1 Kayıt Bulundu.
Bize Muhammed b. Müsenna, ona İbn Ebu Adiyy, ona Said, ona Katade, ona Enes b. Malik, ona da -muhtemelen- kendi kavminden bir adam olan Malik b. Sa'saa'nın rivayetine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Ben Kâbe'de uyku ile uyanıklık arasında iken (karşımda duran) üç kişiden birinin, ortada olanının bir şeyler dediğini işittim. Sonra yanıma geldiler. Beni aldılar. İçinde zemzem suyu olan bir tas getirdiler. Göğsümü şuraya kadar yardılar." Râvi Katade der ki: Yanımdakine bunun anlamını sordum. 'Karnının altına kadar' diye cevap verdi. Hz. Peygamber (sav) şöyle devam etti:
"Kalbimi yerinden çıkarıp zemzem suyu ile yıkadılar. Sonra tekrar yerine koydular. İçi iman ve hikmetle dolmuştu. Derken Burak adında beyaz bir binek hayvanı getirildi. Eşekten irice, katırdan küçük bir hayvandı. Adımı attığı zaman gözünün gördüğü en son noktaya ulaşıyordu. Bu hayvanın üstüne bindim. Oradan ayrıldık ve dünyanın semasına ulaştık. Cebrail orada kapının açılmasını istedi. Ona 'kimdir O?' diye sordular. 'Cebrail' diye cevap verdi. 'Yanındaki kimdir?' diye sordular. 'Muhammed' diye cevap verdi. 'O gönderildi mi?' diye sordular. 'Evet, gönderildi' diye cevap verdi. Sonra kapıda bekleyen bize kapıyı açtı ve 'hoş geldiniz, safa getirdiniz' dedi. Bundan sonra Adem'in (as) yanına gittik." Sonra hadisteki olayı anlattı ve İkinci semada İsa (as) ile Yahya'yı (as), üçüncü semada Yusuf'u (as), dördüncü semada İdris'i (as) ile, beşinci semada Harun'u (as) ile gördüğünü söyledi, ardından şöyle devam etti:
"Sonra oradan ayrılıp altıncı semaya geldik. Orada Musa'nın (as) yanına geldim. Ona selam verdim. 'Her işi güzel olan kardeşim, güzel Peygamber hoş geldin' dedi. Onun yanından ayrılınca ağladı. Neden ağladığı sorulunca 'Rabbim! Onu benden sonra gönderdin. Ama onun ümmetinden cennete gireceklerin sayısı benim ümmetimden gireceklerden daha fazla' dedi. Sonra oradan ayrıldık ve yedinci semaya geldik. Orada İbrahim'in (as) yanına gittim." Hadisi nakleden ravi şöyle der ki: Hz. Peygamber orada dört nehir gördüğünü anlattı. Bu nehirlerin kaynağında ikisi açık ikisi gizli dört nehir çıkıyordu. Hz. Peygamber (sav) şöyle devam etti:
"Ben 'Ey Cebrail! Bu nehirler nedir?' diye sordum. 'Gizli olan iki nehir cennetteki iki nehirdir. Açık olanlar ise Nil ve Fırat'tır' diye cevap verdi. Sonra Beytu'l-Ma'mûr bana gösterildi. 'Ey Cebrail! Bu nedir?' diye sordum. 'Bu Beytü'l-Ma'mûr'dur. Her gün ona yetmiş bin melek girer. Oradan çıktıklarında bir daha geri gelmezler' dedi. Daha sonra bana birisinde şarap diğerinde süt olan iki tas getirdiler. Ben sütü seçtim. Bana 'doğruyu seçtin. Allah sana doğruyu seçtirdi. Ümmetin de fıtrat üzere olacaklar' denildi. Sonra bana elli vakit namaz farz kılındı." Daha sonra olayı hadisin sonuna kadar nakletmiştir.