9 Kayıt Bulundu.
Bize Ebû Tâhir ez-Ziyâdî, ona Hâcib b. Ahmed et-Tûsî, ona Abdurrahim b. Münîb, ona Cerîr b. Abdülhamîd, ona Süheyl b. Ebu Salih, ona da babası (Ebu Salih Zekvân b. Abdullah), ona da Ebû Hureyre'nin rivayet ettiğine göre Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Onlarla karşılaştığınız zaman, selam vermeyi önce siz başlatmayın ve onları yolun dar yerinden yürümeye zorlayın." [Ebû Hureyre şöyle demiştir: 'Bu rivayet Hıristiyanlar hakkındadır; ancak biz onun müşrikler hakkında olduğunu düşünüyorduk.' Müslim (bu hadîsi), Züheyr b. Harb'in Cerîr'den rivâyet ettiği tarikle Sahîh'ine almıştır.]
Açıklama: Ehl-i kitap veya müşriklere önce selam vermek, mese Allah’ın selamını reddetmesi veya onunla alay etmesi ihtimalinden dolayı uygun görülmemiştir. m Onları yolun dar yerinden geçmeye zorlamak ise, muhtemelen bir güvenlik tedbiri olarak düşünülmüştür. Çünkü mü'min dar bir mekâna sıkıştırılacak olursa, tecavüze uğraması halinde kaçıp kurtulması zor olabilir. Hareket alanının geniş olması için de, kendisinin yolun geniş tarafını kullanması daha doğrudur.
Bize Ebû Tahir Muhammed b. Muhammed b. Mahmiş el-Fakîh, ona Hâcib b. Ahmed et-Tûsî, ona Abdurrahîm b. Münîb, ona Cerîr b. Abdulhamîd, ona Süheyl b. Ebî Salih, ona babası, ona da Ebû Hureyre (ra), Rasûlullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu rivâyet etti: "Cenâb-ı Hak sizin üç şeyinize razı olmuş, üç şeyinizden de hoşnut olmamıştır. Sizin Allah'a kulluk yapmanıza ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmamanıza, hep birlikte Allah'ın ipine sarılmanıza ve ayrılıp tefrikaya düşmemenize, ِCenâb-ı Hakk'ın yönetiminizi kendisine verdiği kişiye karşı samimi ve dürüst olmanıza razı ve hoşnut olmuştur. Sizin dedikodu yapmanızdan, çok soru sormanızdan ve malı gereksiz yere zayi etmenizden (savurganlık yapmanızdan) hoşnut olmamıştır." Atâ b. Yezîd el-Leysî şöyle dedi: Temîm ed-Dârî'nin (ra), Rasûlullah (sav) şöyle buyurdu dediğini işittim: "Şüphesiz din, samimiyet ve dürüstlüktür." Hz. Peygamber bu sözü üç defa tekrarladı. Kendisine; "- Kime karşı ey Allah'ın Rasûlü?" diye sordular. "- Allah'a karşı, Allah'ın kitabına karşı, müslümanların yöneticilerine karşı -yahut müslümanların yöneticilerine ve müslüman halka karşı dedi-." İlk rivâyeti Müslim Sahîh'inde, Züheyr b. Harb ve diğerleri vasıtasıyla Cerîr'den tahric etmiştir.