Giriş

Bize Abdüsselâm b. Mutahhir, ona Ömer b. Ali, ona Ma'n b. Muhammed el-Ğifârî, ona Said b. Ebu Said el-Makburî, ona da Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu:
"Din kolaydır; dini zorlaştırmaya çalışana (din), galip gelir. Dosdoğru olun, (ibadetlerle Allah'a) yaklaşın, müjdeleyin. Sabahleyin, akşamleyin ve gecenin bir kısmında (Allah'tan) yardım dileyin."


Açıklama: Kültürümüzde Hadisler projesini ilgilendiren kısım: الدِّينَ يُسْرٌ

    Öneri Formu
1093 B000039 Buhari, İman, 29

Bize Muhammed b. Müsennâ, ona Yahya, ona Hişâm, ona babası (Urve b. Zübeyr), ona da Aişe şöyle rivayet etmiştir: Yanımda bir kadın varken Rasulullah (sav) yanıma girdi ve "Bu (kadın) kim?" buyurdu. Hz. Aişe
"Geceleri uyumayan falan kimse" dedi. Hz. Aişe, kadının namazından söz etti. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) "Bu sözü namazlarından söz etmeyi bırak! Daima elinizden gelecek şeyleri yapınız. Yoksa Allah'a yemin olsun ki, siz usanmadıkça Allah usanmaz" buyurdu. (Hz. Aişe dedi ki) Rasulullah’ın (sav) en çok sevdiği ibadet, kişinin sürekli yaptığı idi."


Açıklama: İfrat ve tefritten yani aşırılıktan ve boş vermişlikten uzak bir ibadet hayatının vurgulandığı bu rivayette hayatımızdaki her işte olduğu gibi ibadetlerde de itidalin yani ölçülü davranmanın temel bir ilke olduğu vurgulanmaktadır. "Siz bıkana dek Allah bıkmaz" ifadesi, "Siz ibadet etmekten usanıp bıkmadıkça Allah ecir ve sevap vermeyi bırakmaz!" anlamındadır.

    Öneri Formu
1114 B000043 Buhari, İman, 32

Bize Amr b. Hâlid, ona Züheyr, ona Ebu İshak, el-Berâ’nın şöyle anlattığını rivayet etti:
"Hz. Peygamber (sav) Medine’ye ilk geldiğinde Ensâr'dan olan dedelerinin (Berâ, ya da Ensâr’dan dayıları dedi) yurduna misafir oldu. On altı veya on yedi ay Beytü’l-Makdis’e doğru namaz kıldı. Halbuki kıblesinin Beytü’l-Harâm’a doğru olmasını arzu ediyordu. Kâ’be’ye yönelerek ilk kıldığı namaz, ikindi namazı olmuştu. Bir cemaat de onunla birlikte kıldı. Hemen ardından Rasul-i Ekrem’le (sav) birlikte namaz kılanlardan biri çıktı. Mescidin birinde namaz kılmakta olan bir cemaate rast geldi. Onlara 'Rasulullah ile (sav) birlikte Mekke’ye doğru namaz kıldığıma Allah için şehâdet ederim' deyince (namazlarını bozmadan) oldukları gibi Beytullah’a döndüler. Rasulullah (sav) Beytu'l-Makdis'e doğru namaz kıldığı zamanlarda Yahûdîler ve Hırıstiyanlar O'ndan memnundular. Kâ’be'ye doğru yüzünü döndürünce, bu fiilini beğenmediler."
Züheyr’in Ebu İshak’tan nakline göre Berâ bu hadisinde şöyle demiştir: "Kıble Beytullah’a çevrilmeden önce, ilk kıbleye doğru namaz kılarak vefat etmiş, öldürülmüş kimseler de vardı. Bunlar hakkında nasıl bir hüküm vereceğimizi bilemedik. Bunun üzerine Yüce Allah 'Allah imanınızı asla zayi edecek değildir' (el-Bakara 2/143) mealindeki âyeti indirdi."


    Öneri Formu
1100 B000040 Buhari, İman, 30

İmâm Mâlik’e Zeyd ibn Eslem, ona Atâ b. Yesâr, ona da Ebu Said el-Hudrî, Hz. Peygamber’in şöyle buyurduğunu rivayet etti:
"Bir kul, müslüman olur ve İslamını güzelleştirirse, Allah onun daha önce işlemiş olduğu her günahı bağışlar. Ondan sonra sıra kısasa gelir. İyilikler, on kattan yedi yüz kata kadar; kötülüğe ise misliyle karşılık verilir. Ancak Allah affederse, o karşılık da verilmez."


Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Malik b. Enes arasında inkita vardır.

    Öneri Formu
1106 B000041 Buhari, İman, 31

Bize İsmail, ona Malik, ona İbn Şihâb, ona Humeyd b. Abdurrahman, ona da Ebu Hureyre, Rasul-i Ekrem’in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
"İnanarak ve karşılığını Allah’tan umarak Ramazan'ı değerlendiren kişinin geçmiş günahları bağışlanır."


    Öneri Formu
1083 B000037 Buhari, İman, 27

Bize İbn Selâm, ona Muhammed b. Fudayl, ona Yahya b. Said, ona Ebu Seleme, ona Ebu Hüreyre Rasul-i Ekrem’in şöyle buyurduğunu rivayet etti:
"Her kim, Ramazan orucunu, inanarak ve mükâfatını umarak tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır."


    Öneri Formu
1085 B000038 Buhari, İman, 28

Bize İshak b. Mansur, ona Abdurrezzak, ona Ma’mer, ona Hemmâm, ona da Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre Rasul-i Ekrem (sav) şöyle buyurdu:
"Sizden biri İslâmını güzelleştirirse, yapacağı her bir iyiliğe karşılık kendisine on kattan yedi yüz kata kadar sevap yazılır; yapacağı her bir kötülüğe karşılık bir günah yazılır."


    Öneri Formu
1110 B000042 Buhari, İman, 31

Bize Müslim b. İbrahim, ona Hişâm, ona Katâde, ona Enes Rasul-i Ekrem’in şöyle dediğini rivayet etti:
"Lâ ilâhe illallah deyip de kalbinde bir arpa ağırlığınca hayır (iman) bulunan kimse cehennemden çıkacaktır. Lâ ilâhe illallah deyip de kalbinde bir buğday ağırlığınca hayır bulunan kimse cehennemden çıkacaktır. Lâ ilâhe illallah deyip de kalbinde bir zerre ağırlığınca hayır bulunan kimse cehennemden çıkacaktır."
Ebu Abdullah (el-Buhârî) şöyle dedi: Ebân’nın Katâde vasıtası ile Enes’ten nakline göre Hz. Peygamber hadiste geçen 'hayırdan' kelimesi yerine 'imandan' ifadesini kullanmıştır.


    Öneri Formu
1115 B000044 Buhari, İman, 33

Bize Hasen b. Sabbâh, ona Cafer b. Avn, ona Ebu Umeys, ona Kays b. Müslim, ona Tda ârık b. Şihâb şöyle rivayet etti:
"Yahudilerden birisi Ömer b. el-Hattâb’a 'Ey Mü’minlerin Emiri! Sizin Kitabınızda okumakta olduğunuz bir âyet var ki, biz Yahudi topluluğuna nazil olmuş olaydı, o günü bayram edinirdik' dedi. Ömer 'Hangi âyettir o?' diye sordu. Yahudi 'Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim, size nimetimi tamamladım, sizin için din olarak İslâmiyet’i beğendim' (el-Mâide 5/3) mealindeki âyettir cevabını verdi. Bunun üzerine Ömer 'Biz bu âyetin indiği günü de, yeri de biliyoruz (kıymetini takdir ediyoruz). Bu âyet, Peygamber’e (sav) bir cuma günü Arafat’ta vakfe yaparken nazil olmuştur' dedi."


    Öneri Formu
1117 B000045 Buhari, İman, 33

Bize İsmail, ona Mâlik b. Enes, ona amcası Ebu Süheyl b. Mâlik, ona babası Talha b. Ubeydullah’ın şöyle anlattığını rivayet etti:
"Necd ahalisinden saçı başı darmadağın (fakir) bir kimse, Rasulullah’a (sav) geldi. Uzaktan sesi duyuluyor, fakat ne söylediği anlaşılmıyordu. Nihayet Rasulullah’a yaklaştı, bir de baktık ki İslâm’ın ne olduğunu soruyor. Bu soruya Rasulullah (sav) 'Bir gün bir gece içinde beş namaz' cevabını verdi. O kişi 'Üzerimde bunun dışında başka bir yükümlülük olacak mı?' diye sordu. Rasul-i Ekrem 'Hayır, gönüllü olarak kılmak istersen o başka' buyurdu. Ondan sonra Rasul-i Ekrem 'Bir de ramazan orucu var' buyurdu. O kişi 'Üzerimde bunun dışında başka bir yükümlülük olacak mı?' diye sordu. Rasulullah (sav) 'Hayır, gönüllü olarak tutmak istersen o ayrı' cevabını verdi. Talha der ki: Rasulullah (sav), ona zekâttan söz etti. Soruyu soran kişi 'Üzerimde bunun dışında başka bir yükümlülük olacak mı?' diye sordu. Yine Rasul-i Ekrem 'Hayır, gönüllü olarak vermek istersen o senin bileceğin şeydir' cevabını verdi. Bunun üzerine o kişi 'Yemin ederim bundan ne fazla ne eksik yapmam' diyerek arkasını dönüp gitti. Bunu duyunca Rasulullah (sav) 'Eğer doğru söylüyorsa kurtuluşa erdi' dedi."


    Öneri Formu
1118 B000046 Buhari, İman, 34