Giriş

Bize Muhammed b. Rumh el-Mısrî, ona el-Leys b. Sa'd, ona İbn ihab, ona Urve, ona da Âişe (r.anha) şöyle demiştir:

"Mahzûm oğulları kabilesinden hırsızlık eden kadının durumuna Kureyş çok üzüldü ve 'bu kadın hakkında Rasulullah (sav) ile kim konuşabilir' diye soruşturdular, sonunda 'Bunu Rasulullah (sav) ile ancak onun sevdiği olan Usame b. Zeyd konuşmaya cesaret edebilir?' dediler. Usame de (kadının affı veya cezasının paraya çevrilmesi için) Hz. Peygamber (sav) ile konuştu. Rasulullah (sav) 'Sen Allah'ın (koyduğu) hadlerinden birisinin (terkedilmesi) hakkında mı aracı oluyorsun?' diyerek onu kınadı. Sonra kalktı ve (halka) yüksek sesle hitabede bulunarak 'ey insanlar, Sizden öncekiler -İsrail oğulları- kuvvetli adam aralarında hırsızlık ettiği zaman onu cezalandırmayı terk ettikleri, zayıf adam aralarında hırsızlık ettiği zaman da ona had cezası uyguladıkları için helak oldular. Allah'a and olsun ki eğer Muhammed'in kızı Fâtıma da çalmış olsa şüphesiz ben onun da elini keserdim' buyurdu."

Muhammed b. Rumh der ki: Ben Leys b. Sa'd'ı “Allah, Hz. Peygamber'in (sav) kızı Fâtıma'yı hırsızlık etmekten şüphesiz korumuştur” sözünü söylerken işittim. Her Müslüman da bunu söylemelidir.


    Öneri Formu
27214 İM002547 İbn Mâce, Hudûd, 6