68 Kayıt Bulundu.
Bize Ahmed b. Menî, ona Yezid b. Harun, ona Humeyd, ona da Enes'in naklettiğine göre bir gün Rasulullah'ın yanından bir cenaze geçti. İnsanlar da onu hayırla yad ettiler. Bunun üzerine Rasulullah (sav) 'Vacip oldu!' dedi ve şöyle devam etti: "Siz Allah'ın yeryüzündeki şahitlerisiniz." [Tirmizî şöyle dedi: Bu konuya dair Hz. Ömer, Ka'b b. Ucra ve Ebu Hureyre'den de hadis nakledilmiştir. Enes'ten nakledilen bu hadis hasen sahihtir.]
Açıklama: Hz. Peygamber (sav), insanların zihninde hayırla anılmayı sağlayacak bir ömür ve ilişki ağı içerisinde hayat sürülmesini teşvik etmektedir. Bunu yaparken de "siz Allah'ın yeryüzündeki şahitlerisiniz" vurgusuyla ifade etmesi önemlidir. Bu şahitlikte de sorumluluk olduğunu, yani ölü hakkında bile olsa doğruyu söylemek gerektiğini bize öğretmektedir. Zira Allah Teala (cc) gizli açık her şeyi bilmektedir. Dolayısıyla kulun şahadetiyle yetinecek değildir. Ancak yapılan şahitlik, kişi için önemli bir göstergedir.
Bize Harun b. Maruf, Harun b. Said el-Eylî, ve Velid b. Şuca es-Sekûnî, onlara İbn Vehb, ona Ebu Sahr, ona Şerik b. Abdullah b. Ebu Nemir, ona İbn Abbas’ın azatlısı Kureyb, ona da Abdullah b. Abbas şöyle rivayet etmiştir: İbn Abbas'ın Kudeyd ya da Usfan’da bir oğlu vefat etmişti. İbn Abbas “ey Kureyb, bir bak bakalım namazını kılmak üzere ne kadar cemaat toplandı” dedi. (Kureyb) der ki: Dışarı çıktım, insanların onun için toplanmış olduklarını gördüm. Ona haber verince, o “ne dersin, onlar kırk kişi var mı?” dedi. Ben “evet” dedim. İbn Abbas “o zaman (namazını kılmak üzere) onu çıkartın, çünkü ben Rasulullah’ı (sav) şöyle buyururken dinledim” dedi: "Müslüman bir adam ölür de, cenazesini Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmayan kırk adam kılarsa, mutlaka Allah onları onun hakkında şefaatçi kılar." İbn Maruf’un rivayetinde, sened “Şerik b. Ebu Nemir, ona Kureyb, ona da İbn Abbas” şeklindedir.
Bize Ahmed b. Müni', ona Yezid b. Harun, ona Humeyd, ona da Enes b. Malik, rivayet etmiştir: Hz. Peygamber'in (sav) önünden bir cenaze geçti. Sahabiler o kimseyi hayırla andılar; bunun üzerine Rasûlullah (sav): "Vâcib oldu" dedi ve sonra şöyle buyurdu: "Sizler yeryüzünde Allah’ın şâhidlerisiniz." [Tirmîzî: Bu konuda Ömer, Ka’b b. Ucre ve Ebû Hüreyre’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Enes hadisi hasen sahihtir.]
Bize Yezid, ona Hammâd b. Seleme, ona Ali b. Zeyd, ona Yusuf b. Mihrân, ona İbn Abbas şöyle söyledi: Osman b. Maz'ûn vefat ettiğinde karısı 'cennet sana mübarek olsun ey İbn Maz'ûn', dedi. Rasulullah (sav) ona kızgın bakışlarla baktı ve dedi ki: "Onun cennete gittiğini sana kim bildirdi. Allah'a yemin olsun ki ben Allah'ın elçisiyim, bana nasıl muamele edileceğini bilmiyorum." Kadın 'Ey Allah'ın Rasulü! O, senin süvarin ve arkadaşın' dedi. Hz. Peygamber (sav) Osman için böyle söyleyince, bu durum Rasulullah'ın (sav) ashabına zor geldi. Sonra Hz. Peygamber'in (sav) kızı Zeynep vefat etti. Peygamber (sav) "Onu hayırlı selefimiz Osman b. Maz'ûn'un yanına defnedin", buyurdu. Kadınlar üzüntü içinde ağlamaya başladılar Ömer de elindeki kırbaç ile onlara vurdu. Hz. Peygamber (sav) Ömer'in elinden kırbacı aldı ve "Onları bırak ağlasınlar" dedi. Kadınlara da, "Sakın ha! Şeytanı sevindirecek söz ve davranıştan uzak durun" buyurdu. Hz. Peygamber (sav), "Ağlama kalp ve gözden olursa o, Allah'tan ve merhametten kaynaklanır. Ancak el ve dil ile olursa o da şeytandandır" buyurdu.
Bize Harun b. Maruf, Harun b. Said el-Eylî, ve Velid b. Şuca es-Sekûnî, onlara İbn Vehb, ona Ebu Sahr, ona Şerik b. Abdullah b. Ebu Nemir, ona İbn Abbas’ın azatlısı Kureyb, ona da Abdullah b. Abbas şöyle rivayet etmiştir: İbn Abbas'ın Kudeyd ya da Usfan’da bir oğlu vefat etmişti. İbn Abbas “ey Kureyb, bir bak bakalım namazını kılmak üzere ne kadar cemaat toplandı” dedi. (Kureyb) der ki: Dışarı çıktım, insanların onun için toplanmış olduklarını gördüm. Ona haber verince, o “ne dersin, onlar kırk kişi var mı?” dedi. Ben “evet” dedim. İbn Abbas “o zaman (namazını kılmak üzere) onu çıkartın, çünkü ben Rasulullah’ı (sav) şöyle buyururken dinledim” dedi: "Müslüman bir adam ölür de, cenazesini Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmayan kırk adam kılarsa, mutlaka Allah onları onun hakkında şefaatçi kılar." İbn Maruf’un rivayetinde, sened “Şerik b. Ebu Nemir, ona Kureyb, ona da İbn Abbas” şeklindedir.
Bize Harun b. Maruf, Harun b. Said el-Eylî, ve Velid b. Şuca es-Sekûnî, onlara İbn Vehb, ona Ebu Sahr, ona Şerik b. Abdullah b. Ebu Nemir, ona İbn Abbas’ın azatlısı Kureyb, ona da Abdullah b. Abbas şöyle rivayet etmiştir: İbn Abbas'ın Kudeyd ya da Usfan’da bir oğlu vefat etmişti. İbn Abbas “ey Kureyb, bir bak bakalım namazını kılmak üzere ne kadar cemaat toplandı” dedi. (Kureyb) der ki: Dışarı çıktım, insanların onun için toplanmış olduklarını gördüm. Ona haber verince, o “ne dersin, onlar kırk kişi var mı?” dedi. Ben “evet” dedim. İbn Abbas “o zaman (namazını kılmak üzere) onu çıkartın, çünkü ben Rasulullah’ı (sav) şöyle buyururken dinledim” dedi: "Müslüman bir adam ölür de, cenazesini Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmayan kırk adam kılarsa, mutlaka Allah onları onun hakkında şefaatçi kılar." İbn Maruf’un rivayetinde, sened “Şerik b. Ebu Nemir, ona Kureyb, ona da İbn Abbas” şeklindedir.
Açıklama: Kültürümüzde Hadisler projesini ilgilendiren kısım: أَنْتُمْ شُهَدَاءُ اللَّهِ فِى الأَرْضِ