18880 Kayıt Bulundu.
Bize Kuteybe, ona Süfyân, ona da Zührî, Ebu Ümâme b. Sehl’in şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Medine’nin civarında yaşayan halktan bir kadın hastalanmıştı. Hz. Peygamber (sav), insanlar arasında hasta ziyaretini en iyi yapan kişiydi. 'Bu kadın vefat ederse bana haber verin' buyurdu. Kadın bir gece öldü, sahâbe de Hz. Peygamber'e (sav) haber vermeden onu toprağa verdiler. Sabah olunca Rasulullah (sav) kadını sordu. Kendisine 'Ey Allah’ın Rasulü! Seni uyandırmak istemedik (biz defnettik)' dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav), kadının kabrine gitti ve üzerine dört tekbir getirerek cenaze namazını kıldı."
Bize Hennad b. Seriy, ona Ebu Ahvas, ona Ata b. Saib, ona İkrime, ona da İbn Abbas'dan (ra) şöyle rivayet etmiştir: Ölmek üzere olan küçük bir kız çocuğu Rasulullah'a (sav) getirildi. Rasulullah (sav) da onu kucağına aldı ve elini onun üzerine koydu. Çocuk Resulullah'ın (sav) önündeyken ruhunu teslim etti. Bunun üzerine Ümmü Eymen ağlamaya başladı. Rasulullah (sav) ona dedi ki "Ey Ümmü Eymen! Rasulullah (sav) yanında iken niçin (sesli bir şekilde) ağlıyorsun?" Ümmü Eymen de, 'Rasulullah (sav) ağlarken ben niçin ağlamayayım'dedi. Rasulullah (sav), "Ben (yüksek sesle) ağlamıyorum fakat o (sessiz ağlayarak gözden yaş akması) rahmet duygusunun eseridir" diyerek şöyle buyurdu: "Mümin daima hayır üzeredir, vücudundan ruhu çıkarılırken bile Allah'a hamd eder."
Bize Hennâd, ona Ebu Zübeyd Abser b. Kasım, ona Mutarrif, ona Âmir, ona Şureyh b. Hânî ona da Ebu Hureyre, Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Kim Allah'a kavuşmayı arzu ederse, Allah da ona kavuşmayı arzu eder. Kim Allah'a kavuşmayı arzu etmezse Allah da ona kavuşmayı arzu etmez" buyurdu. [Râvi Şureyh anlatıyor]: Aişe'ye gelip şöyle dedim: Ey müminlerin annesi! Ebu Hureyre'nin Hz. Peygamber'den (sav) rivayet ettiği bir hadis işittim. Eğer dediği gibi ise helak olduk demektir!. O da; Hz. Peygamber (sav) ne buyurmuş ki? dedi. (Ben de şöyle cevap verdim:) Ebu Hureyre Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu söyledi: "Kim Allah'a kavuşmayı arzu ederse, Allah da ona kavuşmayı arzu edir. Kim Allah'a kavuşmayı arzu etmezse Allah da ona kavuşmayı arzu etmez!". Oysa hiç birimiz kesinlikle ölümü arzu etmeyiz. Bunun üzerine Hz. Âişe (r. anhâ) şöyle dedi: Onu Hz. Peygamber (sav) söylemiştir. Ama anlamı senin sandığın gibi değildir! Göz bir yere dikip kaldığında, göğüs kalkıp kalkıp indiğinde, beden titrediğinde, işte bu esnada kim Allah'a kavuşmayı arzu ederse, Allah da ona kavuşmayı arzu eder. Kim de Allah'a kavuşmayı arzu etmezse, Allah da ona kavuşmayı arzu etmez.
Bize İshak b. İbrahim, ona Abdürrezzak, ona Mamer, ona Sabit, ona da Enes b. Malik şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah'ın (sav) vefatı üzerine Hz. Fatıma ağladı ve şöyle dedi: Ey Rabbinden aldığı emirle O'na yaklaşan babacığım! Ey Cibril'e ölümünü haber verdiğimiz babacığım! Ey barınağı Firdevs Cenneti olan babacığım"