438 Kayıt Bulundu.
Bana Muhammed b. Râfi', ona Abdürrezzak, ona İbn Cüreyc, ona Ata, ona Ebu Abbas, ona da Abdullah b. Amr b. el-Âs (ra) şöyle demiştir: Hz. Peygamber'e (sav), benim her gün artarda oruç tutup geceleri namaz kıldığım haberi ulaşmış. Ya bana birini göndermişti veya karşılaşmıştık, bana şöyle dedi: "Bana senin her gün oruç tuttuğun ve geceleri namaz kıldığının haberi gelmedi mi sanıyorsun? Böyle yapma! Çünkü gözünün sende hakkı vardır. Nefsinin sende hakkı vardır. Ailenin sende hakkı vardır. Dolayısıyla bazen oruç tut, bazen tutma. Geceleri bazen namaz kıl, bazen uyu. Her on günde bir gün oruç tut, diğer dokuz günün ecri de senin olur." Ey Allah'ın elçisi, benim daha fazlasına gücüm yeter deyince; "o zaman Davud'un (as) orucunu tut!" buyurdu. Ben, ey Allah'ın elçisi! Davud (sav) nasıl oruç tutardı? diye sorunca; "bir gün oruç tutar, bir gün tutmazdı. Düşmanla karşılaştığı zaman da asla kaçmazdı" buyurdu. Bu sefer ben, ey Allah'ın elçisi, Dâvud'un orucunu tutunca, kim bana aynısını garanti edebilir dedim. [Ravi Ata, Hz. Peygamber'in her gün oruç tutmayı (sıyamu'l-ebed) burada nasıl söylediğini bilmiyorum demiştir.] Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Her gün oruç tutan, oruç tutmamıştır. Her gün oruç tutan, oruç tutmamıştır. Her gün oruç tutan, oruç tutmamıştır."
Bana Züheyr b. Harb ve Muhammed b. Hatim, onlara İbn Mehdî, ona Süleym b. Hayyan, ona Said b. Mînâ, ona da Abdullah b. Amr, Hz. Peygamber'in (sav) kendisine şöyle dediğini nakletmiştir: " Ey Abdullah b. Amr! Bana senin gündüzleri oruç tuttuğun ve geceleri de sürekli namaz kıldığın haberi geldi. Böyle yapma! Bedeninin sende hakkı vardır. Gözünün sende hakkı vardır. Eşinin de sende hakkı vardır. Dolayısıyla sen bazen oruç tut, bazen tutma. Her ay üç gün oruç tutarsan bütün ömrünü oruç tutmuş gibi olursun." Ey Allah'ın Rasulü! Benim daha fazlasına gücüm yeter deyince şöyle buyurdu: "O zaman Davud'un (sav) orucunu tut. Yani bir gün oruç tut, bir gün tutma!" [Abdullah b. Amr sonraları şöyle hayıflanırdı: Keşke Hz. Peygamber'in (sav) ruhsatını kabul etseydim.]
Bize Musa, ona Ebu Avâne, ona Muğire, ona Mücahid, ona da Abdullah b. Amr şöyle rivayet etmiştir: Babam beni soylu bir kadın ile evlendirdi. Düzenli olarak gelinine gelip kocasını sorar, karısı da “(kocam) ne iyi bir adam, ona vardığımdan beri ne yatağa geldi ne de örtüyü araladı” derdi. Bu sıkça tekrarlanınca, babam, durumu Hz. Peygamber'e (sav) bildirdi. Hz. Peygamber (sav) de "Onu bana yolla" buyurdu. Sonra kendisi ile karşılaştım bana "nasıl oruç tutuyorsun?" buyurdu. “her gün” dedi. "Kur'an'ı nasıl hatmediyorsun" buyurdu. “her gece” dedi. Nebî (sav), "Her ay üç gün oruç tut ve ayda bir hatim indir" buyurdu. Abdullah der ki: Ben “daha fazlasına gücüm yeter” dedim. O, "her hafta üç gün oruç tut" buyurdu. Ben “Bundan daha fazlasını yapabilirim” dedim. O, "İki gün oruçsuz geçir, bir gün oruç tut" buyurdu. Ben “Bundan daha fazlasını yapabilirim” dedim. O, "En faziletli orucu, Davud orucunu tut. Bir gün oruç tut, bir gün tutma. Hafta da bir hatim indir" buyurdu. Keşke Rasulullah'ın (sav) ruhsatını kabul etseydim. Zira ben yaşlandım ve zayıf düştüm. Ailesinden biri Kur'an'ın yedide birini kendisine gündüz okurdu. Kendisine gündüz okudukları geceleyin kolaylık olması içindi. Güç toplamak istediğinde günlerce oruç tutmaz, sonra hesaplar ve Nebî'ye verdiği sözden dönme endişesinden dolayı misliyle onları tutardı. Ebu Abdullah der ki: Bazı râviler üç bazıları beş gün, ama çoğunluğu 7 gün demiştir.
Bize Mahmud, ona Ubeydullah, İsrail, ona Mansûr, ona İbrahim, ona da Alkame şöyle demiştir: Abdullah (b. Mesud) yemek yerken Eş'as b. Kays yanına girdi ve “bugün aşure günüdür” dedi. İbn Mesud da ona “Âşûrâ, Ramazan orucu inmeden önce tutulan bir oruçtu. Ramazan orucu inince aşure orucu terk edildi. Hadi yaklaş da bizimle yemek ye” dedi.
Bize Ziyad b. Eyyüb ona Hüşeym, ona Ebu Bişr, ona Said b. Cübeyr ona da İbn Abbas (r.anhüma) şöyle demiştir: Hz. Peygamber (sav) Medine'ye geldiğinde Yahudilerin aşure günü oruç tuttuklarını gördü. Onlara bunun nedeni sorulduğunda onlar “bugün, Allah'ın Hz. Musa'yı (as) ve İsrailoğullarını firavuna karşı muzaffer kıldığı gündür; biz de o güne hürmeten bugün oruç tutarız” dediler. Bunun üzerine Allah Rasulü (sav) "Biz Mûsâ'ya sizden daha yakınız" buyurdu, ardından o gün oruç tutulmasını emretti.
Bize İshak b. Mansur ve Abdurrahman b. Bişr el-Abdî, o ikisine Abdürrezzak, ona İbn Cüreyc, ona Yahya b. Said ve Süheyl b. Ebu Salih, o ikisine Numan b. Ebu Ayyaş ez-Zürakî, ona da Ebu Said el-Hudrî (ra), Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Allah, yolunda bir gün oruç tutanın yüzünü cehennemden yetmiş sene uzak tutar."
Açıklama: Tercümede mana esas alınmıştır. Arapça dil kuralları -kısmen- ihlal edilmiştir.
Bize Muhammed b. Ebu Bekir el-Mukaddemî, ona Fudayl b. Süleyman, ona Musa b. Ukbe, ona da Hakim b. Ebu Hurre el-Eslemî şöyle rivayet etmiştir: Hakim, Abdullah b. Ömer'e (r.anhuma) her gün oruç tutacağı yönünde adakta bulunan ve adadığı bu oruç, Kurban ya da Ramazan bayramına denk gelen birinin ne yapması gerektiği sorulmuş, Abdullah b. Ömer bu soruya “Şüphesiz ki Allah'ın Rasulü'nde sizin için güzel bir örnek vardır. Ne ki o Kurban veya Ramazan bayramlarında oruç tutmamıştır” şeklinde cevap vermiş ve bu iki bayramda oruç tutmayı doğru bulmamıştır.
Bize İshak, ona Halid; (T) Bana Abdullah b. Muhammed, ona Amr b. Avn, ona Halid, ona Halid, ona da Ebu Kılâbe şöyle söylemiştir: Ebu Melih bana şöyle dedi: Baban Zeyd ile birlikte Abdullah b. Amr'ın yanına girdim, bize, şöyle anlattı: Rasulullah'a (sav) benim orucumdan bahsedilmiş, O da benim yanıma girdi, kendisine, dışı lifli deriden bir yastık sundum, ama O yere oturdu ve yastık benimle onun arasında kalıverdi. Hz. Peygamber (sav) "her aydan üç gün (oruç tutmak) sana yetmiyor mu" buyurdu. Ben “ey Allah'ın Rasulü, (daha fazlasını yapabilirim)” dedim. "beş gün?" buyurdu. Ben “ey Allah'ın Rasulü, (daha fazlasını yapabilirim)” dedim. Hz. Peygamber (sav) "yedi gün?" buyurdu. Ben “ey Allah'ın Rasulü, (daha fazlasını yapabilirim)” dedim. O "dokuz gün?" buyurdu. Ben “ey Allah'ın Rasulü, (daha fazlasını yapabilirim)” dedim. Hz. Peygamber (sav) "on bir gün" buyurdu. Ben “ey Allah'ın Rasulü, (daha fazlasını yapabilirim)” dedim. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) "Davud orucunun üzerinde oruç yoktur. Öyleyse sen bir gün oruç tutup bir gün iftar ederek senenin yarısını oruçlu geçir" buyurdu.
Bize Hallâd b. Yahya, Mis'ar, ona Habib b. Ebu Sabit, ona Ebu Abbas, ona da Abdullah b. Amr b. Âs şöyle demiştir: Rasulullah (sav) bana "senin geceleri namaz kılıp, gündüzleri oruç tuttuğun haberi bana ulaştı, doğru mu?" buyurdu, ben de “Evet” dedim. Rasulullah "sen bunu yaptığın zaman, gözler içeri çöker, beden de yorulup zayıf düşer. En iyisi her aydan üç gün oruç tut. Bu da bütün yıl orucu yahut bütün yıl orucu gibidir" buyurdu. Ben “kendimde daha fazla buluyorum” dedim. Mıs'ar der ki: Kuvvet buluyorum demek istemiştir. Rasulullah "öyleyse Davud Peygamber orucu tut. O, bir gün oruç tutar, bir gün yerdi ve düşmanla karşılaştığı zaman kaçmazdı" buyurdu.
Bize İshak, ona Halid; (T) Bana Abdullah b. Muhammed, ona Amr b. Avn, ona Halid, ona Halid, ona da Ebu Kılâbe şöyle söylemiştir: Ebu Melih bana şöyle dedi: Baban Zeyd ile birlikte Abdullah b. Amr'ın yanına girdim, bize, şöyle anlattı: Rasulullah'a (sav) benim orucumdan bahsedilmiş, O da benim yanıma girdi, kendisine, dışı lifli deriden bir yastık sundum, ama O yere oturdu ve yastık benimle onun arasında kalıverdi. Hz. Peygamber (sav) "her aydan üç gün (oruç tutmak) sana yetmiyor mu" buyurdu. Ben “ey Allah'ın Rasulü, (daha fazlasını yapabilirim)” dedim. "beş gün?" buyurdu. Ben “ey Allah'ın Rasulü, (daha fazlasını yapabilirim)” dedim. Hz. Peygamber (sav) "yedi gün?" buyurdu. Ben “ey Allah'ın Rasulü, (daha fazlasını yapabilirim)” dedim. O "dokuz gün?" buyurdu. Ben “ey Allah'ın Rasulü, (daha fazlasını yapabilirim)” dedim. Hz. Peygamber (sav) "on bir gün" buyurdu. Ben “ey Allah'ın Rasulü, (daha fazlasını yapabilirim)” dedim. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) "Davud orucunun üzerinde oruç yoktur. Öyleyse sen bir gün oruç tutup bir gün iftar ederek senenin yarısını oruçlu geçir" buyurdu.