486 Kayıt Bulundu.
Bize Kuteybe ve Ahmed b. Abde ed-Dabbî, onlara Hammâd b. Zeyd, ona Ğaylân b. Cerîr, ona Abdullah b. Ma'bed, ona da Ebu Katâde (ra) şöyle rivayet etmiştir: "Hz. Peygamber'e (sav), 'Ey Allah'ın Rasülü! Günlerinin tamamını oruçlu geçiren kimsenin durumu nasıldır?' diye sorulduğunda, Nebî (sav) 'O ne oruç tutmuş ne de iftar etmiş sayılır" veya 'Oruç da tutmamış iftar da etmemiştir' buyurdu." Bu konuda Abdullah b. Amr, Abdullah b. Şıhhîr, İmrân b. Husayn ve Ebu Musa'dan da hadis nakledilmiştir. Ebu İsa (Tirmizî) şöyle demiştir: Ebu Katâde hadisi, hasen bir hadistir. İlim ehlinden bazıları senenin tamamını oruçlu geçirmeyi kerih görmüş, bir kısım ise caiz kabul edip şöyle demişlerdir: 'Hadiste zikredilen sene boyu oruç tutmanın oruç sayılmayacağı hükmü, kişinin ramazan ve kurban bayramları ile teşrîk günlerinde de oruç tutması durumu için geçerlidir. Bu günlerde oruç tutmayan kimse, söz konusu mekruhluk dairesinden çıkmış olup, senenin tamamını oruçlu geçiren kimse gibi olmaz.' Mâlik b. Enes'ten de böyle bir görüş nakledilmiş olup, bu aynı zamanda Şâfiî'nin de görüşüdür. Ahmed (b. Hanbel) ve İshâk (b. Râhûye) de buna benzer hüküm vermiş ve şöyle demişlerdir: 'Ramazan ve kurban bayramı ile teşrik günleri olmak üzere Rasulullah'ın (sav) yasakladığı beş gün dışında (kişinin) orucunu bozması şart değildir.'
Açıklama: Hadiste 'O ne oruç tutmuş ne de iftar etmiş sayılır' ifadesini, 'tuttuğu oruçların da yapmış olduğu iftarların da sevabını elde edememiştir' şeklinde anlamak mümkündür.
Bize Muhammed b. Beşşâr, ona Muhammed, ona Şu'be, ona Süheyl, ona Safvân, ona da Ebu Said, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Allah (ac), yolunda (rızası için) bir gün oruç tutanın yüzünü, cehennemden 70 sene uzak tutar."
Bize Nişâburlu Abdullah b. Münîr, ona Yezid el-Adenî, ona Süfyân, ona Süheyl b. Ebu Salih, ona Numan b. Ebu Ayyâş, ona da Ebu Said el-Hudrî, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Allah yolunda bir gün oruç tutan kulun yüzünü Allah teâlâ, bu gün sebebiyle 70 sene cehennemden uzak tutar."
Bize Ahmed b. Harb, ona Kâsım, ona Süfyân, ona Süheyl b. Ebu Sâlih, ona Numân b. Ebu Ayyâş, ona da Ebu Said el-Hudrî, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Allah yolunda bir güç oruç tutanın yüzünü Allah, bu gün sebebiyle cehennem ateşinden 70 sene uzak tutar."
Bize Haşim Oğullarının azatlısı Ebu Said, ona Abbad b. Raşid, ona Hasan der ki: Biz Medine'de iken Ebu Hureyre bize Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Kıyamet günü amellerin hepsi gelir. Önce namaz gelir ve “Ya Rabbi! Ben namazım” der. Allah “Sen hayırlı bir amelsin” der. Ardından sadaka gelir ve “Ya Rabbi! Ben sadakayım” der. Allah “Sen hayırlı bir amelsin” der. Sonra oruç gelir ve “Ya Rabbi! Ben orucum” der. Allah “Sen hayırlı bir amelsin” der. Daha sonra diğer ameller bu şekilde gelirler, Allah da her seferinde onların her birine “Sen hayırlı bir amelsin” diye mukabelede bulunur. Sonra İslam gelir ve “Ya Rabbi! Sen Selam'sın ve ben de İslam'ım” der. Allah “Sen hayırlı bir amelsin, senin sebebinle bugün varlıkları cezalandırır ya da mükafatlandırırım” der. Nitekim Allah Teala Kitabı'nda “Kim İslam'dan başka bir din ararsa, kendisinden kabul edilmeyecek ve ahirette de pişmanlık duyanlardan olacaktır” (Ali İmran, 85) buyurmaktadır" [Ebu Abdurrahman der ki: Abbâd b. Râşid sikadır Ancak Hasan Ebu Hureyre'den hadis işitmemiştir.]
Açıklama: Abbâd b. Râşid'i İbn Maîn, Ebû Dâvud, Yakûb b. Süfyân, Akîlî, İbn Hibbân zayıf olarak kabul etmişlerdir. Nesâî ve İbn Berkî; leyse bi kavî demiştir. Buhârî şöyle demiştir; Abdurrahman b. Mehdî ondan rivâyette bulunmaktadır, Yahyâ el-Kattân ise onu terketmiştir. Ebû Hâtim; sâlihu'l-hadis demiştir. Ebu Hureyre ile Hasan-ı Basri arasında inkıta bulunmaktadır. Ebû Hureyre'den hadis işitmemiştir.
Bize İshak b. İsa, ona Abdurrahman b. Ebu Zinad, ona Amr b. Ebu Amr, ona Saîd el-Makburî, ona da Ebu Hüreyre (ra) Peygamberin (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Nice oruç tutan var ki,ona tutmuş olduğu orucundan sadece (çektiği) susuzluk kalır. Nice gece kalkıp ibadet eden de vardır ki, ona da bu kalkışından sadece uykusuzluk kalır!"
Bize Hennâd ve Ebu Küreyb, onlara Vekî', ona Hâcib b. Ömer, ona da Hakem b. A'rec şöyle rivayet etmiştir: "Zemzem kuyusunun yanında elbisesini yastık yapmış vaziyette yatarken İbn Abbas'ın yanına vardım. 'Aşure orucunun hangi gün olduğunu bana haber ver de o gün oruç tutayım' dedim. 'Muharrem hilalini gördüğünde günleri say. Dokuzuncu güne geldiğinde de oruçlu olarak sabahla' dedi. 'Muhammed (sav) de mi aynı şekilde oruç tutardı?' dediğimde, 'Evet' cevabını verdi."