334 Kayıt Bulundu.
Bize Ebu Numan, ona Ebu Avâne, ona Mansur, ona İbrahim, ona Esved'in naklettiğine göre Aişe (r.anha) şöyle söylemiştir: Nebi (sav) ile birlikte sadece hac etme düşüncesiyle yola çıktık. Kabe'ye gelince Nebi (sav) Beyt'i tavaf etti, Safa ile Merve arasında sa'y yaptı. Ama kurbanlıkla geldiği için ihramdan çıkmadı. Hanımlarından ve ashabından beraberinde kurbanlık bulunan kimseler de tavaf etti ancak yanlarında kurbanlık bulunmayanlar ihramdan çıktı. Bu sırada kendisi (Hz. Aişe) hayız oldu. Biz haccımızın yerine getirmemiz gereken bütün ibadetlerini yerine getirdik. Hasbe (Muhassab gecesi olan) ayırılıp dağılma gecesi olunca Aişe: Ey Allah'ın Rasulü, benden başka bütün ashabın bir hac ve bir umre yapmış olarak geri dönecek, dedi. Allah Rasulü: "Bizim Mekke'ye geldiğimiz gecelerde Beyt'i tavaf etmemiş miydin?" buyurdu. Ben: Hayır dedim. O: "O halde kardeşin ile beraber Tenim'e çık git ve bir umre yapmak üzere ihrama gir. Seninle de şurada buluşalım" buyurdu. Ben de (kardeşim) Abdurrahman ile birlikte Tenim'e çıktım ve bir umre niyetiyle ihrama girdim. Huyey kızı Safiye de ay hali oldu. Nebi (sav): "Akrâ, halkâ (Allah iyiliğini versin), bizi alıkoyacaksın. Kurban bayramının birinci günü tavaf etmemiş miydin?" buyurdu. Safiye etmiştim deyince, Allah Rasulü: "O halde bir sakınca yok, sen de haydi yola çık" buyurdu. Allah Rasulü ile Mekke'ye yukarı doğru çıkarken ben de aşağı doğru inerken karşılaştım yahut ben yukarı doğru çıkarken, o aşağı doğru inerken onunla karşılaştım. Müsedded dedi ki: (Allah Rasulü'nün Aişe'ye: Sen, Mekke'ye geldiğimiz gecelerde Beyt'i tavaf etmemiş miydin sorusuna) 'Hayır dedim', rivayetinde Cerîr de Mansur'dan naklettiği 'hayır' sözünde ona mütabaat etmiştir.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Müsedded b. Müserhed arasında inkita vardır.
Bize Ebu Numan, ona Ebu Avâne, ona Mansur, ona İbrahim, ona Esved'in naklettiğine göre Aişe (r.anha) şöyle söylemiştir: Nebi (sav) ile birlikte sadece hac etme düşüncesiyle yola çıktık. Kabe'ye gelince Nebi (sav) Beyt'i tavaf etti, Safa ile Merve arasında sa'y yaptı. Ama kurbanlıkla geldiği için ihramdan çıkmadı. Hanımlarından ve ashabından beraberinde kurbanlık bulunan kimseler de tavaf etti ancak yanlarında kurbanlık bulunmayanlar ihramdan çıktı. Bu sırada kendisi (Hz. Aişe) hayız oldu. Biz haccımızın yerine getirmemiz gereken bütün ibadetlerini yerine getirdik. Hasbe (Muhassab gecesi olan) ayırılıp dağılma gecesi olunca Aişe: Ey Allah'ın Rasulü, benden başka bütün ashabın bir hac ve bir umre yapmış olarak geri dönecek, dedi. Allah Rasulü: "Bizim Mekke'ye geldiğimiz gecelerde Beyt'i tavaf etmemiş miydin?" buyurdu. Ben: Hayır dedim. O: "O halde kardeşin ile beraber Tenim'e çık git ve bir umre yapmak üzere ihrama gir. Seninle de şurada buluşalım" buyurdu. Ben de (kardeşim) Abdurrahman ile birlikte Tenim'e çıktım ve bir umre niyetiyle ihrama girdim. Huyey kızı Safiye de ay hali oldu. Nebi (sav): "Akrâ, halkâ (Allah iyiliğini versin), bizi alıkoyacaksın. Kurban bayramının birinci günü tavaf etmemiş miydin?" buyurdu. Safiye etmiştim deyince, Allah Rasulü: "O halde bir sakınca yok, sen de haydi yola çık" buyurdu. Allah Rasulü ile Mekke'ye yukarı doğru çıkarken ben de aşağı doğru inerken karşılaştım yahut ben yukarı doğru çıkarken, o aşağı doğru inerken onunla karşılaştım. Müsedded dedi ki: (Allah Rasulü'nün Aişe'ye: Sen, Mekke'ye geldiğimiz gecelerde Beyt'i tavaf etmemiş miydin sorusuna) 'Hayır dedim', rivayetinde Cerîr de Mansur'dan naklettiği 'hayır' sözünde ona mütabaat etmiştir.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Cerir b. Abdülhamid arasında inkita vardır.
Bize Ebu Numan, ona Ebu Avâne, ona Mansur, ona İbrahim, ona Esved'in naklettiğine göre Aişe (r.anha) şöyle söylemiştir: Nebi (sav) ile birlikte sadece hac etme düşüncesiyle yola çıktık. Kabe'ye gelince Nebi (sav) Beyt'i tavaf etti, Safa ile Merve arasında sa'y yaptı. Ama kurbanlıkla geldiği için ihramdan çıkmadı. Hanımlarından ve ashabından beraberinde kurbanlık bulunan kimseler de tavaf etti ancak yanlarında kurbanlık bulunmayanlar ihramdan çıktı. Bu sırada kendisi (Hz. Aişe) hayız oldu. Biz haccımızın yerine getirmemiz gereken bütün ibadetlerini yerine getirdik. Hasbe (Muhassab gecesi olan) ayırılıp dağılma gecesi olunca Aişe: Ey Allah'ın Rasulü, benden başka bütün ashabın bir hac ve bir umre yapmış olarak geri dönecek, dedi. Allah Rasulü: "Bizim Mekke'ye geldiğimiz gecelerde Beyt'i tavaf etmemiş miydin?" buyurdu. Ben: Hayır dedim. O: "O halde kardeşin ile beraber Tenim'e çık git ve bir umre yapmak üzere ihrama gir. Seninle de şurada buluşalım" buyurdu. Ben de (kardeşim) Abdurrahman ile birlikte Tenim'e çıktım ve bir umre niyetiyle ihrama girdim. Huyey kızı Safiye de ay hali oldu. Nebi (sav): "Akrâ, halkâ (Allah iyiliğini versin), bizi alıkoyacaksın. Kurban bayramının birinci günü tavaf etmemiş miydin?" buyurdu. Safiye etmiştim deyince, Allah Rasulü: "O halde bir sakınca yok, sen de haydi yola çık" buyurdu. Allah Rasulü ile Mekke'ye yukarı doğru çıkarken ben de aşağı doğru inerken karşılaştım yahut ben yukarı doğru çıkarken, o aşağı doğru inerken onunla karşılaştım. Müsedded dedi ki: (Allah Rasulü'nün Aişe'ye: Sen, Mekke'ye geldiğimiz gecelerde Beyt'i tavaf etmemiş miydin sorusuna) 'Hayır dedim', rivayetinde Cerîr de Mansur'dan naklettiği 'hayır' sözünde ona mütabaat etmiştir.
Bize Ebu Zeyd Saîd b. Rabî, ona Şube, ona Hakem, ona Zer, ona Vâil b. Muhâne, ona da Abdullah (b. Mesud) şöyle rivayet etmiştir: "Hz. Peygamber (sav) kadınlara 'Sadaka verin. Şüphesiz siz kadınlar, cehennem ahalisinin çoğunluğunu teşkil ediyorsunuz' buyurdu. Kadınlar arasında itibarlı olmayan olmayan biri 'Niçin?' ya da 'Ne sebeple?' veya 'Ne konuda?' diye sordu. [ravi, hangi ifadenin kullanıldığında tereddüt etmiştir.] Rasulullah (sav) da 'çokça la'net eder ve kocalarınıza nankörlük yaparsınız' buyurdu." Abdullah (b. Mesud) der ki: Dini ve aklı noksan olan kişilerden olup da aklı başında erkeklere, işlerinde galip gelebilecek kadınlardan başka hiç kimse yoktur. Bunun üzerine bir adam Abdullah'a “Kadının aklının noksanlığı ne demektir?” diye sordu. Abdullah şöyle cevap verdi: İki kadının şahitliği, bir erkeğin şahitliğine eşit sayılmıştır." Abdullah'a “Kadının dininin noksanlığı ne demektir?” diye sorulunca da şöyle cevap verdi: Kadın, (hayız olduğu zaman) hiçbir namaz kılmadan şu kadar, şu kadar gün ve gece bekler.