8 Kayıt Bulundu.
Bize Harun b. Abdullah el-Hammal, ona İbn Ebu Füdeyk, ona el-Halil b. Abdullah, ona el-Hasan, ona da Ali b. Ebu Tâlib, Ebu'd-Derdâ, Ebu Hüreyre, Ebu Ümâme el-Bâhilî, Abdullah b. Ömer, Abdullah b. Amr, Câbir b. Abdullah ve İmrân b. el-Husayn'den rivayet edildiğine göre bu zatların hepsi Rasulullah'ın (sav): "Kim evinde oturup (yâni savaşa katılmayıp) da Allah yolunda (savaşanlarla) bir nafaka (mali yardım) gönderirse ona beher dirhem karşılığında yedi yüz dirhem (sevabı) vardır. Kim de Allah yolunda bizzat savaşır ve bu uğurda mal harcarsa ona beher dirhem karşılığında yedi yüz bin dirhem (sevabı) vardır" buyurduğunu sonra; "(...Ve Allah dilediğine kat kat (sevâb) verir...)" âyetini okuduğunu rivayet etmişlerdir.
Bize Harun b. Abdullah el-Hammal, ona İbn Ebu Füdeyk, ona el-Halil b. Abdullah, ona el-Hasan, ona da Ali b. Ebu Tâlib, Ebu'd-Derdâ, Ebu Hüreyre, Ebu Ümâme el-Bâhilî, Abdullah b. Ömer, Abdullah b. Amr, Câbir b. Abdullah ve İmrân b. el-Husayn'den rivayet edildiğine göre bu zatların hepsi Rasulullah'ın (sav): "Kim evinde oturup (yâni savaşa katılmayıp) da Allah yolunda (savaşanlarla) bir nafaka (mali yardım) gönderirse ona beher dirhem karşılığında yedi yüz dirhem (sevabı) vardır. Kim de Allah yolunda bizzat savaşır ve bu uğurda mal harcarsa ona beher dirhem karşılığında yedi yüz bin dirhem (sevabı) vardır" buyurduğunu sonra; "(...Ve Allah dilediğine kat kat (sevâb) verir...)" âyetini okuduğunu rivayet etmişlerdir.
Bize Harun b. Abdullah el-Hammal, ona İbn Ebu Füdeyk, ona el-Halil b. Abdullah, ona el-Hasan, ona da Ali b. Ebu Tâlib, Ebu'd-Derdâ, Ebu Hüreyre, Ebu Ümâme el-Bâhilî, Abdullah b. Ömer, Abdullah b. Amr, Câbir b. Abdullah ve İmrân b. el-Husayn'den rivayet edildiğine göre bu zatların hepsi Rasulullah'ın (sav): "Kim evinde oturup (yâni savaşa katılmayıp) da Allah yolunda (savaşanlarla) bir nafaka (mali yardım) gönderirse ona beher dirhem karşılığında yedi yüz dirhem (sevabı) vardır. Kim de Allah yolunda bizzat savaşır ve bu uğurda mal harcarsa ona beher dirhem karşılığında yedi yüz bin dirhem (sevabı) vardır" buyurduğunu sonra; "(...Ve Allah dilediğine kat kat (sevâb) verir...)" âyetini okuduğunu rivayet etmişlerdir.