9 Kayıt Bulundu.
Bize Musa b. Mervan er-Rakkî, ona Ömer b. Eyyûb (el-Abdî), ona Cafer b. Burkan, ona Meymûn b. Mihrân, ona Miksem, ona da (abdullah) b. Abbas (r.anhümâ) şöyle rivayet etmiştir: Hz. Peygamber (sav) Hayber'i fethedince Hayberlilere (mevcut topraklarında kalmalarına karşılık) arazilerin, sarı ve beyaz, yani altın ve gümüş ne varsa hepsinin kendisine ait olmasını şart koştu. Hayberliler de “Bizler, araziyi işleme konusunu çok daha iyi biliriz. Çıkan (hurmanın) yarısının bizim, yarısının sizin olması şartıyla araziyi işlemek üzere bize verin” dediler. [Abdullah b. Abbas, Rasulullah'ın (sav) bu şartla araziyi onlara verdiğini söylemiştir.] Meyveleri toplama zamanı gelince Rasulullah (sav), İbn Ravâha'yı onlara gönderdi. İbn Ravâha, hurmaların miktarını Medinelilerin Hars dedikleri bir usulle, tahmini olarak tespit etti. Bilahare İbn Ravâha (ra) “Şu hurmalıklarda şu kadar şu kadar hurma vardır” dedi. Hayberliler ise “Bizim aleyhimize fazla bir rakam çıkardın, ey İbn Ravâha” dediler. İbn Ravâha da “O halde ben hurmayı tahminen hesaplar, söylediğim miktarın yarısını size veririm.” dedi. Bunun üzerine Hayberliler "Hak olan budur. Gök ve yer ancak bununla ayakta durur” dediler. Sonra da “Senin söylediğin miktarı almaya razıyız” dediler.
Bize Ahmed b. Humeyd, ona Muhammed b. Bişr, ona Abdullah b. el-Velîd, ona Ömer b. Eyyûb, ona Ebû İyâs şöyle rivayet etmiştir. Amr b. en-Numân'ın yanında misafirdim. Mus'ab b. Zübeyr'in elçisi ona Ramazan ayında iki bin dirhem getirdi ve "Emîr sana selam söylüyor" dedi ve ekledi "Biz şerefli hiç bir okuyucu iyilik yapmadan bırakmadık. Sen de bu aylık masrafın için bu iki bin dirhemden istifade et" dedi. Bunun üzerine Amr "Emir'e selam söyle ve şöyle dediğimi aynen ilet: Allah'a yemin olsun ki biz Kur'an'ı dünya ve onun dirhemi için okumadık.
Bize Eyyüb b. Muhammed er-Rakkî, ona Ömer b. Eyyüb, ona Cafer b. Burkan, ona Meymun b. Mihran, ona Miksem, ona da İbn Abbas şunları nakletmiştir: Rasulullah (sav) Hayber'i fethetti. (Fey olarak yani savaş yapmaksızın ele geçen) arazilerin, altın ve gümüşlerin mülkiyetini üzerine aldı. Hayber Yahudileri “biz ziraat işini sizden daha iyi biliriz. Çıkacak ürünlerin yarısı bizim, diğer yarısı sizin olmak şartıyla arazileri bize verin” dediler. [(İbn Abbas) bu şart üzere (Rasululah'ın Hayber arazilerini) yahudilere verdiğini söyledi.] Hurmaların toplanma ve hasat zamanı gelince Abdullah b. Revâha'yı onlara gönderdi. O da tahmini olarak kestirerek “bu hurmalar şu kadar gelir” dedi. Bunun üzerine Yahudiler “İbn Ravâha! Çok abarttın” dediler. O da “hurmaların ne kadar geleceğine dair tahmini ölçüyü belirleme yetkisi bana ait. Belirlediğim (toplam) ölçünün yarısını size vereceğim” dedi. Onlar da “işte bu hakkaniyettir. Yer ve gök onun ile ayakta durmaktadır. Dediğin ölçüye göre payımıza düşeni almaya razıyız” dediler.
Açıklama: Zaferan karışık kokular, sarıya çalmakta ve dokunulduğunda sarı renk, dokunana geçebilmekteydi. Bu şekilde koku sürünmek de o dönem için kadınlara ait bir alışkanlıktı. Hz. Peygamber (sav), söz konusu rengin kendisine geçmesinden kaçınmış olmalıdır. Zira aksi halde kadınlara benzeme durumu söz konusu olabilecektir.
Açıklama: Sahih li gayrihtir. Bu isnadı ise zayıftır.