68 Kayıt Bulundu.
Bize Kuteybe b. Said, ona Yahya b. Süleym, ona İsmail b. Kesir, ona da Asım b. Lakît b. Sabira, babası Lakît b. Sabira'nın şöyle dediğini nakletti: Ben Müntefik oğullarının Rasulullah'a (sav) giden elçileri, ya da Müntefik oğulları heyeti içerisinde idim. Ravi (Lakît sözlerine devam ederek) hadisi (tamamıyla) nakletti. Sonra da (şöyle) dedi: Peygamber (sav) kelimesini (sin'in esresiyle) "lâ tahsibenne" diye telafuz etti, velâ tahsebenne diye telaffuz etmedi.
Açıklama: İlgili hadis, Âl-i İmrân Suresi’nde yer alan “لَا تَحْسَبَنَّ ٱلَّذِينَ يَفْرَحُونَ بِمَآ أَتَوا۟ وَّيُحِبُّونَ أَن يُحْمَدُوا۟ بِمَا لَمْ يَفْعَلُوا۟ فَلَا تَحْسَبَنَّهُم بِمَفَازَةٍ مِّنَ ٱلْعَذَابِ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ” (Ettiklerine sevinen ve yapmadıkları şeylerle övünmeyi seven kimselerin, sakın azaptan kurtulacaklarını sanma. Onlar için elem dolu bir azap vardır. Âl-i İmrân, 3/188) ayetinin okunuşuyla ilgili olup, bu ayetteki “تَحْسَبَنَّ” kelimesindeki sin harfinin (سِ) esre ile okunması kastedilmiştir.
Bize Ebu Hureyre Muhammed b. Firâs el-Basrî, ona Ebu Kuteybe Selm b. Kuteybe, ona Ebu Avvâm İmrân el-Kattân, ona Katâde, ona Mutarrif b. Abdullah b. Şıhhîr, ona da babası (Abdullah b. Şıhhîr) Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "İnsanoğlunun durumu çevresini, doksan dokuz musibetin kuşatmış olduğu bir adama benzer. Adam bunları atlatmış bile olsa ihtiyarlık gelip onu bulur." [Tirmizî dedi ki: Bu hadis hasen sahih garibtir.]
Bize Yahya b. Kaze'a (el-Kuraşî), ona Malik (b. Enes el-Esbahî), ona Ebû Hazim (Seleme b. Dînar), ona da Sehl b. Sa'd (es-Sâidî) (ra) şunu rivayet etti: Hz. Peygamber'e (sav) bir içecek getirildi. Hz. Peygamber (sav) ondan biraz içti. Bu esnada sağında bir delikanlı, solunda da yaşlılar vardı. Delikanlıya, "Bana müsaade edersen (içeceğin kalanını) onlara veriririm" dedi. Delikanlı, Sizden gelen nasibim konusunda hiç kimseyi kendime tercih edemem, ya Rasulallah! diye karşılık verdi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) içeceği hemen delikanlının eline bırakıverdi.
Bize Kuteybe b. Said (es-Sekafî), ona Malik (b. Enes el-Esbahî), ona Ebu Hazim (Seleme b. Dînar), ona da Sehl b. Sa'd (es-Sâidî) (ra) şunu rivayet etmiştir: Hz. Peygamber'e (sav) bir içecek getirildi. Hz. Peygamber (sav) ondan biraz içti. Bu esnada sağında bir delikanlı, solunda da yaşlılar vardı. Delikanlıya, "(İçeceğin kalanını) onlara vermem için bana müsaade eder misin?" dedi. Delikanlı, Hayır. Vallahi, sizden gelen nasibim konusunda hiç kimseyi kendime tercih etmem! diye karşılık verdi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) içeceği hemen delikanlının eline bırakıverdi.
Bize Musa b. İsmail, ona Harun b. Musa, ona Abdullah el-A'ver, ona Şuayb, ona da Enes b. Malik (ra) şöyle demiştir: Rasulullah (sav) şöyle dua ederdi: "Cimrilikten, tembellikten, aşırı ihtiyarlıktan, kabir azabından, deccalın fitnesinden, hayat ve ölüm fitnelerinden sana sığınırım (Allah'ım)."