Giriş

Bize Haşim Oğullarının azatlısı Ebu Said, ona Abbad b. Raşid, ona Hasan der ki: Biz Medine'de iken Ebu Hureyre bize Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Kıyamet günü amellerin hepsi gelir. Önce namaz gelir ve “Ya Rabbi! Ben namazım” der. Allah “Sen hayırlı bir amelsin” der. Ardından sadaka gelir ve “Ya Rabbi! Ben sadakayım” der. Allah “Sen hayırlı bir amelsin” der. Sonra oruç gelir ve “Ya Rabbi! Ben orucum” der. Allah “Sen hayırlı bir amelsin” der. Daha sonra diğer ameller bu şekilde gelirler, Allah da her seferinde onların her birine “Sen hayırlı bir amelsin” diye mukabelede bulunur. Sonra İslam gelir ve “Ya Rabbi! Sen Selam'sın ve ben de İslam'ım” der. Allah “Sen hayırlı bir amelsin, senin sebebinle bugün varlıkları cezalandırır ya da mükafatlandırırım” der. Nitekim Allah Teala Kitabı'nda “Kim İslam'dan başka bir din ararsa, kendisinden kabul edilmeyecek ve ahirette de pişmanlık duyanlardan olacaktır” (Ali İmran, 85) buyurmaktadır" [Ebu Abdurrahman der ki: Abbâd b. Râşid sikadır Ancak Hasan Ebu Hureyre'den hadis işitmemiştir.]


Açıklama: Abbâd b. Râşid'i İbn Maîn, Ebû Dâvud, Yakûb b. Süfyân, Akîlî, İbn Hibbân zayıf olarak kabul etmişlerdir. Nesâî ve İbn Berkî; leyse bi kavî demiştir. Buhârî şöyle demiştir; Abdurrahman b. Mehdî ondan rivâyette bulunmaktadır, Yahyâ el-Kattân ise onu terketmiştir. Ebû Hâtim; sâlihu'l-hadis demiştir. Ebu Hureyre ile Hasan-ı Basri arasında inkıta bulunmaktadır. Ebû Hureyre'den hadis işitmemiştir.

    Öneri Formu
46491 HM008727 İbn Hanbel, II, 363

Bize Müslim b. İbrahim, ona Abbad b. Raşid, ona Hasan, ona da Rasulullah'ın sahabesi Ahmer b. Cez' şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah (sav) secdeye gittiğinde pazularını epeyce açar, öyle ki biz, (bu zor durumdan dolayı) ona acırdık."


    Öneri Formu
6759 D000900 Ebu Davud, Salat, 153, 154

Bize Muhammed b. el-Müsenna, ona Ebu Âmir, ona Abbad b. Raşid, ona el-Hasan, ona Ma'kıl b. Yesar şöyle demiştir: "Benim bir kız kardeşim vardı. Onun için bana dünürlüğe geliniyordu. Amcamın oğlu da bana (dünürlüğe) geldi. Ben de onu kendisine nikahladım. Sonra onu ric'î talakla boşadı ve onu terk etti. (Kadının) iddeti sona erip de (onun adına) bana dünürlük edilmeye başlanınca bana (amcamın oğlu da) gelerek onu (benden) istedi. Ben de hayır vallahi hiçbir zaman onu (sana) nikahlamayacağım diye cevap verdim. Bunun üzerine şu âyet(-i kerime) nazil oldu: "Kadınları boyadığınız zaman bekleme sürelerini bitirdiler mi, kendi aralarında güzelce anlaştıkları takdirde (eski) kocalarıyla evlenmelerine engel olmayın..." Bunun üzerine yeminimin kefaretini ödeyerek onu onunla evlendirdim.


    Öneri Formu
11982 D002087 Ebu Davud, Nikah, 19, 20

Bize Ubeydullah b. Saîd, ona Ebu Âmir el-Akadî, ona Abbâd b. Râşid, ona Hasan, ona da Ma'kıl b. Yesar şöyle demiştir: Benim bir kız kardeşim vardı. Evlenmek üzere onu benden istemeye gelen olmuştu. Aynı hadis Bize İbrahim, Yunus'tan, o Hasan'dan, o da Makıl b. Yesâr'dan aktarmıştır. Bize Ebu Ma'mer, ona Abdulvaris, ona Yunus, ona da Hasan şöyle demiştir: Makıl b. Yesâr'ın kız kardeşinin eşi, onu boşadı ve iddet müddeti bitinceye kadar da ona dönmedi. Daha sonra tekrar onu velisinden (Ma'kil b. Yesâr'dan) istedi ama Ma'kil bu talebi reddetti. Bunun üzerine "iddetlerini bitirdiklerinde, aralarında meşru şekilde anlaşacak olurlarsa (kadınların) kocalarına dönmelerine engel olmayın" ayeti indi.(Bakara, 2/232)


    Öneri Formu
31646 B004529 Buhari, Tefsir, (Bakara), 40


Açıklama: Elbani bu hadisin hasen sahih olduğunu ifade etmişitr

    Öneri Formu
11033 İM000886 İbn Mâce, İkâmetu's-Salavât, 19


Açıklama: Hadis mütabileriyle birlikte sahihtir.

    Öneri Formu
74060 HM023617 İbn Hanbel, V, 382


    Öneri Formu
22150 D003331 Ebu Davud, Büyu', 3


    Öneri Formu
139485 BS002751 Beyhaki, Sünenü'l Kübra, II, 146