150 Kayıt Bulundu.
Bize Abdullah b. Münir, ona Ebu Nadr, ona Abdurrahman b. Abdullah b. Dînâr, ona babası, ona Ebu Salih, ona da Ebu Hüreyre'nin söylediğine Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Helal (olarak) kazandığı hurmayı infak edenin (hurmasını) Allah, -ki o, sadece helali ve sağı ile kabul eder- sizden birinizin tayını büyüttüğü gibi büyütüp (değerlendirir). Nihayet (o hurma), dağ gibi olur." Süleyman, Dînâr'dan naklen bu hadise mütâbaat etmiştir. Bize Verkâ, ona İbn Dînâr, ona Said b. Yesâr, ona da Ebu Hüreyre (ra), Nebi'den (sav) nakletmiştir. (Bu hadisi) Müslim b. Ebu Meryem, Zeyd b. Eslem ve Süheyl, Ebu Salih'ten, o da Ebu Hüreyre vasıtasıyla Hz. Peygamber'den (sav) rivayet etmiştir.
Bana Ahmed b. Ebu Süreyc, ona Ubeydullah b. Musa, ona Şeybân, ona Firâs, ona eş-Şa’bî, ona da Câbir b. Abdullah el-Ensârî şöyle rivayet etmiştir: "Babası (Abdullah b. Amr) Uhud savaşında şehid edilmiş ve arkasında borç ile altı kız çocuğu bırakmıştı. (Cabir der ki:) Hurma mahsulünü toplama zamanı geldiğinde Rasulullah’a (sav) gelip “Biliyorsun ki babam Uhud gazvesinde şehit edildi ve arkasında çok borç bıraktı, alacakların (kolaylık sağlamak için) seni görmelerini istiyorum” dedim. Rasulullah (sav) “Şimdi git her cins hurmayı ayrı ayrı harman et” buyurdu. Ben de (söyleneni) yaptıktan sonra Allah Rasulü’nü davet ettim. Alacaklılar, Rasulullah’ı (sav) orada görünce beni o an (daha çok) sıkıştırdılar. Kendisi onların bu yaptıklarını görünce, en büyük harmanın etrafında üç defa dolaşıp yığının yanına oturdu. Sonra “Alacaklılarını çağır” buyurdu. Onlara (alacaklarına karşılık), hurmaları ölçüp vermeye devam ediyordu, nihayet Allah babamın borçlarını ödemeyi nasip etti. Ben, Allah’ın babamın borçlarını ödemeti nasip etsin de, kız kardeşlerime bir tek hurma ile bile dönmemeye razı idim. Halbuki hurma yığınların hepsi eksiksizdi. O kadar ki, Nebî’nin (sav) yanında oturduğu harmana bakıyorum, sanki ondan bir tek hurma bile eksilmemişti."