Bize Ziyad b. Eyyûb el-Bağdâdî, İbrahim b. Abdullah el-Herevî ve Muhammed b. Kâmil el-Mervezî, onlara İbnü’l-Avvâm, ona Süfyan b. Huseyn, ona ez-Zührî, ona Sâlim, ona da, babası (abdullah b. Ömer) şöyle rivayet etmiştir:
Rasulullah (sav) sadaka (zekât miktarları) yazdırmış, onu kılıcının kınında muhafaza etmiş, vefat edinceye kadar görevlendirdiği zekât tahsildarlarına onu vermemişti. Ruhu kabz edildikten sonra Ebu Bekir de vefat edinceye kadar, Ömer de vefat edinceye kadar, o mektup gereğince amel etti. Bu mektupta şunlar yazılı idi:
"Beş deve için bir koyun, on deve için iki koyun, on beş deve için üç koyun, yirmi deve için dört koyun zekât verilir. Yirmi beşten otuz beşe kadar bir bintu mehâd (denilen iki yaşına basmış bir dişi deve) verilir. Otuz altı ile kırk beş deveye kadar bir bintu lebûn (iki yaşını bitirmiş, üç yaşına basmış dişi) bir deve verilir. Kırk altıdan altmışa kadar hıkka (denilen üç yaşını bitirip dört yaşına basmış dişi) bir deve verilir. Altmış bir ile yetmiş beş arası için bir cezea (dört yaşını bitirip, beş yaşına girmiş dişi) bir deve verilir. Yetmiş altıdan doksana kadar iki tane bintu lebûn (iki yaşını bitirip üç yaşına girmiş dişi) bir deve zekât düşer. Doksan bir ile yüz yirmi arası develere iki hıkka (üç yaşını bitirip dört yaşına basmış) bir dişi deve zekât düşer. Yüz yirmi birden itibaren her elli deve için bir hıkka (üç yaşını bitirip dört yaşına basmış) bir dişi deve ve her bir kırk deve için bir bintu lebûn (denilen iki yaşını bitirip üç yaşına basmış bir dişi deve) verilir."
"Koyun zekâtında ise her bir kırk koyun için yüz yirmiye varıncaya kadar birer koyun verilir. Yüz yirmi birden iki yüze kadar ise iki koyun, iki yüz birden üç yüze kadar üç koyun verilir, üç yüzden sonrasında ise her bir yüz koyun için birer koyun zekât verilir. Bundan sonra dört yüze varıncaya kadar ona başkaca zekât düşmez. Zekât düşer korkusu ile dağınık halde bulunanlar bir araya toplanmaz, bir arada bulunanlar da dağıtılmaz. İki ortağın bulunduğu sürülerden ise alınan zekâtta, ortaklar kendi aralarında (hisselerine göre) eşit şekilde zekâtı paylaştırırlar. Zekât olarak alınanlar arasında dişleri dökülmüş kadar yaşlı bir hayvan da alınmaz, kusurlu bir hayvan da alınmaz."
[Ez-Zührî der ki: Zekât toplayıcısı geldiği zaman koyunları üç kısma ayırır, üçte biri iyileri, üçte biri orta hallileri, üçte biri ise kötüleri olarak ayrılır. Zekât toplayan kişi de orta hallilerden alır. Ez-Zührî rivayetinde sığır türünü söz konusu etmemiştir.]
[(Tirmizi) der ki: Bu hususta Ebu Bekir es-Sıddık ve Behz b. Hakîm’e, babasının, ona da dedesinin naklettiği rivayeti ile Ebu Zer ve Enes’den gelmiş rivayetler de vardır.]
[Ebu İsa (Tirmizi) der ki: İbn Ömer’in hadisi hasen bir hadistir. Uygulama da genel olarak fukaha nezdinde bu hadise göredir. Yûnus b. Yezid ve daha başka birileri de Zührî’den, ona Sâlim’in rivayeti olarak bu hadisi zikretmiş olmakla birlikte onu merfu olarak (Nebi’ye varan senet ile) rivayet etmemişlerdir. Bunu yalnızca Süfyan b. Hüseyin merfu olarak rivayet etmiştir.]
Öneri Formu
Hadis Id, No:
12772, T000621
Hadis:
حَدَّثَنَا زِيَادُ بْنُ أَيُّوبَ الْبَغْدَادِىُّ وَإِبْرَاهِيمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الْهَرَوِىُّ وَمُحَمَّدُ بْنُ كَامِلٍ الْمَرْوَزِىُّ -الْمَعْنَى وَاحِدٌ- قَالُوا حَدَّثَنَا بْنُ الْعَوَّامِ عَنْ سُفْيَانَ بْنِ حُسَيْنٍ عَنِ الزُّهْرِىِّ عَنْ سَالِمٍ عَنْ أَبِيهِ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَتَبَ كِتَابَ الصَّدَقَةِ فَلَمْ يُخْرِجْهُ إِلَى عُمَّالِهِ حَتَّى قُبِضَ فَقَرَنَهُ بِسَيْفِهِ. فَلَمَّا قُبِضَ عَمِلَ بِهِ أَبُو بَكْرٍ حَتَّى قُبِضَ وَعُمَرُ حَتَّى قُبِضَ وَكَانَ فِيهِ « فِى خَمْسٍ مِنَ الإِبِلِ شَاةٌ وَفِى عَشْرٍ شَاتَانِ وَفِى خَمْسَ عَشْرَةَ ثَلاَثُ شِيَاهٍ وَفِى عِشْرِينَ أَرْبَعُ شِيَاهٍ وَفِى خَمْسٍ وَعِشْرِينَ بِنْتُ مَخَاضٍ إِلَى خَمْسٍ وَثَلاَثِينَ فَإِذَا زَادَتْ فَفِيهَا ابْنَةُ لَبُونٍ إِلَى خَمْسٍ وَأَرْبَعِينَ فَإِذَا زَادَتْ فَفِيهَا حِقَّةٌ إِلَى سِتِّينَ. فَإِذَا زَادَتْ فَفِيهَا فجَذَعَةٌ إِلَى خَمْسٍ وَسَبْعِينَ فَإِذَا زَادَتْ فَفِيهَا ابْنَتَا لَبُونٍ إِلَى تِسْعِينَ فَإِذَا زَادَتْ فَفِيهَا حِقَّتَانِ إِلَى عِشْرِينَ وَمِائَةٍ فَإِذَا زَادَتْ عَلَى عِشْرِينَ وَمِائَةٍ فَفِى كُلِّ خَمْسِينَ حِقَّةٌ وَفِى كُلِّ أَرْبَعِينَ ابْنَةُ لَبُونٍ . وَفِى الشَّاءِ فِى كُلِّ أَرْبَعِينَ شَاةً شَاةٌ إِلَى عِشْرِينَ وَمِائَةٍ فَإِذَا زَادَتْ فَشَاتَانِ إِلَى مِائَتَيْنِ فَإِذَا زَادَتْ فَثَلاَثُ شِيَاهٍ إِلَى ثَلاَثِمِائَةِ شَاةٍ فَإِذَا زَادَتْ عَلَى ثَلاَثِمِائَةِ شَاةٍ فَفِى كُلِّ مِائَةِ شَاةٍ شَاةٌ ثُمَّ لَيْسَ فِيهَا شَىْءٌ حَتَّى تَبْلُغَ أَرْبَعَمِائَةٍ وَلاَ يُجْمَعُ بَيْنَ مُتَفَرِّقٍ وَلاَ يُفَرَّقُ بَيْنَ مُجْتَمِعٍ مَخَافَةَ الصَّدَقَةِ وَمَا كَانَ مِنْ خَلِيطَيْنِ فَإِنَّهُمَا يَتَرَاجَعَانِ بِالسَّوِيَّةِ وَلاَ يُؤْخَذُ فِى الصَّدَقَةِ هَرِمَةٌ وَلاَ ذَاتُ عَيْبٍ » . وَقَالَ الزُّهْرِىُّ إِذَا جَاءَ الْمُصَدِّقُ قَسَّمَ الشَّاءَ أَثْلاَثًا ثُلُثٌ خِيَارٌ وَثُلُثٌ أَوْسَاطٌ وَثُلُثٌ شِرَارٌ وَأَخَذَ الْمُصَدِّقُ مِنَ الْوَسَطِ . وَلَمْ يَذْكُرِ الزُّهْرِىُّ الْبَقَرَ . وَفِى الْبَابِ عَنْ أَبِى بَكْرٍ الصِّدِّيقِ وَبَهْزِ بْنِ حَكِيمٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ جَدِّهِ . وَأَبِى ذَرٍّ وَأَنَسٍ . قَالَ أَبُو عِيسَى حَدِيثُ ابْنِ عُمَرَ حَدِيثٌ حَسَنٌ . وَالْعَمَلُ عَلَى هَذَا الْحَدِيثِ عِنْدَ عَامَّةِ الْفُقَهَاءِ . وَقَدْ رَوَى يُونُسُ بْنُ يَزِيدَ وَغَيْرُ وَاحِدٍ عَنِ الزُّهْرِىِّ عَنْ سَالِمٍ هَذَا الْحَدِيثَ وَلَمْ يَرْفَعُوهُ. وَإِنَّمَا رَفَعَهُ سُفْيَانُ بْنُ حُسَيْنٍ .
Tercemesi:
Bize Ziyad b. Eyyûb el-Bağdâdî, İbrahim b. Abdullah el-Herevî ve Muhammed b. Kâmil el-Mervezî, onlara İbnü’l-Avvâm, ona Süfyan b. Huseyn, ona ez-Zührî, ona Sâlim, ona da, babası (abdullah b. Ömer) şöyle rivayet etmiştir:
Rasulullah (sav) sadaka (zekât miktarları) yazdırmış, onu kılıcının kınında muhafaza etmiş, vefat edinceye kadar görevlendirdiği zekât tahsildarlarına onu vermemişti. Ruhu kabz edildikten sonra Ebu Bekir de vefat edinceye kadar, Ömer de vefat edinceye kadar, o mektup gereğince amel etti. Bu mektupta şunlar yazılı idi:
"Beş deve için bir koyun, on deve için iki koyun, on beş deve için üç koyun, yirmi deve için dört koyun zekât verilir. Yirmi beşten otuz beşe kadar bir bintu mehâd (denilen iki yaşına basmış bir dişi deve) verilir. Otuz altı ile kırk beş deveye kadar bir bintu lebûn (iki yaşını bitirmiş, üç yaşına basmış dişi) bir deve verilir. Kırk altıdan altmışa kadar hıkka (denilen üç yaşını bitirip dört yaşına basmış dişi) bir deve verilir. Altmış bir ile yetmiş beş arası için bir cezea (dört yaşını bitirip, beş yaşına girmiş dişi) bir deve verilir. Yetmiş altıdan doksana kadar iki tane bintu lebûn (iki yaşını bitirip üç yaşına girmiş dişi) bir deve zekât düşer. Doksan bir ile yüz yirmi arası develere iki hıkka (üç yaşını bitirip dört yaşına basmış) bir dişi deve zekât düşer. Yüz yirmi birden itibaren her elli deve için bir hıkka (üç yaşını bitirip dört yaşına basmış) bir dişi deve ve her bir kırk deve için bir bintu lebûn (denilen iki yaşını bitirip üç yaşına basmış bir dişi deve) verilir."
"Koyun zekâtında ise her bir kırk koyun için yüz yirmiye varıncaya kadar birer koyun verilir. Yüz yirmi birden iki yüze kadar ise iki koyun, iki yüz birden üç yüze kadar üç koyun verilir, üç yüzden sonrasında ise her bir yüz koyun için birer koyun zekât verilir. Bundan sonra dört yüze varıncaya kadar ona başkaca zekât düşmez. Zekât düşer korkusu ile dağınık halde bulunanlar bir araya toplanmaz, bir arada bulunanlar da dağıtılmaz. İki ortağın bulunduğu sürülerden ise alınan zekâtta, ortaklar kendi aralarında (hisselerine göre) eşit şekilde zekâtı paylaştırırlar. Zekât olarak alınanlar arasında dişleri dökülmüş kadar yaşlı bir hayvan da alınmaz, kusurlu bir hayvan da alınmaz."
[Ez-Zührî der ki: Zekât toplayıcısı geldiği zaman koyunları üç kısma ayırır, üçte biri iyileri, üçte biri orta hallileri, üçte biri ise kötüleri olarak ayrılır. Zekât toplayan kişi de orta hallilerden alır. Ez-Zührî rivayetinde sığır türünü söz konusu etmemiştir.]
[(Tirmizi) der ki: Bu hususta Ebu Bekir es-Sıddık ve Behz b. Hakîm’e, babasının, ona da dedesinin naklettiği rivayeti ile Ebu Zer ve Enes’den gelmiş rivayetler de vardır.]
[Ebu İsa (Tirmizi) der ki: İbn Ömer’in hadisi hasen bir hadistir. Uygulama da genel olarak fukaha nezdinde bu hadise göredir. Yûnus b. Yezid ve daha başka birileri de Zührî’den, ona Sâlim’in rivayeti olarak bu hadisi zikretmiş olmakla birlikte onu merfu olarak (Nebi’ye varan senet ile) rivayet etmemişlerdir. Bunu yalnızca Süfyan b. Hüseyin merfu olarak rivayet etmiştir.]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Tirmizî, Sünen-i Tirmizî, Zekât 4, 3/17
Senetler:
1. İbn Ömer Abdullah b. Ömer el-Adevî (Abdullah b. Ömer b. Hattab)
2. Ebu Ömer Salim b. Abdullah el-Adevî (Salim b. Abdullah b. Ömer b. Hattab)
3. Ebu Bekir Muhammed b. Şihab ez-Zührî (Muhammed b. Müslim b. Ubeydullah b. Abdullah b. Şihab)
4. Ebu Muhammed Süfyan b. Hüseyin el-Vasitî (Süfyan b. Hüseyin b. Hasan)
5. Ebu Sehl Abbad b. Avvam el-Kilabî (Abbad b. Avvam b. Ömer)
6. Muhammed b. Kâmil el-Mervezî (Muhammed b. Kâmil)
Konular:
Zekat, hangi mallardan, ve ne kadar verileceği
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ كَامِلٍ الْمَرْوَزِىُّ قَالَ حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ عَنْ مُغِيرَةَ عَنْ إِبْرَاهِيمَ عَنِ الأَسْوَدِ عَنْ عَائِشَةَ قَالَتْ لَقَدْ رَأَيْتُنِى أَجِدُهُ فِى ثَوْبِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَحُتُّهُ عَنْهُ .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
20550, N000302
Hadis:
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ كَامِلٍ الْمَرْوَزِىُّ قَالَ حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ عَنْ مُغِيرَةَ عَنْ إِبْرَاهِيمَ عَنِ الأَسْوَدِ عَنْ عَائِشَةَ قَالَتْ لَقَدْ رَأَيْتُنِى أَجِدُهُ فِى ثَوْبِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَحُتُّهُ عَنْهُ .
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Kâmil el-Mervezî, ona Hüşeym, ona Muğira, ona İbrahim, ona el-Esved, ona da Aişe (r.anha) şöyle diyor: 'Rasulullah'ın (sav) elbisesinde gördüğüm meni lekesini ovalayıp çitilemek suretiyle yok ederdim.'
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Tahâret 188, /2105
Senetler:
1. Ümmü Abdullah Aişe bt. Ebu Bekir es-Sıddîk (Aişe bt. Abdullah b. Osman b. Âmir)
2. Ebu Amr Esved b. Yezid en-Nehaî (Esved b. Yezid b. Kays b. Abdullah b. Malik)
3. Ebu İmran İbrahim en-Nehaî (İbrahim b. Yezid b. Kays b. Esved b. Amr)
4. Ebu Hişam Muğira b. Miksem ed-Dabbî (Muğira b. Miksem)
5. Ebu Muaviye Hüşeym b. Beşir es-Sülemî (Hüşeym b. Beşir b. el-Kasım b. Dinar)
6. Muhammed b. Kâmil el-Mervezî (Muhammed b. Kâmil)
Konular:
Temizlik, bedenden çıkan akıntıları temizlemek
Temizlik, elbisenin temiz tutulması
Temizlik, temizliğin yapılış şekli
Öneri Formu
Hadis Id, No:
26303, N001464
Hadis:
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ كَامِلٍ الْمَرْوَزِىُّ عَنْ هُشَيْمٍ عَنْ يُونُسَ عَنِ الْحَسَنِ عَنْ أَبِى بَكْرَةَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « إِنَّ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَ آيَتَانِ مِنْ آيَاتِ اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ وَإِنَّهُمَا لاَ يَنْكَسِفَانِ لِمَوْتِ أَحَدٍ وَلاَ لِحَيَاتِهِ فَإِذَا رَأَيْتُمُوهُمَا فَصَلُّوا حَتَّى تَنْجَلِىَ » .
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Kamil el-Mervezî, ona Hüşeym, ona Yunus, ona Hasan, ona da Ebu Bekre, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
Güneş ile ay Allah'ın (ac) ayetlerinden iki ayettir. Onlar birinin ölümü ve hayatı sebebiyle tutulmazlar. [İşte bundan dolayı] onları [tutulmuş vaziyette] gördüğünüzde tutulma geçene dek namaz kılın.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Kusûf 5, /2183
Senetler:
1. Ebu Bekre Nüfey' b. Mesruh es-Sekafî (Nüfey' b. Haris b. Kelde)
2. Ebu Said Hasan el-Basrî (Hasan b. Yesâr)
3. Ebu Abdullah Yunus b. Ubeyd el-Abdî (Yunus b. Ubeyd b. Dinar)
4. Ebu Muaviye Hüşeym b. Beşir es-Sülemî (Hüşeym b. Beşir b. el-Kasım b. Dinar)
5. Muhammed b. Kâmil el-Mervezî (Muhammed b. Kâmil)
Konular:
Cahiliye, inançları, düzeltilmesi
Doğa Tasavvuru, Güneş ve Ay Tutulması
Doğa Tasavvuru, Tabiat hadiseleri karşısında gösterilen tavır
Namaz, Kusûf namazı
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ كَامِلٍ قَالَ حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ عَنْ خَالِدٍ عَنِ الْقَاسِمِ بْنِ رَبِيعَةَ عَنْ عُقْبَةَ بْنِ أَوْسٍ عَنْ رَجُلٍ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ خَطَبَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم يَوْمَ فَتْحِ مَكَّةَ فَقَالَ « أَلاَ وَإِنَّ قَتِيلَ الْخَطَإِ شِبْهِ الْعَمْدِ بِالسَّوْطِ وَالْعَصَا وَالْحَجَرِ مِائَةٌ مِنَ الإِبِلِ فِيهَا أَرْبَعُونَ ثَنِيَّةً إِلَى بَازِلِ عَامِهَا كُلُّهُنَّ خَلِفَةٌ » .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
29173, N004798
Hadis:
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ كَامِلٍ قَالَ حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ عَنْ خَالِدٍ عَنِ الْقَاسِمِ بْنِ رَبِيعَةَ عَنْ عُقْبَةَ بْنِ أَوْسٍ عَنْ رَجُلٍ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ خَطَبَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم يَوْمَ فَتْحِ مَكَّةَ فَقَالَ « أَلاَ وَإِنَّ قَتِيلَ الْخَطَإِ شِبْهِ الْعَمْدِ بِالسَّوْطِ وَالْعَصَا وَالْحَجَرِ مِائَةٌ مِنَ الإِبِلِ فِيهَا أَرْبَعُونَ ثَنِيَّةً إِلَى بَازِلِ عَامِهَا كُلُّهُنَّ خَلِفَةٌ » .
Tercemesi:
Rasûlullah (s.a.v)’in ashabından birinin rivâyetine göre, Rasûlullah (s.a.v), Mekke fethi günü hutbesinde şöyle buyurmuştur: “Dikkat edin bile bile öldürmeye benzeyen hata ile öldürme kamçı, değnek ve taşla bile olsa diyeti yüz deve olup kırkı altı ile dokuz yaş arasında olacak ve hepsi de doğurgan olacaktır.”
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Kasâme ve'l-kaved ve'd-diyât 33-34, /2398
Senetler:
1. Racul Min Ashabi'n-Nebi (Racul Min Ashabi'n-Nebi)
2. Ukbe b. Evs es-Sedûsî (Ukbe b. Evs)
3. Kasım b. Rabî'a el-Ğatafânî (Kasım b. Rabî'a b. Cevşen)
4. Ebu Menâzil Halid el-Hazzâ (Halid b. Mihran)
5. Ebu Muaviye Hüşeym b. Beşir es-Sülemî (Hüşeym b. Beşir b. el-Kasım b. Dinar)
6. Muhammed b. Kâmil el-Mervezî (Muhammed b. Kâmil)
Konular:
Yargı, Diyet miktarı
377 - فحدثنا محمد بن المنذر بن بكر البلخي، ثنا إبراهيم بن يوسف الكوفي، ثنا أسد بن عمرو، ح وحدثنا محمد بن يزيد، ثنا المسيب ابن إسحاق البخاري، ثنا أفلح بن محمد البخاري، ثنا أسد بن عمرو، وأخبرنا أحمد بن محمد الهمداني، نا أحمد بن عبد الله بن زياد، نا أيوب بن سليمان، نا أسد بن عمرو، ح وحدثنا عبد الله ابن أبي أحمد الطواويسي، نا محمد بن كامل، نا أسد بن عمرو، نا أبو حنيفة عن الحكم بن عتيبة، عن القاسم بن مخيمرة، عن شريح بن هانئ قال: سألت عائشة أأمسح على الخفين؟ قالت: إيت عليًا فاسأله، فإنه كان يسافر مع النبي صلى الله عليه وسلم قال شريح: فأتيت عليًا فقال لي: امسح.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
272388, EHM000377
Hadis:
377 - فحدثنا محمد بن المنذر بن بكر البلخي، ثنا إبراهيم بن يوسف الكوفي، ثنا أسد بن عمرو، ح وحدثنا محمد بن يزيد، ثنا المسيب ابن إسحاق البخاري، ثنا أفلح بن محمد البخاري، ثنا أسد بن عمرو، وأخبرنا أحمد بن محمد الهمداني، نا أحمد بن عبد الله بن زياد، نا أيوب بن سليمان، نا أسد بن عمرو، ح وحدثنا عبد الله ابن أبي أحمد الطواويسي، نا محمد بن كامل، نا أسد بن عمرو، نا أبو حنيفة عن الحكم بن عتيبة، عن القاسم بن مخيمرة، عن شريح بن هانئ قال: سألت عائشة أأمسح على الخفين؟ قالت: إيت عليًا فاسأله، فإنه كان يسافر مع النبي صلى الله عليه وسلم قال شريح: فأتيت عليًا فقال لي: امسح.
Tercemesi:
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebu Hanîfe, Müsned-i Ebu Hanîfe, Hakem b. Uteybe 377, 1/307
Senetler:
1. Ebu Hasan Ali b. Ebu Talib el-Hâşimî (Ali b. Ebu Talib b. Abdülmuttalib b. Haşim b. Abdümenaf)
2. Ebu Mikdam Şureyh b. Hâni el-Harisi (Şureyh b. Hâni b. Yezid b. Ka'b)
3. Ebu Urve Kasım b. Muhaymira el-Hemdani (Kasım b. Muhaymira)
4. Ebu Abdullah Hakem b. Uteybe el-Kindî (Hakem b. Uteybe)
5. Ebu Hanife Numan b. Sabit et-Teymi (Numan b. Sabit b. Zûtâ b. Mâh)
6. Ebu Münzir Esed b. Amr el-Becelî (Esed b. Amr b. Amir b. Abdullah)
7. Muhammed b. Kâmil el-Mervezî (Muhammed b. Kâmil)
8. İbn Ebu Ahmed Abdullah b. Muhammed et-Tavâvîsî (Abdullah b. Muhammed)
Konular: