5 Kayıt Bulundu.
Bize Mahmud b. Ğaylan (el-Adevî), ona Ebu Üsame (Hammâd b. Üsame el-Kuraşî), ona (Süleyman b. Mihran) el-A’meş, ona Ebu Salih (es-Semmân), ona da Ebu Hüreyre, Rasul-i Ekrem’in (sav) şöyle buyurduğunu nakletti: "Her kim bir kardeşinin dünyadaki sıkıntılarından bir sıkıntısını giderirse, Allah da onun kıyamet günü bir sıkıntısını giderir. Her kim bir Müslüman’ın ayıbını örterse, Allah da o kimsenin dünya ve ahirette ayıplarını örter. Kim eli darda bir kimseye kolaylık gösterirse, Allah da o kimseye dünya ve ahirette kolaylıklar gösterir. Kul din kardeşinin yardımında olduğu sürece Allah da o kimsenin yardımcısıdır. Her kim ilim elde etmek için bir yola girerse Allah da o kimseye Cennetin yolunu kolaylaştırır. Herhangi bir topluluk bir mescidde oturup Allah’ın kitabını okur ve aralarında müzakere ederlerse üzerlerine huzur iner, rahmet onları kaplar, melekler onları her yönden kuşatırlar. Her kimi (dünyadaki) ameli (yüksek derecelere erme konusunda) yavaşlatırsa onu soyu-sopu (Cennete girme konusunda) hızlandıramaz." [Tirmizî: Aynı şekilde pek çok kimse bu hadisi A’meş, Ebu Salih, Ebû Hüreyre vasıtası ile Hz. Peygamber’den (sav) rivayet etmişlerdir. Esbat b. Muhammed’in nakline göre Ameş şöyle demiştir: Bana Ebu Salih vasıtası ile Ebu Hüreyre’den rivâyet edildi. A’meş devamla bu hadisin bir kısmını zikretmiştir.]
Bir zamanlar Rabbi İbrahim'i bir takım kelimelerle sınamış, onları tam olarak yerine getirince: Ben seni insanlara önder yapacağım, demişti. "Soyumdan da (önderler yap, yâ Rabbi!)" dedi. Allah: Ahdim zalimlere ermez (onlar için söz vermem) buyurdu.