56 Kayıt Bulundu.
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Abdullah b. Nümeyr, ona Zekeriya, ona Firâs, ona Amir, ona Mesruk, ona da Aişe şöyle demiştir: "Peygamber'in (sav) eşleri O'nun yanında toplandı ve oraya gelmeyen kalmadı. Biraz sonra Fâtıma (r.anha) geldi. Onun yürüyüşü, sanki Rasulullah'ın (sav) yürüyüşü idi. (Hasta yatan) Peygamber (sav) 'Merhaba kızım' buyurdu, sonra onu soluna oturttu. Daha sonra, ona gizli bir şey söyledi Fâtıma ağladı. Daha sonra yine onunla gizli bir şey konuştu. Bu defa Fâtıma güldü. Ben Fâtıma'ya 'Seni ağlatan nedir?' diye sordum. O 'Ben Rasulullah'ın (sav) sırrını ifşa edemem' diye cevap verdi. Ben 'Bugün (gördüğüm) gibi hiçbir zaman bir üzüntüyle sevinci böyle yan yana görmedim' dedim. Fâtıma ağladığı zaman ben Ona 'Rasulullah (sav) bizden ayrı olarak sana özel bir şey mi söyledi ki bunun üzerine ağlıyorsun?' diyerek ne söylediğini Fâtıma'ya sordum. Fâtıma 'Ben Rasulullah'ın (sav) sırrını ifşa edecek değilim' dedi. Nihayet Peygamber (sav) vefat edince, ne söylediğini Fâtıma'ya sordum. Dedi ki: O, her yıl Cebrail'in kendisiyle bir defa Kur'an'ı mukabele ettiğini bu yıl iki defa mukabele ettiğini bana anlatıyordu. 'Ecelimin yaklaştığını sanıyorum. Benim ev halkımdan bana iltihak edecek ilk kişi sensin. Ben senin için ne güzel selefim' buyurdu. Bunun üzerine ağladım. Sonra bana gizli olarak 'Sen Müminlerin kadınlarının veya bu ümmetin kadınlarının büyüğü olmana razı olmaz mısın?' buyurdu. Ben bunun için güldüm."
Açıklama: 1. Selamlaşmak gibi merhabalaşmanın da sünnet olduğu bu hadîs-i şerîften anlaşılmaktadır. 2. "Merhab", genişliğe ve geniş yere denir ki, Araplar gelen misafire selamlaşmadan sonra «Merhaben ve sehlen» derler, Türkçe'de «merhaba» olarak kullanılır. Bu takdirde mânâsı: «Şen ve rahat yere geldiniz, rahat olunuz ve güven içinde bulununuz» demek olur. 3. Hz. Fatıma'nın (r.a.) konuşmasında, oturup kalkmasında ve daha birçok bakımdan Hz. Peygamber'e (s.a.v.) benzerliğini dile getiren hadisler mevcuttur. Bu da onlardan biridir, zira yürüyüşü Hz. Peygamber'in yürüyüşüne benzetilmiştir. 4. Hz. Peygamber (s.a.v.) Hz. Fatıma'yı (r.a.) çok sever, o eve geldiğinde ayağa kalkıp kendisini öper ve halini hatırını sorardı. Son hastalığında dahi Hz. Fatıma onu ziyarete geldiğinde kendisine hoşgeldin, merhaba demiş, onu öpmüş ve Hz. Fatıma'nın önce ağladığı sonra güldüğü meşhur konuşmayı yapmışlardır. 5. Bu hadis aynı zamanda kız çocuklarına iyi davranılması, onlara ayrımcılık yapılmaması gerektiğini en güzel şekilde gösteren hadislerdendir.