128 Kayıt Bulundu.
Bize Abdürrezzak, ona Ma'mer, ona Zeyd b. Eslem, ona bir adam, ona da Ebu Said, Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Yol üzerinde oturmaktan sakının!" Ma'mer şöyle demiş olabilir: “Ana yollarda (oturmaktan sakının)!”. Bunun üzerine ashâb-ı kiramdan bazıları şöyle dediler: “Ey Allah'ın Rasulü, oturup konuşmayı nasıl bırakalım?”. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav): “Öyleyse oturmanın hakkını verin.” buyurdu. Onlar “Yolun hakkı nedir?” diye sordular. Hz. Peygamber (sav): “Selamı alın, gözlerinizi (haram bakışlardan) sakının, yol soranlara yol gösterin, iyiliği emredin ve kötülükten sakındırın.”
Açıklama: Sahih hadistir. Ebu Said'den nakleden râvînin ibhamından dolayı zayıftır.
Bize Süveyd b. Said, ona Hafs b. Meysere, ona Zeyd b. Eslem, ona Ata b. Ebu Yesar, ona da Ebu Said el-Hudrî, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etti: "Sakın yol kenarlarında oturmayın." Sahabeler; ey Allah’ın Rasulü! Konuşmak için buralarda oturmamız gerekiyor dediler. Hz. Peygamber (sav); "eğer illa oturacaksanız, yolun hakkını verin" buyurdu. Ashap; yolun hakkı nedir diye sordular. Hz. Peygamber (sav); "özü haramdan sakınmak, yoldan geçenlere rahatsızlık vermemek, selamı almak, iyiliği emredip kötülükten alıkoymaktır" buyurdu.
Mümin erkeklerle mümin kadınlar da birbirlerinin velileridir. Onlar iyiliği emreder, kötülükten alıkorlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler, Allah ve Resûlüne itaat ederler. İşte onlara Allah rahmet edecektir. Şüphesiz Allah azîzdir, hikmet sahibidir.
Bize Yahya b. Yahya, ona Abdülaziz b. Muhammed el-Medenî; (T) Bize Muhammed b. Râfi', ona İbn Ebu Füdeyk, ona Hişam b. Sa'd, onlara Zeyd b. Eslem, oda Ata b. Yesar, ona da Ebu Said el-Hudrî'nin rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav); "yol kenarlarında oturmaktan sakınınız" buyurdu. Bunun üzerine ashab; biz yol kenarlarında sohbet ediyoruz, bunu yapmadan duramayız diye karşılık verdiler. Hz. Peygamber de "o zaman yolun hakkını verin" buyurdu. Sahabiler; yolun hakkı nedir diye sorduklarında da; "gelip geçenlerden gözleri korumak, onlara eziyet vermemek, verdikleri selamı almak, iyiliği emredip kötülüklerden de sakındırmaktır" buyurdu.
Nitekim kendi içinizden size âyetlerimizi okuyan, sizi kötülüklerden arındıran, size Kitab'ı ve hikmeti talim edip bilmediklerinizi size öğreten bir Resûl gönderdik.
Onlar, yanlarındaki Tevrat’ta ve İncil’de yazılı buldukları Resûle, o ümmî peygambere uyan kimselerdir. O, onlara iyiliği emreder, onları kötülükten alıkoyar. Onlara iyi ve temiz şeyleri helâl, kötü ve pis şeyleri haram kılar. Üzerlerindeki ağır yükleri ve zincirleri kaldırır. Ona iman edenler, ona saygı gösterenler, ona yardım edenler ve ona indirilen nura (Kur’an’a) uyanlar var ya, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.