Öneri Formu
Hadis Id, No:
13456, M007045
Hadis:
حَدَّثَنِى أَبُو بَكْرِ بْنُ إِسْحَاقَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ بُكَيْرٍ حَدَّثَنِى الْمُغِيرَةُ - يَعْنِى الْحِزَامِىَّ - عَنْ أَبِى الزِّنَادِ عَنِ الأَعْرَجِ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ « إِنَّهُ لَيَأْتِى الرَّجُلُ الْعَظِيمُ السَّمِينُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ لاَ يَزِنُ عِنْدَ اللَّهِ جَنَاحَ بَعُوضَةٍ اقْرَءُوا ( فَلاَ نُقِيمُ لَهُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَزْنًا ) » .
Tercemesi:
Bana Ebu Bekir b. İshak, ona Yahya b. Bükeyr, ona el-Muğire – yani el-Hizâmî-, ona Ebu’z-Zinâd, ona el-A‘rec, ona da Ebu Hureyre’nin rivayetine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: “Şüphesiz kıyamet gününde iri ve oldukça semiz bir adam gelecek de, Allah nezdinde bir sivrisineğin kanadı kadar ağırlığı olmayacaktır. (Buna delil olmak üzere): “Biz kıyamet gününde onlar için bir tartı (ağırlık) tutmayacağız” (Kehf, 18/105) buyruğunu okuyun.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıfâtu'l-münâfikîn ve ahkâmuhüm 7045, /1148
Senetler:
()
Konular:
Münafık, Nifak / Münafık
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13520, M007092
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى عَنْ مَعْمَرٍ عَنِ الزُّهْرِىِّ عَنْ سَعِيدٍ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « مَثَلُ الْمُؤْمِنِ كَمَثَلِ الزَّرْعِ لاَ تَزَالُ الرِّيحُ تُمِيلُهُ وَلاَ يَزَالُ الْمُؤْمِنُ يُصِيبُهُ الْبَلاَءُ وَمَثَلُ الْمُنَافِقِ كَمَثَلِ شَجَرَةِ الأَرْزِ لاَ تَهْتَزُّ حَتَّى تَسْتَحْصِدَ » .
Tercemesi:
Bize Ebu Bekr b. Ebu Şeybe, ona Abdüla‘lâ, ona Ma‘mer, ona ez-Zührî, ona Saîd, ona da Ebu Hureyre’nin şöyle dediğini rivayet etti: Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: “Müminin misali ekin gibidir, rüzgâr onu sallar durur. Mümine belâ ardı arkasına gelmeye devam eder. Münafığın misali ise Erz (Şam taraflarında yetişen iri bir çam ağacı çeşidi) ağacı gibidir, dibinden kesilmedikçe sallanmaz.”
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıfâtu'l-münâfikîn ve ahkâmuhüm 7092, /1156
Senetler:
()
Konular:
Hitabet, Mesel, anlatım sırasında
Münafık, Nifak / Münafık
Müslüman, Mü'min-Kafir farkı, ölüm ve hayata bakışta
Müslüman, vasıfları
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13523, M007095
Hadis:
حَدَّثَنِى زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ السَّرِىِّ وَعَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِىٍّ قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ عَنْ سَعْدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ كَعْبِ بْنِ مَالِكٍ عَنْ أَبِيهِ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « مَثَلُ الْمُؤْمِنِ كَمَثَلِ الْخَامَةِ مِنَ الزَّرْعِ تُفِيئُهَا الرِّيَاحُ تَصْرَعُهَا مَرَّةً وَتَعْدِلُهَا حَتَّى يَأْتِيَهُ أَجَلُهُ وَمَثَلُ الْمُنَافِقِ مَثَلُ الأَرْزَةِ الْمُجْذِيَةِ الَّتِى لاَ يُصِيبُهَا شَىْءٌ حَتَّى يَكُونَ انْجِعَافُهَا مَرَّةً وَاحِدَةً » .
Tercemesi:
Bana Züheyr b. Harb, ona Bişr b. es-Serrî ve Abdurrahman b. Mehdî, onlara Süfyan, ona Sa‘d b. İbrahim, ona Abdurrahman b. Ka‘b b. Mâlik, ona da babasının şöyle dediğini rivayet etti: Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: Müminin misali bir demet ekin gibidir, rüzgârlar onu sağa sola eğer, kimi zaman onu yere yıkar, bazen de düzgün tutar, ta ki eceli gelinceye kadar. Münafığın misali ise kendisine hiçbir şey isabet etmeyen, dimdik duran bir Erz (Şam taraflarında yetişen büyük bir çam) ağacı gibidir, sonunda bu ağacın kökten mahvolması bir defada olur.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıfâtu'l-münâfikîn ve ahkâmuhüm 7095, /1156
Senetler:
()
Konular:
Hitabet, Mesel, anlatım sırasında
Münafık, Nifak / Münafık
Müslüman, Mü'min-Kafir farkı, ölüm ve hayata bakışta
Müslüman, vasıfları
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13524, M007096
Hadis:
وَحَدَّثَنِيهِ مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ وَمَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ قَالاَ حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ السَّرِىِّ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ عَنْ سَعْدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ كَعْبِ بْنِ مَالِكٍ عَنْ أَبِيهِ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم غَيْرَ أَنَّ مَحْمُودًا قَالَ فِى رِوَايَتِهِ عَنْ بِشْرٍ « وَمَثَلُ الْكَافِرِ كَمَثَلِ الأَرْزَةِ » . وَأَمَّا ابْنُ حَاتِمٍ فَقَالَ « مَثَلُ الْمُنَافِقِ » . كَمَا قَالَ زُهَيْرٌ [ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « مَثَلُ الْمُؤْمِنِ كَمَثَلِ الْخَامَةِ مِنَ الزَّرْعِ تُفِيئُهَا الرِّيَاحُ تَصْرَعُهَا مَرَّةً وَتَعْدِلُهَا حَتَّى يَأْتِيَهُ أَجَلُهُ وَمَثَلُ الْمُنَافِقِ مَثَلُ الأَرْزَةِ الْمُجْذِيَةِ الَّتِى لاَ يُصِيبُهَا شَىْءٌ حَتَّى يَكُونَ انْجِعَافُهَا مَرَّةً وَاحِدَةً »].
Tercemesi:
Bu hadisi bana Muhammed b. Hâtim ve Mahmud b. Gaylân da rivayet etmiştir, onlara Bişr b. es-Serrî, ona Süfyan, ona Sa‘d b. İbrahim, ona Abdullah b. Ka‘b b. Malik, ona da babası, o, Nebi’den (sav) rivayet etmiş olmakla birlikte Mahmud, Bişr’in kendisine naklettiği rivayette: “Kâfirin misali bir Erz ağacı gibidir” demiştir. İbn Hâtim ise rivayetinde: -Züheyr’in dediği gibi- münafığın misali demiştir. [Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: “Müminin misali rüzgârların (bir o yana bir bu yana) eğdiği bir demet ekin gibidir. Bir sefer onu yere doğru eğerken, bir diğerinde onu doğrultur, ta ki eceli gelinceye kadar. Münafığın misali ise kendisine bir şey isabet etmeyen, dimdik ayakta duran Erze ağacı gibidir, nihayetinde de o, birden (kökten) sökülür gider.”
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıfâtu'l-münâfikîn ve ahkâmuhüm 7096, /1156
Senetler:
()
Konular:
Münafık, Nifak / Münafık
Müslüman, Mü'min-Kafir farkı, ölüm ve hayata bakışta
Öneri Formu
Hadis Id, No:
27984, B007178
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ حَدَّثَنَا عَاصِمُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ زَيْدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ عَنْ أَبِيهِ قَالَ أُنَاسٌ لاِبْنِ عُمَرَ إِنَّا نَدْخُلُ عَلَى سُلْطَانِنَا فَنَقُولُ لَهُمْ خِلاَفَ مَا نَتَكَلَّمُ إِذَا خَرَجْنَا مِنْ عِنْدِهِمْ قَالَ كُنَّا نَعُدُّهَا نِفَاقًا .
Tercemesi:
Bize Ebu Nuaym, ona Âsım b. Muhammed b. Zeyd b. Abdullah b. Ömer, ona da babasının şöyle dediğini rivayet etti: Bazı kimseler İbn Ömer’e: Bizler sultanımızın huzuruna giriyoruz da onların yüzüne, yanlarından çıktığımız zaman konuştuklarımızdan farklı sözler söylüyoruz, dedi. İbn Ömer: Biz böylesini münafıklık sayıyorduk, dedi.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Ahkâm 27, 2/706
Senetler:
()
Konular:
Münafık, Nifak / Münafık
Öneri Formu
Hadis Id, No:
29833, B003494
Hadis:
« وَتَجِدُونَ شَرَّ النَّاسِ ذَا الْوَجْهَيْنِ ، الَّذِى يَأْتِى هَؤُلاَءِ بِوَجْهٍ ، وَيَأْتِى هَؤُلاَءِ بِوَجْهٍ » .
Tercemesi:
“İnsanların en kötülerinin, birilerine bir yüzünü, öbürlerine bir diğer yüzünü gösteren ikiyüzlü kimseler olduklarını görürsünüz.”
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Menâkıb 1, 1/905
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebu Zür'a b. Amr el-Beceli (Herim b. Amr b. Cerir b. Abdullah)
3. Umare b. Ka'ka' ed-Dabbî (Umare b. Ka'ka' b. Şübrüme)
4. Ebu Abdullah Cerir b. Abdulhamid ed-Dabbî (Cerir b. Abdülhamid b. Cerir b. Kurt b. Hilal b. Ekyes)
5. İshak b. Râhûye el-Mervezî (İshak b. İbrahim b. Mahled)
Konular:
Münafık, Münafığın Alametleri
Münafık, Nifak / Münafık
حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ هِلاَلٍ الْبَصْرِىُّ حَدَّثَنَا جَعْفَرُ بْنُ سُلَيْمَانَ عَنْ سَعِيدٍ الْجُرَيْرِىِّ ح قَالَ وَحَدَّثَنَا هَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الْبَزَّازُ حَدَّثَنَا سَيَّارٌ حَدَّثَنَا جَعْفَرُ بْنُ سُلَيْمَانَ عَنْ سَعِيدٍ الْجُرَيْرِىِّ الْمَعْنَى وَاحِدٌ عَنْ أَبِى عُثْمَانَ النَّهْدِىِّ عَنْ حَنْظَلَةَ الأُسَيْدِىِّ وَكَانَ مِنْ كُتَّابِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ مَرَّ بِأَبِى بَكْرٍ وَهُوَ يَبْكِى فَقَالَ مَا لَكَ يَا حَنْظَلَةُ ؟ قَالَ: نَافَقَ حَنْظَلَةُ يَا أَبَا بَكْرٍ نَكُونُ عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُذَكِّرُنَا بِالنَّارِ وَالْجَنَّةِ كَأَنَّا رَأْىَ عَيْنٍ فَإِذَا رَجَعْنَا إِلَى الأَزْوَاجِ وَالضَّيْعَةِ نَسِينَا كَثِيرًا . قَالَ: فَوَاللَّهِ إِنَّا لَكَذَلِكَ انْطَلِقْ بِنَا إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . فَانْطَلَقْنَا فَلَمَّا رَآهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ: « مَا لَكَ يَا حَنْظَلَةُ » . قَالَ: نَافَقَ حَنْظَلَةُ يَا رَسُولَ اللَّهِ نَكُونُ عِنْدَكَ تُذَكِّرُنَا بِالنَّارِ وَالْجَنَّةِ كَأَنَّا رَأْىَ عَيْنٍ فَإِذَا رَجَعْنَا عَافَسْنَا الأَزْوَاجَ وَالضَّيْعَةَ وَنَسِينَا كَثِيرًا . قَالَ : فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم : « لَوْ تَدُومُونَ عَلَى الْحَالِ الَّذِى تَقُومُونَ بِهَا مِنْ عِنْدِى لَصَافَحَتْكُمُ الْمَلاَئِكَةُ فِى مَجَالِسِكُمْ وَفِى طُرُقِكُمْ وَعَلَى فُرُشِكُمْ وَلَكِنْ يَا حَنْظَلَةُ سَاعَةً وَسَاعَةً وَسَاعَةً » . قَالَ أَبُو عِيسَى : هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
14412, T002514
Hadis:
حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ هِلاَلٍ الْبَصْرِىُّ حَدَّثَنَا جَعْفَرُ بْنُ سُلَيْمَانَ عَنْ سَعِيدٍ الْجُرَيْرِىِّ ح قَالَ وَحَدَّثَنَا هَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الْبَزَّازُ حَدَّثَنَا سَيَّارٌ حَدَّثَنَا جَعْفَرُ بْنُ سُلَيْمَانَ عَنْ سَعِيدٍ الْجُرَيْرِىِّ الْمَعْنَى وَاحِدٌ عَنْ أَبِى عُثْمَانَ النَّهْدِىِّ عَنْ حَنْظَلَةَ الأُسَيْدِىِّ وَكَانَ مِنْ كُتَّابِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ مَرَّ بِأَبِى بَكْرٍ وَهُوَ يَبْكِى فَقَالَ مَا لَكَ يَا حَنْظَلَةُ ؟ قَالَ: نَافَقَ حَنْظَلَةُ يَا أَبَا بَكْرٍ نَكُونُ عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُذَكِّرُنَا بِالنَّارِ وَالْجَنَّةِ كَأَنَّا رَأْىَ عَيْنٍ فَإِذَا رَجَعْنَا إِلَى الأَزْوَاجِ وَالضَّيْعَةِ نَسِينَا كَثِيرًا . قَالَ: فَوَاللَّهِ إِنَّا لَكَذَلِكَ انْطَلِقْ بِنَا إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . فَانْطَلَقْنَا فَلَمَّا رَآهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ: « مَا لَكَ يَا حَنْظَلَةُ » . قَالَ: نَافَقَ حَنْظَلَةُ يَا رَسُولَ اللَّهِ نَكُونُ عِنْدَكَ تُذَكِّرُنَا بِالنَّارِ وَالْجَنَّةِ كَأَنَّا رَأْىَ عَيْنٍ فَإِذَا رَجَعْنَا عَافَسْنَا الأَزْوَاجَ وَالضَّيْعَةَ وَنَسِينَا كَثِيرًا . قَالَ : فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم : « لَوْ تَدُومُونَ عَلَى الْحَالِ الَّذِى تَقُومُونَ بِهَا مِنْ عِنْدِى لَصَافَحَتْكُمُ الْمَلاَئِكَةُ فِى مَجَالِسِكُمْ وَفِى طُرُقِكُمْ وَعَلَى فُرُشِكُمْ وَلَكِنْ يَا حَنْظَلَةُ سَاعَةً وَسَاعَةً وَسَاعَةً » . قَالَ أَبُو عِيسَى : هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ .
Tercemesi:
Bize Bişr b. Hilâl el-Basrî, ona Cafer b. Süleyman, ona Saîd el-Cureyrî rivayet etti; (T) Yine Bize Hârun b. Abdullah el-Bezzâr, ona Seyyâr, ona Cafer b. Süleyman, ona Saîd el-Cureyrî –mana bir olmak üzere-, ona Ebu Osman en-Nehdî, ona Hanzala el-Useydî’nin –ki Nebi’nin (sav) vahiy kâtiplerindendi- rivayetine göre ağlamakta iken, Ebu Bekir yanından geçmişti. Neyin var? Ey Hanzala, deyince, Hanzala: Ey Ebu Bekir, Hanzala münafık oldu. Biz Rasulullah’ın (sav) yanında iken bize cehennemi ve cenneti gözle görürcesine hatırlatır. Fakat çoluk çocuğumuzun yanına, işlerimizin başına dönünce de pek çok şeyi unutuveriyoruz, dedi. (Ebu Bekir) dedi ki: Vallahi, biz de böyleyiz, haydi seninle Rasulullah’ın (sav) yanına gidelim, dedi. Biz de yanına gittik. Rasulullah (sav) onu görünce: “Neyin var ey Hanzala!” buyurdu. O: Ey Allah’ın Rasulü, Hanzala münafık oldu. Biz senin yanında iken bize cehennemi ve cenneti gözümüzle görürcesine hatırlatıyorsun ama geri dönüp de çoluk çocuğa karışıp, işlerimizle uğraşmaya başlayınca birçok şeyi unutuyoruz, dedi. (Hanzala) dedi ki: Bunun üzerine Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: “Benim yanımdan ayrıldığınız zamanki haliniz üzere devam ederseniz, meclislerinizde otururken, yollarınızda yürürken ve döşekleriniz üzerinde yatarken şüphesiz melekler sizinle tokalaşırlardı. Fakat ey Hanzala, bir an öyle, bir an böyle, bir an öbür türlü olur.”
Ebu İsa dedi ki: Bu, hasen sahih bir hadistir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Tirmizî, Sünen-i Tirmizî, Sıfatü'l-Kıyâme 59, 4/666
Senetler:
()
Konular:
Kulluk, hassasiyetin zayıflaması
Münafık, Nifak / Münafık
Müslüman, münafıktan farkı
Öneri Formu
Hadis Id, No:
21902, T003717
Hadis:
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ حَدَّثَنَا جَعْفَرُ بْنُ سُلَيْمَانَ عَنْ أَبِى هَارُونَ عَنْ أَبِى سَعِيدٍ الْخُدْرِىِّ قَالَ إِنَّا كُنَّا لَنَعْرِفُ الْمُنَافِقِينَ نَحْنُ مَعْشَرَ الأَنْصَارِ بِبُغْضِهِمْ عَلِىَّ بْنَ أَبِى طَالِبٍ . قَالَ هَذَا حَدِيثٌ غَرِيبٌ إِنَّمَا نَعْرِفُهُ مِنْ حَدِيثِ أَبِى هَارُونَ . وَقَدْ تَكَلَّمَ شُعْبَةُ فِى أَبِى هَارُونَ . وَقَدْ رُوِىَ هَذَا عَنِ الأَعْمَشِ عَنْ أَبِى صَالِحٍ عَنْ أَبِى سَعِيدٍ . حَدَّثَنَا وَاصِلُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ فُضَيْلٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ أَبِى النَّصْرِ عَنِ الْمُسَاوِرِ الْحِمْيَرِىِّ عَنْ أُمِّهِ قَالَتْ دَخَلْتُ عَلَى أُمِّ سَلَمَةَ فَسَمِعْتُهَا تَقُولُ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ « لاَ يُحِبُّ عَلِيًّا مُنَافِقٌ وَلاَ يَبْغَضُهُ مُؤْمِنٌ » . قَالَ وَفِى الْبَابِ عَنْ عَلِىٍّ . وَهَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ مِنْ هَذَا الْوَجْهِ . وَعَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ هُوَ أَبُو نَصْرٍ الْوَرَّاقُ وَرَوَى عَنْهُ سُفْيَانُ الثَّوْرِىُّ .
Tercemesi:
Bize Kuteybe, ona Cafer b. Süleyman, ona Ebu Hârun, ona da Ebu Saîd el-Hudrî’nin şöyle dediğini rivayet etti: Biz Ensar topluluğu olarak, münafıkları Ali b. Ebu Talib’e besledikleri nefretleriyle tanırdık.
(Tirmizi) dedi ki: Bu, garip bir hadistir. Biz bunu ancak Ebu Hârun’un rivayet ettiği bir hadis olarak biliyoruz. Şu‘be ise Ebu Hârun hakkında (tenkit edici mahiyette) sözler söylemiştir. Aynı zamanda bu A‘meş’e Ebu Salih, ona da Ebu Saîd’in rivayeti olarak da rivayet edilmiştir: Bize Vâsıl b. Abdüla‘lâ, ona Muhammed b. Fudayl, ona Abdullah b. Abdurrahman Ebu Nasr, ona el-Müsâvir el-Himyerî, ona annesinin şöyle dediğini rivayet etti: Ümm Seleme’nin yanına girmiştim, onu şöyle derken dinledim: Rasulullah (sav) şöyle derdi: “Münafık bir kimse Ali’yi sevmez, mümin bir kimse de Ali’ye buğz etmez.”
(Tirmizi) dedi ki: Bu hususta Ali’den gelmiş rivayet de vardır. Bu hadis bu yoldan hasen gariptir. Abdullah b. Abdurrahman ise Ebu Nasr er-Verrâk’ın kendisidir. Ondan Süfyan es-Sevrî rivayet almıştır.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Tirmizî, Sünen-i Tirmizî, Menâkıb 20, 5/635
Senetler:
1. Ebu Said el-Hudrî (Sa'd b. Malik b. Sinan b. Sa'lebe b. Ebcer)
Konular:
Hz. Peygamber, hanımları, Hz. Aişe
Münafık, Nifak / Münafık
Öneri Formu
Hadis Id, No:
31020, B003178
Hadis:
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ حَدَّثَنَا جَرِيرٌ عَنِ الأَعْمَشِ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُرَّةَ عَنْ مَسْرُوقٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو - رضى الله عنهما - قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « أَرْبَعُ خِلاَلٍ مَنْ كُنَّ فِيهِ كَانَ مُنَافِقًا خَالِصًا مَنْ إِذَا حَدَّثَ كَذَبَ ، وَإِذَا وَعَدَ أَخْلَفَ ، وَإِذَا عَاهَدَ غَدَرَ وَإِذَا خَاصَمَ فَجَرَ ، وَمَنْ كَانَتْ فِيهِ خَصْلَةٌ مِنْهُنَّ كَانَتْ فِيهِ خَصْلَةٌ مِنَ النِّفَاقِ حَتَّى يَدَعَهَا » .
Tercemesi:
Bize Kuteybe b. Saîd, ona Cerir, ona el-A‘meş, ona Abdullah b. Murre, ona Mesrûk, ona da Abdullah b. Amr’ın (r.anhumâ) şöyle dediğini rivayet etti: Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: “Şu dört haslet her kimde bulunursa katıksız bir münafık olur: Konuştuğu zaman yalan söyleyen, söz verdiği zaman sözünde durmayan, ahitleştiği zaman ahdini bozan, davalaştığı zaman da haktan ayrılan kimse. Kimde bunlardan birisi bulunursa onu bırakıncaya kadar onda münafıklıktan bir haslet bulunur.”
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Cizye ve'l-Muvâdea 17, 1/833
Senetler:
1. Ebu Muhammed Abdullah b. Amr es-Sehmî (Abdullah b. Amr b. Âs b. Vail b. Haşim)
2. Ebu Aişe Mesruk b. Ecda' (Mesruk b. Ecda' b. Malik b. Ümeyye b. Abdullah)
3. Abdullah b. Mürre el-Hemdanî (Abdullah b. Mürre)
4. Ebu Muhammed Süleyman b. Mihran el-A'meş (Süleyman b. Mihran)
5. Ebu Abdullah Cerir b. Abdulhamid ed-Dabbî (Cerir b. Abdülhamid b. Cerir b. Kurt b. Hilal b. Ekyes)
6. Ebu Recâ Kuteybe b. Said es-Sekafi (Kuteybe b. Said b. Cemil b. Tarif)
Konular:
Münafık, Nifak / Münafık
Münafık, yaptıkları şeyler (Resulullah zamanında)
Öneri Formu
Hadis Id, No:
282084, M000211-2
Hadis:
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ وَقُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ - وَاللَّفْظُ لِيَحْيَى - قَالاَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ جَعْفَرٍ قَالَ أَخْبَرَنِى أَبُو سُهَيْلٍ نَافِعُ بْنُ مَالِكِ بْنِ أَبِى عَامِرٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ « آيَةُ الْمُنَافِقِ ثَلاَثٌ إِذَا حَدَّثَ كَذَبَ وَإِذَا وَعَدَ أَخْلَفَ وَإِذَا ائْتُمِنَ خَانَ » .
Tercemesi:
Bize Yahya b. Eyyûb ve Kuteybe b. Saîd, -Lafız Yahya'ya aittir-, ona İsmail b. Cafer, ona Ebû Süheyl Nâfi b. Mâlik b. Ebû Âmir, ona babası, ona Ebû Hüreyre (ra) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Münafıkın alameti üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, söz verdiği zaman sözünü tutmaz, kendisine emanet bırakıldığında ihanet eder."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, İmân 211, /53
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Malik b. Ebu Amir el-Asbahî (Malik b. Amir b. Haris b. Gaymân)
3. Ebu Süheyl Nafi' b. Malik et-Teymî (Nafi' b. Malik b. Amr b. Haris)
4. Ebu İshak İsmail b. Cafer el-Ensarî (İsmail b. Cafer b. Ebu Kesir)
5. Ebu Zekeriyya Yahya b. Eyyüb el-Mekabirî (Yahya b. Eyyüb)
Konular:
İman, imanın amelle ilişkisi
Münafık, Nifak / Münafık
Yalan, yalancılık