144 Kayıt Bulundu.
Bize Musa b. İsmail, ona Hammad (b. Seleme), ona Süheyl b. Ebu Salih es-Semmân, ona Abdullah b. Dinar, ona Ebû Salih (es-Semmân), ona da Ebu Hureyre (ra), Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etti: "İman yetmiş küsur şubedir. Bunların en faziletlisi Allah'tan başka ilah yoktur, demektir. En aşağısı da (atılmış bir) kemiği (ya da bir engeli) yoldan kaldırmaktır. Haya da imandan bir şubedir."
Açıklama: İmanın şubeleri şeklindeki beyanlar, imanın belirgin bir şekilde görünür olmasına yapılan vurgudur. Mesela kelime-i tevhit imanın varlığını gösteren en açık delildir; dolayısıyla en faziletlisi olmaktadır. Kemik, diken ya da taş gibi yoldan geçenleri rahatsız eden bir engelin yoldan kaldırılması, mümin duyarlılığını gösterir. Haya yani utanma duygusu / edeb, hakların, kuralların ve örfün öngördüğü şekilde kişinin davranışlarının kontrollü olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda, altmış- yetmiş küsür şube ifadesi, kesretten kinaye olarak görülmektedir. Dolayısıyla şubelerin toplamının, imanı oluşturduğu söylenememekte, ancak bu eylem ve olguların her biri imanın tezahürü olarak görülmektedir.
Bana Abd b. Humeyd, ona Ravh b. Ubâde, ona Avf, ona Hasan, Muhammed ve Hilâs, onlara da Ebu Hureyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Mûsâ çok hayâlı, sıkı örtünen bir kimse idi. Kendisi hayâlı olmak istediği için derisinden hiçbir şey görülmezdi. Bu hâlinden dolayı İsrailoğullarından bir kısım kimseler, sözleriyle ona eziyet edip 'Mûsâ cildindeki bir kusurdan dolayı bu kadar sıkı örtünmektedir. Onda ya baras denilen deri hastalığı, yahut (erkeklik organında) yumurtalarının şişmesi, ya da başka bir hastalık var' dediler. Allah da onların Mûsâ için söyledikleri kusurların olmadığını ortaya çıkarmak istedi. Mûsâ bir gün yalnız başına yıkanmak için soyundu, elbiselerini bir taş üzerine koydu, sonra yıkandı. Yıkanması bitince elbiselerini almaya yöneldi. Bu sırada taş, elbiselerle yuvarlanıp gitti. Mûsâ da asasını alıp 'ey taş, elbisem, ey taş, elbisem' diyerek taşın peşinden koşmaya başladı ve İsrâîloğullarından bir topluluğun yanına kadar vardı. Onlar da Mûsâ'yı çıplak olarak ve Allah'ın yarattığı en güzel surette gördüler. Böylece Allah Musa'yı onların ithamlarından korumuş oldu." Ebu Hureyre der ki:Taş orada durdu, Mûsâ elbisesini alıp giydi, ardından asasıyla taşı dövmeye başladı. Vallahi o taşta Musa'nın vurma izinden üç yahut dört ya da beş darp izi kalmıştır. İşte bu olay, Yüce Allah'ın şu buyruğunda ifade edilmiştir: "Ey iman edenler, siz de Musa'yı incitenler gibi olmayın. Nihayet Allah onu dedikleri şeyden temize çıkardı. O, Allah nazarında itibarlı bir kimse idi." (Ahzâb, 69). Tirmizî der ki: Bu hadis hasen sahihtir. Bir çok tarikle Ebu Hüreyre’den rivayet edilmiştir. Bu konuda Enes'in de Hz. Peygamber'den (sav) rivâyeti vardır.
Bize Ebu Küreyb, ona Abde b. Süleyman, Abdurrahim ve Muhammed b. Bişr, onlara Muhammed b. Amr, ona Ebu Seleme, ona da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Haya imandandır ve iman da cennettedir. Kötü söz eziyettir ve eziyet de cehennemdedir." [Ebu İsa şöyle demiştir: Bu konuda İbn Ömer'den, Ebu Bekre'den, Ebu Ümâme'den ve İmrân b. Husayn'dan nakilde bulunulmuştur. Bu, hasen-sahih bir hadistir.]
Bize Muhammed b. Abdullah b. Mübarek, ona Ebu Âmir, ona Süleyman –İbn Bilal- ona Abdullah b. Dinar, ona Ebu Salih, ona da Ebu Hureyre’nin naklettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "İman yetmiş küsür şubedir. Haya/utanma duygusu da imandan bir şubedir."
Bize Ahmed b. Süleyman, ona Ebu Davud, ona Süfyan, ve bize Ebu Nuaym, ona Süfyan, ona Süheyl, Abdullah b. Dinar, ona Ebu Salih, ona da Ebu Hureyre’nin naklettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "İman yetmiş küsür şubedir. Bunlardan en üstünü 'لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ /Allah’tan başka ilah yoktur' sözüdür. En alt derecesi ise eziyet veren bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Haya/utanma da imandan bir şubedir."
Bize Ahmed b. Süleyman, ona Ebu Davud, ona Süfyan, ve bize Ebu Nuaym, ona Süfyan, ona Süheyl, Abdullah b. Dinar, ona Ebu Salih, ona da Ebu Hureyre’nin naklettiğine göre Rasulullah (s.a) şöyle buyurmuştur: "İman yetmiş küsür şubedir. Bunlardan en üstünü 'لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ /Allah’tan başka ilah yoktur' sözünü söylemektir. En alt derecesi ise eziyet veren bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Haya/utanma da imandan bir şubedir."
Bize Ebu Küreyb, ona Abde b. Süleyman, Abdurrahim ve Muhammed b. Bişr, onlara Muhammed b. Amr, ona Ebu Seleme, ona da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Haya imandandır ve iman da cennettedir. Kötü söz eziyettir ve eziyet de cehennemdedir." Ebu İsa şöyle demiştir: Bu konuda İbn Ömer'den, Ebu Bekre'den, Ebu Ümâme'den ve İmrân b. Husayn'dan nakilde bulunulmuştur. Bu, hasen-sahih bir hadistir.
Bize Ebu Küreyb, ona Abde b. Süleyman, Abdurrahim ve Muhammed b. Bişr, onlara Muhammed b. Amr, ona Ebu Seleme, ona da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Haya imandandır ve iman da cennettedir. Kötü söz eziyettir ve eziyet de cehennemdedir." Ebu İsa şöyle demiştir: Bu konuda İbn Ömer'den, Ebu Bekre'den, Ebu Ümâme'den ve İmrân b. Husayn'dan nakilde bulunulmuştur. Bu, hasen-sahih bir hadistir.