. Seleme yoluyla hadisi rivayetinde şunları eklemiştir: Aişe (r.anha), Bathâ gecesinde (ay halinden) temizlendi.]


    Öneri Formu
275565 D001778-2 Ebu Davud, Menasik, 23

Bize Süleyman b. Harb, ona Hammad b. Zeyd; (T) Bize Musa b. İsmail, ona Hammad –yani İbn Seleme- rivayet etti; (T) Bize Musa, ona Vüheyb, ona Hişam b. Urve, ona babası, ona da Aişe'nin şöyle dediğini rivayet etti: "Bizler Rasulullah (sav) ile Zülhicce hilâline (Zülhicce ayının girmesine) yakın yola çıktık. Allah Rasulü Zu'l-Huleyfe'de iken 'hac niyetiyle ihrama girmek isteyen bir kimse, o niyetle telbiye edip ihrama girsin, umre yapmak niyetiyle ihrama girmek isteyen de umre niyetiyle ihrama girsin' [buyurdu. Musa'nın, Vüheyb yoluyla rivayet ettiği hadiste] 'Eğer ben (beraberimde) hediyelik kurbanlık getirmemiş olsaydım, umre yapmak niyetiyle ihrama girecektim' [buyurduğunu zikretti. Yine Musa, Hammad b. Seleme yoluyla hadisi rivayetinde şunları söyledi:] 'Ben hac yapmak niyetiyle telbiye getirip ihrama giriyorum çünkü beraberimde hediyelik kurbanlıklarım var' buyurdu. [Sonra (raviler) ittifakla dediler ki:] (Aişe der ki): 'Ben umre yapmak niyetiyle ihrama girenler arasında idim. Yolun bir kısmında iken ay hali oldum. Ben ağlamakta iken, Rasulullah da (sav) yanıma girdi ve 'neden ağlıyorsun' buyurdu. Ben 'keşke bu sene gelmemiş olsaydım' dedim. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) 'Umre niyetini bırak, saçlarını çöz ve taran' buyurdu. [Musa der ki:] Hz. Peygamber 'Bir de hac niyeti ile ihrama gir', [Süleyman'ın rivayetine göre ise] 'haccederken Müslümanların yaptıkları şeyleri sen de yap' buyurdu. Sader gecesi olunca Rasulullah (sav) Abdurrahman'a verdiği emir üzerine Aişe'yi Tenim'e kadar götürdü. [Musa, rivayetinde şunları da ekledi:] Yapamadığı umresinin yerine, yeni bir umre yapmak niyetiyle ihrama girdi, Beyt'i de tavaf etti. Böylelikle Allah onun umresini de haccı da tamamlamasına imkân verdi." [Hişam der ki: Bunların hiçbirisinden dolayı bir hediyelik (kurbanlık) kesmek gerekmedi.] [Ebu Davud der ki: Musa, Hammad b. Seleme yoluyla hadisi rivayetinde şunları eklemiştir: Aişe (r.anha), Bathâ gecesinde (ay halinden) temizlendi.]


    Öneri Formu
275566 D001778-3 Ebu Davud, Menasik, 23