30 Kayıt Bulundu.
Bize Bişr b. Muhammed, ona Abdullah, ona Yunus, ona Zührî, ona Sâlim b. Abdullah, ona da İbn Ömer'İn (r.anhuma) rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Hepiniz çobansınız" Leys'in ek olarak verdiği (isnad bilgisine göre) Yunus şöyle demiştir: Ben Vâdi'l-Kurâ'da İbn Şihâb'ın yanındayken, Eyle Valisi Ruzeyk b. Hukeym, İbn Şihâb'a bir mektup yazarak "cuma namazını kıldırtayım mı?" diye sordu. O sırada Ruzeyk'in, valilik yaptığı yerde Sudanlı ve başka yerlerden işçiler vardı. İbn Şihâb, Ruzeyk'a cuma namazı kıldırmasını emreden bir mektup yazdı ve ona, Sâlim'in Abdullah b. Ömer'den, onun da Hz. Peygamber'den (sav) rivayet ettiği şu hadisi aktardı: "Hepiniz çobansınız ve elinizin altındaki kişilerden sorumlusunuz. Devlet adamı da bir çobandır, halkından sorumludur, erkek, ailesinin çobanıdır ve ailesinden sorumludur, kadın, kocasının evinde bir çobandır ve ailesinden sorumludur, Hizmetçi, efendisinin parasının çobanıdır ve onun tasarrufundan sorumludur" Ravi der ki: Zannediyorum Hz. Peygamber şunu da söyledi. "Evlat, babasının parasının çobanıdır ve yaptığı harcamadan sorumludur. Hepiniz çobansınız ve hepiniz yaptığınız çobanlıktan hesaba çekileceksiniz."
Bize Zekeriya b. Yahya, ona, Abdüla'lâ b. Hammâd, ona, Bişr b. Sirrî, ona Abdullah b. Mübarek, ona Ma'mer (T); Ahmed b. Ali b. Saîd, ona Yahya b. Maîn, ona Hişâm b. Yusuf ve Abdurrezzak, ona Ma'mer, ona Zührî, ona Salim, ona da babası (Abdullah b. Ömer) şöyle rivayet etmiştir: Hz. Peygamber (sav), Halid b. Velid'i Cezîme Oğulları üzerine gönderdi, Halid onları İslâm'a davet etti. Fakat onlar "eslemnâ (biz İslâm'a girdik)" diyemediler, bunun yerine "saba'nâ (Şirkten vazgeçtik)" demeğe başladılar. Bunun üzerine Halid, bunlardan bir kısmını öldürmeye, bir kısmını da esir almaya başladı ve her bir kişiye de kendi esirini verdi. Ertesi gün olunca Halid, bizden herkesin kendi esirini öldürmesini emretti. İbn Ömer der ki: Ben "vallahi ne ben ne de herhangi bir kimse esirini öldürmeyecek" dedim. Bişr der ki: (İbn Ömer "arkadaşlarımdan hiçbirisi de esirini öldürmeyecektir" dedi. Râvî der ki: Hz. Peygamber'in (sav) huzuruna geldik ve Halid'in yaptığı kendisine anlatıldı. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) elini kaldırdı ve "Allah'ım, ben, Halid'in yaptığı bu işten uzak olduğumu sana arz ederim." dedi. Zekeriya rivayetinde der ki: Bişr'in rivayetinde -olay kendisine anlatılınca, Hz. Peygamber (sav) "Allah'ım, ben, Halid'in yaptığı bu işten uzak olduğumu sana arz ederim." ifadesini iki defa söyledi.
Bir de öyle bir fitneden sakının ki o, içinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz (umuma sirayet ve hepsini perişan eder). Biliniz ki, Allah'ın azabı şiddetlidir.
Bize Kuteybe, ona Leys, ona Nâfi'i, ona da İbn Ömer, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Dikkat edin! Hepiniz yöneticisiniz! Hepiniz sorumlu olduklarınızdan mesulsunüz. Emir, sorumluluğundakilerin yöneticisidir ve onlardan mesuldür. Aile reisi, ev halkının yöneticisidir ve onlardan mesuldür. Kadın, kocasının evinin yöneticisidir ve ondan mesuldür. Köle, efendisinin malının yöneticisidir ve ondan mesuldür. Dikkat edin! Hepiniz yöneticisiniz ve hepiniz sorumluluğunuzdakilerden mesulsünüz." [Ebu İsa şöyle demiştir: Bu konuda Ebu Hureyre, Enes ve Ebu Musa'dan da hadis rivayet edilmiştir. Ebu Musa ve Enes hadisleri mahfuz değildir. İbn Ömer hadisi ise hasen-sahih bir hadistir. Bu hadisi İbrahim b. Beşşâr er-Ramâdî, ona Süfyân b. Uyeyne, ona Büreyd b. Abdullah b. Ebu Bürde, ona Ebu Bürde, ona da Ebu Musa, Hz. Peygamber'den (sav) rivayet etmiştir. Bana bu hadisi böylece İbn Beşşâr nakledip "Pek çok râvi Süfyân'dan, o Büreyd'den, o da İbn Bürde vasıtasıyla Nebî'den mürsel olarak aktarmıştır" dedi. Bu rivayet daha sahihtir. Muhammed, "İshak b. İbrahim, Muâz b. Hişâm'dan, o babasından, o Katâde'den, o da Enes'ten, Hz. Peygamber'in (sav), 'Allah, sorumluluğundaki herkesin hakkını yöneticiden soracaktır' buyurduğunu rivayet etti" demiştir. Muhammed'in, "Bu, mahfuz değildir. Sahih olan, Muâz b. Hişâm vasıtasıyla babasından, ona Katâde'den, ona da Hasan kanalıyla Hz. Peygamber'den (sav) rivayet edilen mürsel hadistir" dediğini işittim.]
Bize Bişr b. Muhammed, ona Abdullah, ona Yunus, ona Zührî, ona Sâlim b. Abdullah, ona da İbn Ömer'İn (r.anhuma) rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Hepiniz çobansınız" Leys'in ek olarak verdiği (isnad bilgisine göre) Yunus şöyle demiştir: Ben Vâdi'l-Kurâ'da İbn Şihâb'ın yanındayken, Eyle Valisi Ruzeyk b. Hukeym, İbn Şihâb'a bir mektup yazarak "cuma namazını kıldırtayım mı?" diye sordu. O sırada Ruzeyk'in, valilik yaptığı yerde Sudanlı ve başka yerlerden işçiler vardı. İbn Şihâb, Ruzeyk'a cuma namazı kıldırmasını emreden bir mektup yazdı ve ona, Sâlim'in Abdullah b. Ömer'den, onun da Hz. Peygamber'den (sav) rivayet ettiği şu hadisi aktardı: "Hepiniz çobansınız ve elinizin altındaki kişilerden sorumlusunuz. Devlet adamı da bir çobandır, halkından sorumludur, erkek, ailesinin çobanıdır ve ailesinden sorumludur, kadın, kocasının evinde bir çobandır ve ailesinden sorumludur, Hizmetçi, efendisinin parasının çobanıdır ve onun tasarrufundan sorumludur" Ravi der ki: Zannediyorum Hz. Peygamber şunu da söyledi. "Evlat, babasının parasının çobanıdır ve yaptığı harcamadan sorumludur. Hepiniz çobansınız ve hepiniz yaptığınız çobanlıktan hesaba çekileceksiniz."
Bize Zekeriya b. Yahya, ona, Abdüla'lâ b. Hammâd, ona, Bişr b. Sirrî, ona Abdullah b. Mübarek, ona Ma'mer (T); Ahmed b. Ali b. Saîd, ona Yahya b. Maîn, ona Hişâm b. Yusuf ve Abdurrezzak, ona Ma'mer, ona Zührî, ona Salim, ona da babası (Abdullah b. Ömer) şöyle rivayet etmiştir: Hz. Peygamber (sav), Halid b. Velid'i Cezîme Oğulları üzerine gönderdi, Halid onları İslâm'a davet etti. Fakat onlar "eslemnâ (biz İslâm'a girdik)" diyemediler, bunun yerine "saba'nâ (Şirkten vazgeçtik)" demeğe başladılar. Bunun üzerine Halid, bunlardan bir kısmını öldürmeye, bir kısmını da esir almaya başladı ve her bir kişiye de kendi esirini verdi. Ertesi gün olunca Halid, bizden herkesin kendi esirini öldürmesini emretti. İbn Ömer der ki: Ben "vallahi ne ben ne de herhangi bir kimse esirini öldürmeyecek" dedim. Bişr der ki: (İbn Ömer "arkadaşlarımdan hiçbirisi de esirini öldürmeyecektir" dedi. Râvî der ki: Hz. Peygamber'in (sav) huzuruna geldik ve Halid'in yaptığı kendisine anlatıldı. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) elini kaldırdı ve "Allah'ım, ben, Halid'in yaptığı bu işten uzak olduğumu sana arz ederim." dedi. Zekeriya rivayetinde der ki: Bişr'in rivayetinde -olay kendisine anlatılınca, Hz. Peygamber (sav) "Allah'ım, ben, Halid'in yaptığı bu işten uzak olduğumu sana arz ederim." ifadesini iki defa söyledi.
Bize Zekeriya b. Yahya, ona, Abdüla'lâ b. Hammâd, ona, Bişr b. Sirrî, ona Abdullah b. Mübarek, ona Ma'mer (T); Ahmed b. Ali b. Saîd, ona Yahya b. Maîn, ona Hişâm b. Yusuf ve Abdurrezzak, ona Ma'mer, ona Zührî, ona Salim, ona da babası (Abdullah b. Ömer) şöyle rivayet etmiştir: Hz. Peygamber (sav), Halid b. Velid'i Cezîme Oğulları üzerine gönderdi, Halid onları İslâm'a davet etti. Fakat onlar "eslemnâ (biz İslâm'a girdik)" diyemediler, bunun yerine "saba'nâ (Şirkten vazgeçtik)" demeğe başladılar. Bunun üzerine Halid, bunlardan bir kısmını öldürmeye, bir kısmını da esir almaya başladı ve her bir kişiye de kendi esirini verdi. Ertesi gün olunca Halid, bizden herkesin kendi esirini öldürmesini emretti. İbn Ömer der ki: Ben "vallahi ne ben ne de herhangi bir kimse esirini öldürmeyecek" dedim. Bişr der ki: (İbn Ömer) "arkadaşlarımdan hiçbirisi de esirini öldürmeyecektir" dedi. Râvî der ki: Hz. Peygamber'in (sav) huzuruna geldik ve Halid'in yaptığı kendisine anlatıldı. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) elini kaldırdı ve "Allah'ım, ben, Halid'in yaptığı bu işten uzak olduğumu sana arz ederim." dedi. Zekeriya rivayetinde der ki: Bişr'in rivayetinde -olay kendisine anlatılınca, Hz. Peygamber (sav) "Allah'ım, ben, Halid'in yaptığı bu işten uzak olduğumu sana arz ederim." ifadesini iki defa söyledi.