Ancak bundan sonra tevbe edip ıslah olanlar müstesnadır. Allah çok bağışlayıcı ve merhametlidir.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
56067, KK24/5
Hadis:
إِلَّا الَّذِينَ تَابُوا مِن بَعْدِ ذَلِكَ وَأَصْلَحُوا فَإِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
Tercemesi:
Ancak bundan sonra tevbe edip ıslah olanlar müstesnadır. Allah çok bağışlayıcı ve merhametlidir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Kur'an, Kur'an-ı Kerim, Nur 24/5, /
Senetler:
()
Konular:
Allah İnancı, bağışlaması, affediciliği
İftira, Yargı, Kazf, iftiranın haddi
Tevbe, önemi ve tevbeye teşvik
Yargı, Şahitliği kabul edilmeyenler
Zina, zina isnadı / kazf
عبد الرزاق عن ابن جريج قال : أخبرني رزيق صاحب أيلة أنه كتب إلى عمر بن عبد العزيز في رجل افترى على ابنه ، فكتب بحد الاب إلا أن يعفو عنه ابنه.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
83246, MA013812
Hadis:
عبد الرزاق عن ابن جريج قال : أخبرني رزيق صاحب أيلة أنه كتب إلى عمر بن عبد العزيز في رجل افترى على ابنه ، فكتب بحد الاب إلا أن يعفو عنه ابنه.
Tercemesi:
(Bize) Abdürrezzak, ona İbn Cüreyc ona da Eyle'nin efendisi Ruzeyk, oğluna iftira atan bir adam hakkında Ömer b. Abdülaziz'e mektup yazdığını rivayet etti. Ömer b. Abdülaziz de babanın hadd cezası oğlunu bağışlamasıdır şeklinde hüküm verdi.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Abdürrezzak b. Hemmam, Musannef, Talak 13812, 7/441
Senetler:
0. Maktu' (Maktu')
1. Ebu Hafs Ömer b. Abdulaziz el-Ümevî (Ömer b. Abdulaziz b. Mervan b. Hakem b. Ebu As)
2. Ebu Hukeym Rüzeyk b. Hukeym el-Eylî (Rüzeyk b. Hukeym)
3. Ebu Velid İbn Cüreyc el-Mekkî (Abdülmelik b. Abdülaziz b. Cüreyc)
Konular:
Affetmek, suçluların affedilmesi
İftira, Yargı, Kazf, iftiranın haddi
Kültürel Hayat, yazışmalar, sahabelerin vs.
Tarihsel şahsiyetler, Ömer b. Abdülaziz
Yargı, Hadleri uygulamadaki durum
Zina, zina isnadı / kazf
عبد الرزاق عن معمر عن الزهري عن سالم عن ابن عمر أن عمر كان يحد في التعريض بالفاحشة.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
82920, MA013703
Hadis:
عبد الرزاق عن معمر عن الزهري عن سالم عن ابن عمر أن عمر كان يحد في التعريض بالفاحشة.
Tercemesi:
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Abdürrezzak b. Hemmam, Musannef, Talak 13703, 7/421
Senetler:
1. Ebu Hafs Ömer b. Hattab el-Adevî (Ömer b. Hattab b. Nüfeyl b. Abdüluzza)
2. İbn Ömer Abdullah b. Ömer el-Adevî (Abdullah b. Ömer b. Hattab)
3. Ebu Ömer Salim b. Abdullah el-Adevî (Salim b. Abdullah b. Ömer b. Hattab)
4. Ebu Bekir Muhammed b. Şihab ez-Zührî (Muhammed b. Müslim b. Ubeydullah b. Abdullah b. Şihab)
5. Ebu Urve Mamer b. Raşid el-Ezdî (Mamer b. Râşid)
Konular:
İftira, Yargı, Kazf, iftiranın haddi
Yargı, Hadleri uygulamadaki durum
Zina, zina isnadı / kazf
Öneri Formu
Hadis Id, No:
14974, M003755
Hadis:
حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ وَعُثْمَانُ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ - وَاللَّفْظُ لِزُهَيْرٍ - قَالَ إِسْحَاقُ أَخْبَرَنَا وَقَالَ الآخَرَانِ حَدَّثَنَا جَرِيرٌ عَنِ الأَعْمَشِ عَنْ إِبْرَاهِيمَ عَنْ عَلْقَمَةَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ قَالَ إِنَّا لَيْلَةَ الْجُمُعَةِ فِى الْمَسْجِدِ إِذْ جَاءَ رَجُلٌ مِنَ الأَنْصَارِ فَقَالَ لَوْ أَنَّ رَجُلاً وَجَدَ مَعَ امْرَأَتِهِ رَجُلاً فَتَكَلَّمَ جَلَدْتُمُوهُ أَوْ قَتَلَ قَتَلْتُمُوهُ وَإِنْ سَكَتَ سَكَتَ عَلَى غَيْظٍ وَاللَّهِ لأَسْأَلَنَّ عَنْهُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم. فَلَمَّا كَانَ مِنَ الْغَدِ أَتَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَسَأَلَهُ فَقَالَ لَوْ أَنَّ رَجُلاً وَجَدَ مَعَ امْرَأَتِهِ رَجُلاً فَتَكَلَّمَ جَلَدْتُمُوهُ أَوْ قَتَلَ قَتَلْتُمُوهُ أَوْ سَكَتَ سَكَتَ عَلَى غَيْظٍ. فَقَالَ
"اللَّهُمَّ افْتَحْ." وَجَعَلَ يَدْعُو فَنَزَلَتْ آيَةُ اللِّعَانِ "(وَالَّذِينَ يَرْمُونَ أَزْوَاجَهُمْ وَلَمْ يَكُنْ لَهُمْ شُهَدَاءُ إِلاَّ أَنْفُسُهُمْ)" هَذِهِ الآيَاتُ فَابْتُلِىَ بِهِ ذَلِكَ الرَّجُلُ مِنْ بَيْنِ النَّاسِ فَجَاءَ هُوَ وَامْرَأَتُهُ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَتَلاَعَنَا فَشَهِدَ الرَّجُلُ أَرْبَعَ شَهَادَاتٍ بِاللَّهِ إِنَّهُ لَمِنَ الصَّادِقِينَ ثُمَّ لَعَنَ الْخَامِسَةَ أَنَّ لَعْنَةَ اللَّهِ عَلَيْهِ إِنْ كَانَ مِنَ الْكَاذِبِينَ فَذَهَبَتْ لِتَلْعَنَ فَقَالَ لَهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"مَهْ." فَأَبَتْ فَلَعَنَتْ فَلَمَّا أَدْبَرَا قَالَ
"لَعَلَّهَا أَنْ تَجِىءَ بِهِ أَسْوَدَ جَعْدًا." فَجَاءَتْ بِهِ أَسْوَدَ جَعْدًا.
Tercemesi:
Bize Züheyr b. Harb, Osman b. Ebu Şeybe ve İshak b. İbrahim, onlara Cerir, ona A'meş, ona İbrahim, ona Alkame, ona da Abdullah şöyle rivayet etti: Bir cuma gecesi mesciddeydik. Ansızın ensardan bir adam çıkageldi ve şayet bir adam karığının yanında birini bulur da lâf söylerse ona dayak vurur; öldürürse siz de kendisini (kısâsen) öldürür müsünüz? Yoksa susarsa pür gazab mı susar? Vallahi ben bunu mutlaka Rasulullah'a (sav) soracağım dedi. Ertesi gün Rasulullah (sav) gelerek sordu ve şayet bir adam karısının yanında birini bulur da lâf söylerse ona dayak vurur; öldürürse siz de kendisini (kısasen) öldürür müsünüz yoksa susarsa pür gazap mı susar dedi. Rasulullah (sav); "Allah'ım, beyan buyur" dedi. (Böylece) dua etmeğe başladı. Nihayet liân âyeti (yani); "kadınlarına iftira atıp da kendilerinden başka sahicileri olmayanlar..." ayetleri indi. Müteakiben halk arasmda bu iş o adamın başına geldi de hem kendisi hem karısı Rasulullah (sav) gelerek lanetleştiler. (Evvelâ) erkek; kendinin hakikaten doğru söyleyenlerden olduğuna Allah'a dört defa şehadette bulundu. Sonra beşincide; eğer yalancılardansa Allah'ın laneti kendi üzerine olması lanetini yaptı. Arkasından kadın liân yapmağa kalktı. Rasulullah (sav) ona; "vaz geç" buyurdu. Fakat kadın razı olmadı ve liân yaptı. Onlar dönüp gittikten sonra Peygamber (sav); "umulur ki bu kadın kara, cılız bir çocuk doğurur" buyurdu. Müteakiben kadın kara, cılız bir çocuk doğurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Liân 3755, /617
Senetler:
()
Konular:
Boşanma, Liân-mülâane
İftira, Yargı, Kazf, iftiranın haddi
Yargı, Kısas
Öneri Formu
Hadis Id, No:
33257, D004475
Hadis:
حَدَّثَنَا النُّفَيْلِىُّ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلَمَةَ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِسْحَاقَ بِهَذَا الْحَدِيثِ لَمْ يَذْكُرْ عَائِشَةَ قَالَ
"فَأَمَرَ بِرَجُلَيْنِ وَامْرَأَةٍ مِمَّنْ تَكَلَّمَ بِالْفَاحِشَةِ حَسَّانَ بْنِ ثَابِتٍ وَمِسْطَحِ بْنِ أُثَاثَةَ."
[قَالَ النُّفَيْلِىُّ وَيَقُولُونَ الْمَرْأَةُ حَمْنَةُ بِنْتُ جَحْشٍ.]
Tercemesi:
Bize Nüfeyl, ona Muhammed b. Seleme, ona Muhammed b. İshak'tan rivayet etti. Muhammed b. İshak, Aişe'yi (r.anha) zikretmeden şöyle dedi:
"Rasulullah (sav) iki adam ve bir kadına kazf haddi uygulanmasını emretti. Hassan b. Sabit ve Mistah b. Üsase o kötü sözleri (dedikoduyu) konuşanlardandırlar."
[Nüfeyl: O kadının da Hamne bt. Cahş olduğunu söylüyorlar dedi.]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Hudûd 35, /1021
Senetler:
1. Ümmü Abdullah Aişe bt. Ebu Bekir es-Sıddîk (Aişe bt. Abdullah b. Osman b. Âmir)
2. Amre bt. Abdurrahman el-Ensâriyye (Amre bt. Abdurrahman b. Sa'd b. Zürâre)
3. Abdullah b. Ebu Bekir el-Ensari (Abdullah b. Ebu Bekir b. Muhammed b. Amr b. Hazm)
4. İbn İshak el-Kuraşî (Muhammed b. İshak b. Yesar b. Hıyar)
5. Ebu Abdullah Muhammed b. Seleme el-Bahili (Muhammed b. Seleme b. Abdullah)
6. Ebu Cafer Abdullah b. Muhammed el-Kudâ'î (Abdullah b. Muhammed b. Ali b. Nüfeyl)
Konular:
İftira, Yargı, Kazf, iftiranın haddi
حَدَّثَنَا عَمْرُو بن أَبِي الطَّاهِرِ، ثنا يَحْيَى بن بُكَيْرٍ، ثنا ابْنُ لَهِيعَةَ، عَنْ عَطَاءِ بن دِينَارٍ، عَنْ سَعِيدِ بن جُبَيْرٍ، "إِنَّ الَّذِينَ"، يَعْنِي: مَنْ قَذَفَ عَائِشَةَ، "يُحِبُّونَ أَنْ تَشِيعَ الْفَاحِشَةُ"، يَعْنِي أَنْ يَفْشُوَ وَيَظْهَرَ الزِّنَا، "في الذين آمنوا" يعني صفوان وعائشة، "لهم عذاب أليم"، يعني وجيع، "في الدنيا والآخرة"، فكان عذاب عبد الله بن أبي في الدنيا الحد، وفي الآخرة عذاب النار، "والله يعلم وأنتم لا تَعْلَمُونَ".
Öneri Formu
Hadis Id, No:
179502, MK19735
Hadis:
حَدَّثَنَا عَمْرُو بن أَبِي الطَّاهِرِ، ثنا يَحْيَى بن بُكَيْرٍ، ثنا ابْنُ لَهِيعَةَ، عَنْ عَطَاءِ بن دِينَارٍ، عَنْ سَعِيدِ بن جُبَيْرٍ، "إِنَّ الَّذِينَ"، يَعْنِي: مَنْ قَذَفَ عَائِشَةَ، "يُحِبُّونَ أَنْ تَشِيعَ الْفَاحِشَةُ"، يَعْنِي أَنْ يَفْشُوَ وَيَظْهَرَ الزِّنَا، "في الذين آمنوا" يعني صفوان وعائشة، "لهم عذاب أليم"، يعني وجيع، "في الدنيا والآخرة"، فكان عذاب عبد الله بن أبي في الدنيا الحد، وفي الآخرة عذاب النار، "والله يعلم وأنتم لا تَعْلَمُونَ".
Tercemesi:
Bize Amr b. Ebu’t-Tahir anlattı. Dedi ki: Bize Yahya b. Bukeyr anlattı. Dedi ki: Bize İbn Lehi’a anlattı. O Ata b. Dinar’dan, o da Said b. Cübeyr’den şöyle rivayet etti: “O kimseler”, yani “Aişe’ye zina isnadında bulunanlar”, “hayâsızlığın yayılmasını arzu edenler”, yani “zinanın yayılmasını ve ortaya çıkmasını”, “İnananlar arasında”, yani “Safvan ve Aişe”, “Onlar için elem verici bir azap vardır”, yani “acıtan”, “dünya ve ahirette”, yani “Abdullah b. Übey’in cezası dünyada had vurulması, ahirette de ateş azabı idi”. “Allah bilir, siz bilmezsiniz.” (Nur, 24/19).
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
, ,
Senetler:
0. Maktu' (Maktu')
1. Ebu Abdullah Said b. Cübeyr el-Esedî (Said b. Cübeyr)
Konular:
İftira, Yargı, Kazf, iftiranın haddi
Kıyanmet alametleri, zinanın normalleşmesi
Zina, zina isnadı / kazf