524 Kayıt Bulundu.
Bize Yahya b. Yahya, Amr en-Nakıd ve Züheyr b. Harb, onlara İbn Uyeyne, -Yahya b. Yahya, (hocası Süfyân b. Uyeyne ile rivayet ilişkisini ifade etmek için) 'Ahberenâ Süfyan b. Uyeyne (Bize Süfyân b. Uyeyne haber verdi)' demiştir - ona ez-Zührî, ona da Salim, babasının (Abdullah b. Ömer) (ra) şöyle dediğini rivayet etmiştir: Nebi'ye (sav) ihramlı kimsenin ne giyeceği soruldu. O da (sav) bu soruya cevap olarak: "İhramlı kimse gömlek giyemez, sarık saramaz, bornoz, şalvar, vers (alaçehre çiçeği, Yemen safranı) ve safran ile boyanmış elbise ve mest de giyemez. Ancak nalın (terlik, ayakkabı) bulamayacak olursaظ (mestleri) topuklarının altında kalacak şekilde (konçlarını) kessin." buyurdu.
Bize Yahya b. Yahya, Amr en-Nakıd ve Züheyr b. Harb, onlara İbn Uyeyne, -Yahya b. Yahya, (hocası Süfyân b. Uyeyne ile rivayet ilişkisini ifade etmek için) 'Ahberenâ Süfyan b. Uyeyne (Bize Süfyân b. Uyeyne haber verdi)' demiştir - ona ez-Zührî, ona da Salim, babasının (Abdullah b. Ömer) (ra) şöyle dediğini rivayet etmiştir: Nebi'ye (sav) ihramlı kimsenin ne giyeceği soruldu. O da (sav) bu soruya cevap olarak: "ihramlı kimse gömlek giyemez, sarık saramaz, bornoz, şalvar, vers (alaçehre çiçeği, Yemen safranı) ve safran ile boyanmış elbise ve mest de giyemez. Ancak nalın (terlik, ayakkabı) bulamayacak olursa, (mestleri) topuklarının altında kalacak şekilde (konçlarını) kessin." buyurdu.
Bize Abdullah b. Muhammed, ona Süfyân, ona Salih b. Keysân, ona Ebu Katâde'nin azatlısı Ebu Muhammed Nâfi, ona da Ebu Katâde (ra) şöyle söylemiştir: Nebi (sav) ile birlikte Medine'den üç merhale uzaklıktaki el-Kâhe denilen yerdeydik; (T); Yine Bize Ali b. Abdullah, ona Süfyân, ona Salih b. Keysân, ona Ebu Muhammed, ona da Ebu Katâde (ra) şöyle söylemiştir: Biz Nebi (sav) ile birlikte el-Kâhe denilen mevkideydik. Kimimiz ihramlı, kimimiz değildi. Arkadaşlarımın bir şeye baktıklarını görünce ben de baktım ve bir yaban eşeği gördüm. -Ebu Katâde kamçısının düştüğünü kast etti- Arkadaşları ona 'biz hiç bir şekilde (kamçıyı alman konusunda) sana yardım edemeyiz çünkü biz ihramlıyız, dediler. (Ebu Katâde) dedi ki: Bunun üzerine kamçıya uzanarak onu elime aldım. Sonra bir kum tepeciğinin arkasından eşeğin yanına yaklaştım ve onu yaralayıp arkadaşlarıma getirdim. Kimisi 'Yiyin' dedi, kimisi de 'Yemeyin' dedi. Ben de bizden ileride bulunan Nebi'ye (sav) gittim ve ona sordum. Hz. Peygamber (sav), "Onu yiyebilirsiniz, helaldir." buyurdu. Amr bize dedi ki 'Siz Salih'e (İbn Keysân'a) gidin ona bu hususu da, başka konuları da sorun. Çünkü o, (Medine'den) buraya (yani Mekke'ye) yanımıza geldi' dedi.
Bize Abdullah b. Muhammed, ona Süfyân, ona Salih b. Keysân, ona Ebu Katâde'nin azatlısı Ebu Muhammed Nâfi, ona da Ebu Katâde (ra) şöyle söylemiştir: Nebi (sav) ile birlikte Medine'den üç merhale uzaklıktaki el-Kâhe denilen yerdeydik; (T); Yine Bize Ali b. Abdullah, ona Süfyân, ona Salih b. Keysân, ona Ebu Muhammed, ona da Ebu Katâde (ra) şöyle söylemiştir: Biz Nebi (sav) ile birlikte el-Kâhe denilen mevkideydik. Kimimiz ihramlı, kimimiz değildi. Arkadaşlarımın bir şeye baktıklarını görünce ben de baktım ve bir yaban eşeği gördüm. -Ebu Katâde kamçısının düştüğünü kast etti- Arkadaşları ona 'biz hiç bir şekilde (kamçıyı alman konusunda) sana yardım edemeyiz çünkü biz ihramlıyız, dediler. (Ebu Katâde) dedi ki: Bunun üzerine kamçıya uzanarak onu elime aldım. Sonra bir kum tepeciğinin arkasından eşeğin yanına yaklaştım ve onu yaralayıp arkadaşlarıma getirdim. Kimisi 'Yiyin' dedi, kimisi de 'Yemeyin' dedi. Ben de bizden ileride bulunan Nebi'ye (sav) gittim ve ona sordum. Hz. Peygamber (sav), "Onu yiyebilirsiniz, helaldir." buyurdu. Amr bize dedi ki 'Siz Salih'e (İbn Keysân'a) gidin ona bu hususu da, başka konuları da sorun. Çünkü o, (Medine'den) buraya (yani Mekke'ye) yanımıza geldi' dedi.