Giriş


    Öneri Formu
3644 M002165 Müslim, Cenaiz, 33

Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Hasan b. Musa, ona Hammad b. Seleme, ona Sabit el-Bünanî, ona da Enes b. Malik şöyle rivayet etmiştir: "Ey iman edenler! Peygamber'in (sav) yanında ondan daha yüksek sesle konuşmayın" ayeti sonuna kadar nazil olduğunda, Sabit b. Kays, evinde oturdu ve ben cehennem ehlindenim! dedi ve (bir müddet) Hz. Peygamber'e (sav) gözükmedi. Hz. Peygamber (sav) Sa'd b. Muaz'a; "Ey Ebu Amr! Sabit'den ne haber? Hasta mı?" diye sordu. Sa'd; o iyidir. Hasta olduğuna dair bir bilgim yok dedi. Daha sonra Sa'd, Sabit'in yanına gelip Rasulullah'ın (sav) kendisini sorduğunu söyledi. Sabit, benim Rasulullah'a (sav) karşı en yüksek sesli konuşan kişi olduğumu biliyorsunuz. Bu ayet de indiğine göre ben, cehennem ehlindenim dedi. Sa'd bu durumu Hz. Peygamber'e anlatınca Rasulullah (sav); "hayır! O, cennetliktir" buyurdu.


    Öneri Formu
873 M000314 Müslim, İman, 187

Bana Amr en-Nâkıd ve Abd b. Humeyd, onlara Yakub b. İbrahim b. Sa'd, ona babası (İbrahim b. Sa'd), ona Salih, ona İbn Şihab, ona Ebu Seleme ve Übeydullah b. Abdullah b. Utbe b. Mesud, ona Ebu Hureyre şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah (sav) Müslümanlardan oluşan büyük bir mecliste "Size Ensar hanelerinin en hayırlısını haber vereyim mi?" buyurdu. Sahabe “Evet ey Allah'ın Rasulü” dediler. Rasululullah (sav) "Abduleşheloğullarıdır" buyurdu. Ashâb “sonra kimdir ey Allah'ın Rasulü?” dediler. Hz. Peygamber (sav) "sonra Neccâroğulları" buyurdu. Ashab “sonra kim ey Allah'ın Rasulü?” dediler. Hz. Peygamber (sav) "sonra Hâris b. Hazrecoğullarıdır" buyurdu. Ashab “sonra kim ey Allah'ın Rasulü?” dediler. Hz. Peygamber (sav) "sonra Saîdeoğullarıdır" buyurdu. Ashab “sonra kim ey Allah'ın Rasulü?” dediler. Hz. Peygamber (sav) "sonra Ensâr'ın her hanesinde hayır vardır" buyurdu. Rasulullah (sav) onların kabilesini söylediği zaman Sa'd b. Ubâde kızıp kalktı ve Rasulullah'ın sözünü kast ederek “biz dördüncü ve sonuncusu muyuz?” dedi. Kabilesinden bazı adamlar kendisine “otur yerine, Rasulullah'ın (sav) kabilenizin adı­nı dört kabile arasında saymasına razı değil misin? adı­nı anmayı terk ettikleri daha çoktur” dediler. Bunun üzerine Sa'd b. Ubâde Rasulullah'ın sözüne karşılık vermeyi bıraktı.


    Öneri Formu
7949 M006427 Müslim, Fadâilu's Sahabe, 180

Bize Humeyd b. Mes’ade ve İsmail b. Mesud, onlara Bişr, ona Humeyd’in şöyle dediğini rivayet etti: Enes’in zikrettiğine göre halası, bir kız çocuğunun ön dişini kırmıştı. Rasulullah (sav) da kısas yapılmasına hükmetti. Kardeşi Enes b. Nadr “falanca kızın ön dişi kırıldı diye mi, hayır seni hak ile gönderene yemin ederim ki filanca kızın da ön dişi kırılmayacaktır” dedi. Daha öncesinde, dişi kırılan o küçük kızın ailesine, ya affetmelerini ya da diyeti kabul etmelerini istemişlerdi. Ancak halasının kardeşi ve Enes’in Uhud’da şehit düşen amcası yemin edince onlar da affetmeye razı oldular. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Şüphesiz Allah’ın kulları arasından, Allah’a yemin ile and verecek olsa, Allah’ın da yeminini doğru çıkartacağı kimseler vardır" buyurdu.


    Öneri Formu
28465 N004760 Nesai, Kasâme, 17-18

Bize Ebu Velîd, ona Şu'be, ona Ebu Teyyâh, ona da Enes (ra) şöyle demiştir: Mekke'nin fethi günü Rasulullah (sav), yeni Müslüman olan Kureyş büyüklerinden her birine (gönüllerini İslam'a ısındırmak için) bolca pay vermişti. Ensâr'dan bazı kimseler bunu görünce, sebebini, ve hikmetini anlamayarak “vallahi bu ne şaşılacak bir iştir. Kılıçlarımız henüz Ku­reyş kanı damlatırken, kazandığımız ganimetlerimiz Kureyş eşrafına geri veriliyor” dediler. Onların bu sözü Peygamber'in kulağına gelince, Peygamber (sav) Ensâr'ı davet etti ve onlara "Sizden bana erişen sözler nedir?" diye bunun mahiyetini sor­du. Ensâr da yalan söylemez olduklarından “Sana ulaşan bu sözleri biz söyledik” dediler. Bunun üzerine Peygamber (sav) "insanlar, ganimetle evlerine dönerken, siz de Allah'ın Rasulü ile evinize dönmeye razı olmaz mısınız? Eğer Ensâr bir dere veya dağ yoluna girse­, muhakkak ki ben de Ensâr'ın dere yoluna yahut dağ yoluna girerdim" buyurdu


    Öneri Formu
34851 B003778 Buhari, Menakıbu'l-Ensar, 1

Bize Humeyd b. Mes’ade ve İsmail b. Mesud, onlara Bişr, ona Humeyd’in şöyle dediğini rivayet etti: Enes’in zikrettiğine göre halası, bir kız çocuğunun ön dişini kırmıştı. Rasulullah (sav) da kısas yapılmasına hükmetti. Kardeşi Enes b. Nadr “falanca kızın ön dişi kırıldı diye mi, hayır seni hak ile gönderene yemin ederim ki filanca kızın da ön dişi kırılmayacaktır” dedi. Daha öncesinde, dişi kırılan o küçük kızın ailesine, ya affetmelerini ya da diyeti kabul etmelerini istemişlerdi. Ancak halasının kardeşi ve Enes’in Uhud’da şehit düşen amcası yemin edince onlar da affetmeye razı oldular. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Şüphesiz Allah’ın kulları arasından, Allah’a yemin ile and verecek olsa, Allah’ın da yeminini doğru çıkartacağı kimseler vardır" buyurdu.


    Öneri Formu
277818 N004760-2 Nesai, Kasâme, 17-18


    Öneri Formu
874 M000315 Müslim, İman, 188


    Öneri Formu
875 M000316 Müslim, İman, 188


    Öneri Formu
4268 M002443 Müslim, Zekat, 137


    Öneri Formu
34633 B004469 Buhari, Megâzî, 87