62 Kayıt Bulundu.
Bize Nuaym, ona İbn Mübarek, ona Humeyd et-Tavîl, ona da Enes b. Malik'in rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Lâ ilâhe illlellâh (Allah'tan başka ilah yoktur) deyinceye kadar insanlarla savaşmakla emrolundum. Bunu söyledikleri, namazımızı kıldıkları, kıblemize yöneldikleri ve hayvanları bizim gibi kestikleri zaman, artık onların canları ve malları bize haram olur, ancak bunların hakları müstesnadır. Hesapları ise Allah'a aittir."
Açıklama: Lâ ilâhe illallâh sözü, devam eden savaşı bitirme gerekçesidir. Maksat herkese zorla da olsa bu sözü söyletmek değildir.
Bize Abdullah b. Yezîd, ona Hayve, ona Ebû Akîl, ona amcasının oğlu, Ukbe b. Âmir rivâyet etti: "O, (Ukbe) Rasûlullah'la (sav) birlikte Tebük gazasına çıkmıştı. Bir gün Hz. Peygamber oturup ashâbı ile konuştu ve şöyle dedi: "Her kim güneş yükseldiği zaman güzelce abdest alır sonra iki rekât namaz kılarsa, hataları bağışlanır, o kadar ki annesinden doğduğu gündeki gibi olur." Ukbe b. Âmir, bunun üzerine ben, "Bu sözü Rasûlullah'tan (sav) işitmekle beni rızıklandıran Allah'a hamdolsun!" dedim, der. Sonra karşımda oturan Ömer b. el-Hattâb bana şöyle dedi: "- Bu söz hoşuna mı gitti? Hz. Peygamber (sav), sen gelmeden önce bundan daha güzel bir şey söyledi." "- Anam babam sana feda olsun, ne söyledi?" diye sordum. Hz. Ömer (ra), Rasûlşullah (sav) şöyle buyurdu, dedi: "Her kim güzelce abdest alır, sonra yüzünü göğe doğru çevirir ve 'Şehâdet ederim ki Allah'tan başka ilâh yoktur, O tektir, eşi-ortağı yoktur. Yine şehâdet ederim ki Muhammed Allah'ın kulu ve rasûlüdür' derse, onun için cennetin sekiz kapısı birden açılır ve hangisinden dilerse oradan cennete girer."
Açıklama: Ebu Akil'in amcasının oğlunun kim olduğunun bilinmemesiden dolayı rivayet zayıftır. Mutabatla sahih li-gayrihi olur.
Bize Ahmed b. Said el-Hemdânî, ona İbn Vehb, ona Muaviye b. Salih, ona Ebu Osman, ona Cübeyr b. Nüfeyr, ona Ukbe b. Amir şöyle demiştir: Biz Rasulullah (sav) ile beraberken kendi işimizi kendimiz görürdük. Develerimizi sırayla güderdik. Bir gün deve gütme sırası bendeydi. Develeri akşam vakti ağıllarına götürdüm. Rasulullah'ın insanlara hitap ederken gördüm ve şunları söylediğini duydum: "Sizden biriniz güzelce abdest alır, sonra kalbi ve yüzüyle yönelerek iki rekât namaz kılarsa Allah, o kişiyi cennetine koyar." Ben, bu ne kadar güzel bir şeydir dedim. Önümde bulunan bir kimse Ey Ukbe! Bundan önceki haber bundan daha güzeldi dedi. Bir de baktım bu kişi Hz. Ömer'di. Ey Ebu Hafs! Bundan önceki neydi? dedim. O da Hz. Peygamber sen gelmeden önce "sizden biriniz güzelce abdest alır, abdestini aldıktan sonra da ben Allah'tan başka ilah olmadığına, ortağı olmayıp tek olduğuna ve Muhammed'in Allah'ın kulu ve Rasulü olduğuna şahitlik ederim derse, o kimseye cennetin sekiz kapısı açılır, istediğinden de girer" buyurdu diye cevap verdi. [Muaviye şöyle dedi: Bu hadisi bana Rabî'a b. Yezid, Ebu İdris vasıtasıyla Ukbe b. Amir'den rivayet etmiştir.]
Bize Mahmud b. Ğaylân, ona Ebu Davud, ona Süfyân, ona Ebu İshak, ona Amr b. Meymûn, ona Muaz b. Cebel'in naklettiğine göre Rasulullah (sav): "Allah'ın kullar üzerindeki hakkı nedir, bilir misin?" dedi. Muaz, 'Allah ve Rasulü daha iyi bilir.' diyerek karşılık verdi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) "Allah'ın kulları üzerindeki hakkı O'na kulluk etmeleri ve hiç bir şeyi O'na ortak koşmamalarıdır" buyurdu. "Bunu yaptıkları zaman kulların Allah üzerindeki hakkı nedir bilir misin?" dedi. O da 'Allah ve Rasulü daha iyi bilir.' diyerek karşılık verdi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) "Onlara azap etmemesidir" buyurdu. Tirmizî bu hadisin hasen-sahih olduğunu belirtmiştir. Bu hadis Muaz b. Cebel'den başka bir tarikten de nakledilmiştir.
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe, ona Zeyd b. el-Hubâb, ona Muâviye b. Sâlih, ona Rabîa b. Yezid, ona Ebû İdris el-Havlânî ve Ebû Osman, onlara Cübeyr b. Nüfeyr b. Mâlik el-Hadramî, ona Ukbe b. Âmir el-Cühenî’nin (ra) rivayet ettiğine göre diyerek benzer bir hadisi nakletmiş, ancak "Her kim abdest alır ve şehâdet ederim ki Allah'tan başka ilâh yoktur. Onun ortağı yoktur. Yine şehâdet ederim ki Muhammed (sav) onun kulu ve elçisidir, derse" ifadesini zikretmiştir.
Bize Amr b. Osman, ona Bakiyye, ona, Müslim-b. Ziyad, ona Enes b. Malik'in söylediğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Her kim sabaha eriştiğinde: Ey Allah'ım! Ben senin sayende sabaha kavuştum. Ben, arşının taşıyıcılarını, melekleri ve tüm mahlukatı şahit kılarım ki, Sen kendisinden başka ilah olmayan, tek olup ortağı bulunmayan Allah'sın. Şüphesiz ki Muhammed (sav) senin kulun ve elçindir derse o günkü günahları affedilir. Şayet bu sözleri akşamleyin söylerse o geceki günahları affedilir."