Öneri Formu
Hadis Id, No:
31954, B004650
Hadis:
حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ عَبْدِ الْعَزِيزِ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يَحْيَى حَدَّثَنَا حَيْوَةُ عَنْ بَكْرِ بْنِ عَمْرٍو عَنْ بُكَيْرٍ عَنْ نَافِعٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ - رضى الله عنهما - أَنَّ رَجُلاً جَاءَهُ فَقَالَ يَا أَبَا عَبْدِ الرَّحْمَنِ ، أَلاَ تَسْمَعُ مَا ذَكَرَ اللَّهُ فِى كِتَابِهِ ( وَإِنْ طَائِفَتَانِ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ اقْتَتَلُوا ) إِلَى آخِرِ الآيَةِ ، فَمَا يَمْنَعُكَ أَنْ لاَ تُقَاتِلَ كَمَا ذَكَرَ اللَّهُ فِى كِتَابِهِ . فَقَالَ يَا ابْنَ أَخِى أَغْتَرُّ بِهَذِهِ الآيَةِ وَلاَ أُقَاتِلُ أَحَبُّ إِلَىَّ مِنْ أَنْ أَغْتَرَّ بِهَذِهِ الآيَةِ الَّتِى يَقُولُ اللَّهُ تَعَالَى ( وَمَنْ يَقْتُلْ مُؤْمِنًا مُتَعَمِّدًا ) إِلَى آخِرِهَا . قَالَ فَإِنَّ اللَّهَ يَقُولُ ( وَقَاتِلُوهُمْ حَتَّى لاَ تَكُونَ فِتْنَةٌ ) . قَالَ ابْنُ عُمَرَ قَدْ فَعَلْنَا عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذْ كَانَ الإِسْلاَمُ قَلِيلاً ، فَكَانَ الرَّجُلُ يُفْتَنُ فِى دِينِهِ ، إِمَّا يَقْتُلُوهُ وَإِمَّا يُوثِقُوهُ ، حَتَّى كَثُرَ الإِسْلاَمُ ، فَلَمْ تَكُنْ فِتْنَةٌ ، فَلَمَّا رَأَى أَنَّهُ لاَ يُوَافِقُهُ فِيمَا يُرِيدُ قَالَ فَمَا قَوْلُكَ فِى عَلِىٍّ وَعُثْمَانَ . قَالَ ابْنُ عُمَرَ مَا قَوْلِى فِى عَلِىٍّ وَعُثْمَانَ أَمَّا عُثْمَانُ فَكَانَ اللَّهُ قَدْ عَفَا عَنْهُ ، فَكَرِهْتُمْ أَنْ يَعْفُوَ عَنْهُ ، وَأَمَّا عَلِىٌّ فَابْنُ عَمِّ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَخَتَنُهُ . وَأَشَارَ بِيَدِهِ وَهَذِهِ ابْنَتُهُ أَوْ بِنْتُهُ حَيْثُ تَرَوْنَ .
Tercemesi:
Bize Hasan b. Abdülaziz, ona Abdullah b. Yahya, ona Hayve, ona Bekir, ona Amr, ona Bükeyr, ona da Nâfi' şöyle demiştir:
"Bir adam İbn Ömer'e (ra) geldi ve: 'Ey Ebu Abdurrahman! Allah'ın kendi Kitâb'ında zikrettiği şu ayeti duymuyor musun: (Eğer müminlerden iki gurup birbirleriyle vuruşurlarsa...) (Hucurât, 49/9) Allah'ın kendi Kitâb'ında zikrettiği halde seni Müslümanlar arasındaki savaşa katılmaktan men eden şey nedir?' diye sordu. İbn Ömer de: 'Ey kardeşim oğlu! Okuduğun bu ayeti delil edinip savaşmaktansa Allah'ın, içinde büyük tehditlere yer verdiği şu ayeti delil getirip onunla amel etmem, bana daha sevimlidir: 'Kim bir mümini kasten öldürürse cezası, içinde ebedi kalacağı cehennemdir. Allah ona öfkelenmişti, ona lanet etmiştir ve ona çok büyük bir azâb hazırlamıştır.' (Nisâ, 4/93). Bu cevap üzerine o kimse şöyle dedi: 'Şübhesiz ki Allah: (Bir fitne kalmayıncaya ve din tamamen Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın...) buyuruyor.' Dedi
Bunun üzerine İbn Ömer de şöyle cevap verdi: 'Biz, Rasulullah (sav) zamanında Müslümanlar sayıca azken o savaşı müşriklere karşı yapmıştık. O zaman kişi dini hususunda fitneye, musibete uğratılır ve ona baskı yapılırdı. Müşrikler ya onu öldürürler ya da onu sımsıkı bağlarlardı. Nihayet Müslümânlar çoğaldı, artık hiçbir fitne kalmadı.' Bunun üzerine o (Haricî) kişi, İbn Ömer'in, savaş konusunda kendisiyle aynı görüşte olmadığını görünce şöyle dedi: 'Peki, Ali ve Osman hakkındaki görüşün nedir?' dedi. İbn Ömer de: 'Ali ve Osman hakkındaki görüşüme gelince: Allah, Osman'ı affetmiştir. Fakat siz onu affetmek istemediniz. Ali'ye gelince: O, Rasulullah'ın amcasının oğlu ve kızının kocasıdır. -Eliyle Fâtıma'nın mezarına işaret ederek-: İşte şu, Peygamber'in kızıdır, veya O'nın kızı işte gördüğünüz yerdedir.' Dedi."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Tefsîr 5, 2/189
Senetler:
1. İbn Ömer Abdullah b. Ömer el-Adevî (Abdullah b. Ömer b. Hattab)
2. Nafi' Mevlâ İbn Ömer (Ebu Abdullah Nafi')
3. Ebu Abdullah Bükeyr b. Abdullah el-Kuraşî (Bükeyr b. Abdullah b. Eşec)
4. Bekir b. Amr el-Meafirî (Bekir b. Ömer)
5. Ebu Zür'a Hayve b. Şurayh et-Tücîbî (Hayve b. Şurayh b. Safvan b. Malik)
6. Ebu Yahya, Abdullah b. Yahya el-Meâfirî (Abdullah b. Yahya)
Konular:
Fitne, Fesat, İfsat, fitnecilik, bozgunculuk
Savaş, müslümanlarla