1 Kayıt Bulundu.
Bize Muhammed b. Selâm, ona İbn Fudayl, ona Husayn, ona Şakîk, ona da Mesrûk şöyle demiştir:
Ben Âişe'nin annesi Ümmü Rûmân'a, Âişe hakkında yapılan iftira ve dedikoduyu (İfk Hadisesini) sordum, şöyle dedi: Âişe ile birlikte otururken, yanımıza Ensar'dan bir kadın girdi ve “Allah falancanın cezasını versin” dedi. Ümmü Rûmân der ki: Ben o kadına “Sen neden 'Allah falancanın cezasını versin' diyorsun?” dedim, kadın “Çünkü o, iftirayı oradan oraya taşıyıp yaydı” dedi. Bunun üzerine Âişe “Bu adam hangi sözü (iftirayı) yaydı?” dedi. O kadın da, olan biteni Âişe'ye haber verdi. Âişe “Ebu Bekir ve Rasulullah (sav) de bu sözleri duydu mu?” diye sordu. Ümmü Rûmân “Evet” dedi. Bunun üzerine Âişe bayıldı. Daha sonra yüksek ateşli bir şekilde titreme nöbeti ile uyandı. Hz. Peygamber (sav) geldi ve "Âişe'nin nesi var?" diye sordu. Ümmü Rûmân der ki: Ben “Âişe, hakkında konuşulan iftiradan dolayı, sıtma hastalığına yakalandı” dedim. Âişe kalkıp oturdu ve “Eğer ben size bu söyleneni yapmadım diye yemin etsem, inanmayacaksınız. Eğer özür beyan etsem, özrümü kabul etmeyeceksiniz. Bu durumda benimle sizin örneğiniz, Yakup Peygamber ile oğullarının durumu gibidir. "Ne diyeyim, sizin bu anlattıklarınız karşısında yardımına sığınacağım tek merci yalnız Allah’tır!" Yûsuf: 18)” dedi. Sonra Peygamber (sav) oradan ayrıldı, Allah da (Âişe'nin suçsuz olduğuna dair) ayetlerini indirdi. Peygamber (sav) bunu Âişe'ye haber verdi. Âişe “sadece Allah'a hamdolsun, başka kimseye değil” dedi.