Öneri Formu
Hadis Id, No:
27494, B006956
Hadis:
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ جَعْفَرٍ عَنْ أَبِى سُهَيْلٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ طَلْحَةَ بْنِ عُبَيْدِ اللَّهِ أَنَّ أَعْرَابِيًّا جَاءَ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثَائِرَ الرَّأْسِ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَخْبِرْنِى مَاذَا فَرَضَ اللَّهُ عَلَىَّ مِنَ الصَّلاَةِ فَقَالَ « الصَّلَوَاتِ الْخَمْسَ ، إِلاَّ أَنْ تَطَوَّعَ شَيْئًا » . فَقَالَ أَخْبِرْنِى بِمَا فَرَضَ اللَّهُ عَلَىَّ مِنَ الصِّيَامِ قَالَ « شَهْرَ رَمَضَانَ ، إِلاَّ أَنْ تَطَوَّعَ شَيْئًا » . قَالَ أَخْبِرْنِى بِمَا فَرَضَ اللَّهُ عَلَىَّ مِنَ الزَّكَاةِ قَالَ فَأَخْبَرَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم شَرَائِعَ الإِسْلاَمِ . قَالَ وَالَّذِى أَكْرَمَكَ لاَ أَتَطَوَّعُ شَيْئًا وَلاَ أَنْقُصُ مِمَّا فَرَضَ اللَّهُ عَلَىَّ شَيْئًا . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « أَفْلَحَ إِنْ صَدَقَ » . أَوْ « دَخَلَ الْجَنَّةَ إِنْ صَدَقَ »
. وَقَالَ بَعْضُ النَّاسِ فِى عِشْرِينَ وَمِائَةِ بَعِيرٍ حِقَّتَانِ . فَإِنْ أَهْلَكَهَا مُتَعَمِّدًا ، أَوْ وَهَبَهَا أَوِ احْتَالَ فِيهَا فِرَارًا مِنَ الزَّكَاةِ ، فَلاَ شَىْءَ عَلَيْهِ .
Tercemesi:
Bize Kuteybe, ona İsmail b. Cafer, ona Ebu Suheyl, ona babası, ona Talha b. Ubeyydullah’ın rivayet ettiğine göre, bir bedevi saçı başı dağınık bir halde Rasulullah’ın (sav) huzuruna geldi ve: Ey Allah’ın Rasulü, bana Allah’ın farz kıldığı namazların neler olduğunu haber ver, dedi. Rasulullah (sav): “Farz namazlar beştir, senin nafile olarak bir şeyler kılman müstesnâ.” Buyurdu.
Bu sefer: Allah’ın bana farz kıldığı orucun ne olduğunu haber ver, dedi. Allah Rasulü: “Ramazan ayı orucudur, nafile oruç tutman müstesnâ” buyurdu.
Bedevi: Allah’ın bana farz kılmış olduğu zekâtın ne olduğunu söyle, dedi. (Talha) dedi ki: Rasulullah (sav): Böylece İslam’ın temel hükümlerini ona bildirdi. Adam dedi ki: Sana lütuf ve ikramda bulunana yemin ederim ki, nafile olarak hiçbir şey yapmayacağım ve Allah’ın bana farz kıldığından da eksik bir şey yapmayacağım. Bu sefer Rasulullah (sav): “Eğer sözünde durursa iflâh olur (kurtulur)” buyurdu. -Ya da: “Eğer sözünde durursa cennete girer” buyurmuş da olabilir.-
Bazı kimseler de şöyle demiştir: Yüz yirmi devede iki hıkka (üç yaşını bitirip dört yaşına basmış deve) zekât vardır. Eğer kastî olarak (zekât verme vakti gelmeden) onları (kesmek suretiyle) telef edecek yahut hibe edecek yahut da zekâttan kaçmak maksadıyla bir hileye başvuracak olursa ona hiçbir şey düşmez.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Hıyel 3, 2/661
Senetler:
1. Ebu Muhammed Talha b. Ubeydullah el-Kuraşî (Talha b. Ubeydullah b. Osman b. Amr b. Ka'b)
2. Malik b. Ebu Amir el-Asbahî (Malik b. Amir b. Haris b. Gaymân)
3. Ebu Süheyl Nafi' b. Malik et-Teymî (Nafi' b. Malik b. Amr b. Haris)
4. Ebu İshak İsmail b. Cafer el-Ensarî (İsmail b. Cafer b. Ebu Kesir)
5. Ebu Recâ Kuteybe b. Said es-Sekafi (Kuteybe b. Said b. Cemil b. Tarif)
Konular:
İhlas, ihlas ve samimiyet
İslam, İslamın Şartları
Sahabe, sünneti sorarak öğrenmeleri
Zekat, hangi mallardan, ve ne kadar verileceği