1 Kayıt Bulundu.
Bize Hasan b. Ali, ona Abdürrezzak, ona İbn Cüreyc, ona Ebu Zübeyir, ona Ebu Hureyre'nin amcaoğlu Abdurrahman b. Samit, ona da Ebu Hureyre (ra) şöyle demiştir:
"Eslem kabilesinden bir adam (Maiz b. Malik) Rasulullah'a (sav) gelip, bir kadınla haram ilişkide bulunduğuna dört kez şehadette bulundu. Her seferinde Rasulullah ondan yüz çeviriyordu. Beşinci seferde ona döndü ve “onunla ilişkiye girdin mi?” dedi. Maiz “evet” dedi. Rasulullah (sav) “Sendeki şu (âlet) ondakinde kayboluncaya kadar mı?” dedi, Adam “Evet” dedi. Hz. peygamber (sav) “Milin, sürme kabında ve kova ipinin kuyuda kaybolduğu gibi mi?” diye sordu, adam “Evet” dedi. Rasulullah (sav) “Zinanın ne olduğunu biliyor musun?” buyurdu. Adam “Evet, insanın hanımı ile helâl olarak yaptığını ben onunla haram olarak yaptım” dedi. Hz. Peygamber (sav) “Bu sözle ne demek istiyorsun?” buyurdu. Adam “Beni temizlemeni istiyorum” dedi. Bunun üzerine Rasulullah emretti ve (Maiz) recmedildi. Rasulullah (sav), ashabından birisinin diğerine “şu adama bak! Allah onu gizlemişken nefsi onu bırakmadı da köpek taşlanır gibi taşlandı” dediğini duydu. Hiç ses çıkarmadı, sonra bir müddet yürüdü ve ayağını dikmiş bir eşek leşine rastladı ve “Falan ve falan neredeler?” diye sordu. Onlar “biziz ey Allah'ın Rasulü” dediler. Hz. Peygamber (sav) “İnip şu eşeğin leşinden yiyiniz” buyurdu. Adamlar “Ey Allah'ın Nebisi! Bundan kim yiyebilir ki?” dediler. Rasulullah (sav) “Sizin az önce kardeşinizin ırzına sataşmanız, bunu yemekten daha şiddetlidir. Canım elinde olan (Allah'a) yemin ederim ki o şimdi Cennet nehirlerine dalmaktadır” buyurdu."