Giriş

Bize Ebû Bekir b. Nâfi, ona Behz, ona Hammâd, ona Sâbit, ona Enes şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah (sav) çocuklarla oynarken yanıma geldi. Bize selam verdi ve beni bir ihtiyacı için gönderdi. Bu sebeple annemin yanına gitmekte geciktim. Yanına gelince Annem "Neden geç kaldın?" diye sordu. "Rasulullah (sav) beni bir ihtiyacı için gönderdi" dedim. "Neymiş bu ihtiyaç?" diye sordu. "Bu bir sır" dedim. Annem "Öyleyse Rasulullah'ın sırrını hiç kimseye söyleme" dedi. Enes şöyle dedi: "Sabit, Vallahi eğer bu sırrı birisine söyleyecek olsaydım sana söylerdim."


    Öneri Formu
7574 M006378 Müslim, Fadâilu's Sahabe, 145

Bize Ebû Ali er-Rûzebârî, ona Muhammed b. Bekr, ona Ebû Dâvûd, ona Müsedded, ona Bişr b. el-Mufaddal, ona Gâlib el-Kattân, ona bir adam, ona babası, ona da dedesinin rivayet ettiğine göre mensubu bulunduğu aile su kaynaklarından biri üzerinde yetkili ve sorumlu bir mevkide bulunuyorlarmış. İslam'ın mesajı onlara kadar ulaşınca, su kaynağının sahibi, müslüman olmaları durumunda kavmine yüz deve vereceğini vaadetti. Bunun üzerine onlar müslüman oldu. Suyun sahibi de develeri onlar arasında paylaştırdı. Ancak (bir süre sonra içinde) onlardan develeri geri alma isteği belirdi. Bunun için, şu şekilde tenbih ederek oğlunu Peygamber’e (s.a.v.) gönderdi: – Peygamber’e (s.a.v.) git ve ona: "Babamın size selamı var, kendisi müslüman olmaları şartıyla kavmine yüz deve vereceğini vaad etti. Onlar da müslüman oldular. Bunun üzerine develeri aralarında paylaştırdı. Ancak (bir süre sonra) onlardan develeri geri alma gereği hasıl oldu. Bu durumda develeri almakta babam mı daha haklı, yoksa onlar mı?" diye sor. Şayet o (sana) “Evet (baban daha haklı)” derse (tamam). Şayet “Hayır (onlar daha haklı) derse (o vakit) kendisine şöyle de: "Benim babam epeyce yaşlanmış bulunmakta olup hali hazırda o suyun sorumluluğunu deruhte etmektedir. Sizden, kendisinden sonra anılan suyun idare sorumluluğunu bana vermenizi istiyor" de. Bunun üzerine adamın oğlu Peygamber’e gelip: – Babam size selam söyledi, dedi. O da: – “Aleyke ve alâ ebîke’s-selâm (selam senin ve babanın üzerine de olsun)” diye karşılık verdi. Oğul: – Babam kavminin müslüman olmaları durumunda onlara yüz deve vereceğini vaad etmişti. Onlar da müslüman oldular. Müslümanlıkları da iyi oldu. Ancak (bir süre sonra) onlardan develeri geri alma lüzumu ortaya çıktı. Develeri almakta o mu daha haklı, yoksa onlar mı? dedi. Allah Rasûlu: – “Baban develeri onlara vermeyi uygun görüyorsa versin. Yok, geri almayı uygun görüyorsa develeri almakta baban onlardan daha haklıdır. Müslüman olduysalar, bu onlara yeter. Olmadıysalar, müslüman oluncaya kadar kendileriyle savaşılır” buyurdu. Oğlu devamla: – Benim babam epeyce yaşlanmış bir kimsedir. Aynı zamanda, o suyun idari sorumluluğu da üstündedir. Sizden, kendisinden sonra su idareciliği görevini bana vermenizi istiyor, deyince Rasûlullah: – Suyun idari sorumluluğu bir haktır. Çare yok birileri bu görevi yapacak. Fakat bu görevi üstlenenler, ateşin içindedirler.


    Öneri Formu
150065 BS013180 Beyhaki, Sünenü'l Kübra, VI, 593


Açıklama: mütabileriyle sahihtir.

    Öneri Formu
65479 HM018178 İbn Hanbel, IV, 229


Açıklama: mütabileriyle sahihtir.

    Öneri Formu
65481 HM018180 İbn Hanbel, IV, 230


Açıklama: Kültürümüzde Hadisler projesini ilgilendiren kısım: كُلُّكُمْ رَاعٍ وَمَسْئُولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ

    Öneri Formu
149696 BS12811 Beyhaki, Sünenü'l Kübra, VI, 472


    Öneri Formu
30168 B002964 Buhari, Cihad, 111


    Öneri Formu
89677 MA020652 Musannef-i Abdurrezzak, XI, 320


    Öneri Formu
65482 HM018181 İbn Hanbel, IV, 230


    Öneri Formu
65483 HM018182 İbn Hanbel, IV, 230


    Öneri Formu
89710 MA020668 Musannef-i Abdurrezzak, XI, 326