حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ قُدَامَةَ وَمُؤَمَّلُ بْنُ هِشَامٍ - قَالَ ابْنُ قُدَامَةَ - حَدَّثَنِى إِسْمَاعِيلُ عَنْ بَهْزِ بْنِ حَكِيمٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ جَدِّهِ - قَالَ ابْنُ قُدَامَةَ - إِنَّ أَخَاهُ أَوْ عَمَّهُ وَقَالَ مُؤَمَّلٌ - إِنَّهُ قَامَ إِلَى النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ يَخْطُبُ فَقَالَ جِيرَانِى بِمَا أَخَذُوا. فَأَعْرَضَ عَنْهُ مَرَّتَيْنِ ثُمَّ ذَكَرَ شَيْئًا فَقَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم
"خَلُّوا لَهُ عَنْ جِيرَانِهِ."
[لَمْ يَذْكُرْ مُؤَمَّلٌ وَهُوَ يَخْطُبُ.]
Öneri Formu
Hadis Id, No:
22881, D003631
Hadis:
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ قُدَامَةَ وَمُؤَمَّلُ بْنُ هِشَامٍ - قَالَ ابْنُ قُدَامَةَ - حَدَّثَنِى إِسْمَاعِيلُ عَنْ بَهْزِ بْنِ حَكِيمٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ جَدِّهِ - قَالَ ابْنُ قُدَامَةَ - إِنَّ أَخَاهُ أَوْ عَمَّهُ وَقَالَ مُؤَمَّلٌ - إِنَّهُ قَامَ إِلَى النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ يَخْطُبُ فَقَالَ جِيرَانِى بِمَا أَخَذُوا. فَأَعْرَضَ عَنْهُ مَرَّتَيْنِ ثُمَّ ذَكَرَ شَيْئًا فَقَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم
"خَلُّوا لَهُ عَنْ جِيرَانِهِ."
[لَمْ يَذْكُرْ مُؤَمَّلٌ وَهُوَ يَخْطُبُ.]
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Kudame (el-Messîsî) ve Müemmel b. Hişam (el-Yeşküri), onlara İsmail b. Uleyye el-Esedî, ona babası (Behz b. Hakim el-Kuşeyrî), ona da dedesi (Hakîm b. Muaviye el-Behzî) rivayet etmiştir: Ravi Muhammed b. Kudame'ye göre Behz b. Hakim'in dedesinin kardeşi veya amcası, Müemmel'e göre ise bizzat dedesi, hutbe irat ettiği esnada Hz. Peygamber'in (sav) yanına geldi ve komşularım ne sebeple tutuklandılar? diye sordu. Hz. Peygamber (sav), iki defa ondan yüz çevirdi. Sonra adam, bir şeyler daha söyledi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav); "onun için komşularını serbest bırakın" buyurdu.
[Bu olaya ilişkin olarak ravi Müemmel, hutbe irat ederken kaydını zikretmemiştir.]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Akdiye 29, /838
Senetler:
1. Ebu Hakîm Muaviye b. Hayde el-Kuşeyri (Muaviye b. Hayde b. Muaviye b. Kuşayr b. Kab b. Rabi'a)
2. Hakim b. Muaviye el-Behzî (Hakim b. Muaviye b. Hayde b. Muaviye)
3. Ebu Abdulmelik Behz b. Hakim el-Kuşeyrî (Behz b. Hakim b. Muaviye b. Hayde b. Muaviye b. Kuşeyr b. Kab b. Amir)
4. Ebu Bişr İsmail b. Uleyye el-Esedî (İsmail b. İbrahim b. Miksem)
5. Ebu Hişam Müemmel b. Hişam el-Yeşküri (Müemmel b. Hişam)
Konular:
Affetmek, suçluların affedilmesi
Cuma namazı, hutbe ile namaz arasında konuşma
Hutbe, Cuma Namazı, cuma namazının hutbesi
Hutbe, hutbenin sosyal hayat ile ilişkisi
Hutbe, zaruri durumlarda ara verilmesi
KTB, CUMA
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ قُدَامَةَ وَمُؤَمَّلُ بْنُ هِشَامٍ - قَالَ ابْنُ قُدَامَةَ - حَدَّثَنِى إِسْمَاعِيلُ عَنْ بَهْزِ بْنِ حَكِيمٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ جَدِّهِ - قَالَ ابْنُ قُدَامَةَ - إِنَّ أَخَاهُ أَوْ عَمَّهُ وَقَالَ مُؤَمَّلٌ - إِنَّهُ قَامَ إِلَى النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ يَخْطُبُ فَقَالَ جِيرَانِى بِمَا أَخَذُوا. فَأَعْرَضَ عَنْهُ مَرَّتَيْنِ ثُمَّ ذَكَرَ شَيْئًا فَقَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم
"خَلُّوا لَهُ عَنْ جِيرَانِهِ."
[لَمْ يَذْكُرْ مُؤَمَّلٌ وَهُوَ يَخْطُبُ.]
Öneri Formu
Hadis Id, No:
272275, D003631-2
Hadis:
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ قُدَامَةَ وَمُؤَمَّلُ بْنُ هِشَامٍ - قَالَ ابْنُ قُدَامَةَ - حَدَّثَنِى إِسْمَاعِيلُ عَنْ بَهْزِ بْنِ حَكِيمٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ جَدِّهِ - قَالَ ابْنُ قُدَامَةَ - إِنَّ أَخَاهُ أَوْ عَمَّهُ وَقَالَ مُؤَمَّلٌ - إِنَّهُ قَامَ إِلَى النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ يَخْطُبُ فَقَالَ جِيرَانِى بِمَا أَخَذُوا. فَأَعْرَضَ عَنْهُ مَرَّتَيْنِ ثُمَّ ذَكَرَ شَيْئًا فَقَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم
"خَلُّوا لَهُ عَنْ جِيرَانِهِ."
[لَمْ يَذْكُرْ مُؤَمَّلٌ وَهُوَ يَخْطُبُ.]
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Kudame (el-Messîsî) ve Müemmel b. Hişam (el-Yeşküri), onlara İsmail b. Uleyye el-Esedî, ona babası (Behz b. Hakim el-Kuşeyrî), ona da dedesi (Hakîm b. Muaviye el-Behzî) rivayet etmiştir: Ravi Muhammed b. Kudame'ye göre Behz b. Hakim'in dedesinin kardeşi veya amcası, Müemmel'e göre ise bizzat dedesi, hutbe irat ettiği esnada Hz. Peygamber'in (sav) yanına geldi ve komşularım ne sebeple tutuklandılar? diye sordu. Hz. Peygamber (sav), iki defa ondan yüz çevirdi. Sonra adam, bir şeyler daha söyledi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav); "onun için komşularını serbest bırakın" buyurdu.
[Bu olaya ilişkin olarak ravi Müemmel, hutbe irat ederken kaydını zikretmemiştir.]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ebû Davud, Sünen-i Ebu Davud, Akdiye 29, /838
Senetler:
1. Ebu Hakîm Muaviye b. Hayde el-Kuşeyri (Muaviye b. Hayde b. Muaviye b. Kuşayr b. Kab b. Rabi'a)
2. Hakim b. Muaviye el-Behzî (Hakim b. Muaviye b. Hayde b. Muaviye)
3. Ebu Abdulmelik Behz b. Hakim el-Kuşeyrî (Behz b. Hakim b. Muaviye b. Hayde b. Muaviye b. Kuşeyr b. Kab b. Amir)
4. Ebu Bişr İsmail b. Uleyye el-Esedî (İsmail b. İbrahim b. Miksem)
5. Ebu Abdullah Muhammed b. Kudame el-Messîsî (Muhammed b. Kudame b. A'yen b. Misver)
Konular:
Affetmek, suçluların affedilmesi
Cuma namazı, hutbe ile namaz arasında konuşma
Hutbe, Cuma Namazı, cuma namazının hutbesi
Hutbe, hutbenin sosyal hayat ile ilişkisi
Hutbe, zaruri durumlarda ara verilmesi
KTB, CUMA
أَخْبَرَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ الْمُغِيرَةِ عَنْ حُمَيْدِ بْنِ هِلاَلٍ قَالَ قَالَ أَبُو رِفَاعَةَ انْتَهَيْتُ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ يَخْطُبُ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ رَجُلٌ غَرِيبٌ جَاءَ يَسْأَلُ عَنْ دِينِهِ لاَ يَدْرِى مَا دِينُهُ فَأَقْبَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَتَرَكَ خُطْبَتَهُ حَتَّى انْتَهَى إِلَىَّ فَأُتِىَ بِكُرْسِىٍّ خِلْتُ قَوَائِمَهُ حَدِيدًا فَقَعَدَ عَلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَجَعَلَ يُعَلِّمُنِى مِمَّا عَلَّمَهُ اللَّهُ ثُمَّ أَتَى خُطْبَتَهُ فَأَتَمَّهَا .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
26174, N005379
Hadis:
أَخْبَرَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ الْمُغِيرَةِ عَنْ حُمَيْدِ بْنِ هِلاَلٍ قَالَ قَالَ أَبُو رِفَاعَةَ انْتَهَيْتُ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ يَخْطُبُ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ رَجُلٌ غَرِيبٌ جَاءَ يَسْأَلُ عَنْ دِينِهِ لاَ يَدْرِى مَا دِينُهُ فَأَقْبَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَتَرَكَ خُطْبَتَهُ حَتَّى انْتَهَى إِلَىَّ فَأُتِىَ بِكُرْسِىٍّ خِلْتُ قَوَائِمَهُ حَدِيدًا فَقَعَدَ عَلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَجَعَلَ يُعَلِّمُنِى مِمَّا عَلَّمَهُ اللَّهُ ثُمَّ أَتَى خُطْبَتَهُ فَأَتَمَّهَا .
Tercemesi:
Bize Yakub b. İbrahim (el-Abdî), ona Abdurrahman (b. Mehdî el-Anberî), ona Süleyman b. Muğîra (el-Kaysî), ona Humeyd b. Hilal'in (el-Adevî) rivayet ettiğine göre Rifâ'a el-Adevî (ra) şöyle demiştir:
"Rasululah'ın (sav) yanına vardım ve şöyle dedim: 'Ya Rasulallah! Diniyle ilgili bir şeyler sormak için gelmiş, dininin ne olduğunu bilmeyen gurbette bir adam!" Bunun üzerine Rasulullah (sav) hemen döndü, hutbeyi bıraktı, yanıma kadar geldi. Kendisine ayaklarının demir olduğunu zannettiğim bir sandelye getirildi. Rasulullah (sav) sandelyenin üzerine oturdu ve Allah'ın kendisine öğrettiği hususlardan bana öğretmeye başladı. Bilahare hutbesine geri döndü ve hutbeyi tamamladı."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Zînet 122, /2430
Senetler:
1. Ebu Rifâ'a el-Adevî (Temîm b. Esîd b. Abdümenat b. Üd b. Tâbiha)
2. Ebu Nasr Humeyd b. Hilal el-Adevî (Humeyd b. Hilal b. Hubeyra)
3. Ebu Said Süleyman b. Muğîra el-Kaysî (Süleyman b. Muğîra)
4. Ebu Said Abdurrahman b. Mehdî el-Anberî (Abdurrahman b. Mehdi b. Hassân b. Abdurrahman)
5. Ebu Yusuf Yakub b. İbrahim el-Abdî (Yakub b. İbrahim b. Kesir b. Zeyd b. Eflah)
Konular:
Bilgi, her durumda dini öğretmek,
Cuma namazı, hutbe ile namaz arasında konuşma
Hutbe, Cuma Namazı, cuma namazının hutbesi
Hutbe, zaruri durumlarda ara verilmesi
HZ.PEYGAMBER DÖNEMİNDEKİ ARAÇ-GEREÇLER
KTB, CUMA
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الْعَزِيزِ قَالَ حَدَّثَنَا الْفَضْلُ بْنُ مُوسَى عَنْ حُسَيْنِ بْنِ وَاقِدٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ بُرَيْدَةَ عَنْ أَبِيهِ قَالَ كَانَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم يَخْطُبُ فَجَاءَ الْحَسَنُ وَالْحُسَيْنُ - رضى الله عنهما - وَعَلَيْهِمَا قَمِيصَانِ أَحْمَرَانِ يَعْثُرَانِ فِيهِمَا فَنَزَلَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم فَقَطَعَ كَلاَمَهُ فَحَمَلَهُمَا ثُمَّ عَادَ إِلَى الْمِنْبَرِ ثُمَّ قَالَ « صَدَقَ اللَّهُ ( إِنَّمَا أَمْوَالُكُمْ وَأَوْلاَدُكُمْ فِتْنَةٌ ) رَأَيْتُ هَذَيْنِ يَعْثُرَانِ فِى قَمِيصَيْهِمَا فَلَمْ أَصْبِرْ حَتَّى قَطَعْتُ كَلاَمِى فَحَمَلْتُهُمَا » .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
26230, N001414
Hadis:
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الْعَزِيزِ قَالَ حَدَّثَنَا الْفَضْلُ بْنُ مُوسَى عَنْ حُسَيْنِ بْنِ وَاقِدٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ بُرَيْدَةَ عَنْ أَبِيهِ قَالَ كَانَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم يَخْطُبُ فَجَاءَ الْحَسَنُ وَالْحُسَيْنُ - رضى الله عنهما - وَعَلَيْهِمَا قَمِيصَانِ أَحْمَرَانِ يَعْثُرَانِ فِيهِمَا فَنَزَلَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم فَقَطَعَ كَلاَمَهُ فَحَمَلَهُمَا ثُمَّ عَادَ إِلَى الْمِنْبَرِ ثُمَّ قَالَ « صَدَقَ اللَّهُ ( إِنَّمَا أَمْوَالُكُمْ وَأَوْلاَدُكُمْ فِتْنَةٌ ) رَأَيْتُ هَذَيْنِ يَعْثُرَانِ فِى قَمِيصَيْهِمَا فَلَمْ أَصْبِرْ حَتَّى قَطَعْتُ كَلاَمِى فَحَمَلْتُهُمَا » .
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Abdülaziz (el-Yeşkürî), ona Fadl b. Musa (es-Sînânî), ona Hüseyin b. Vâkid (el-Mervezî), ona Abdullah b. Büreyde (el-Eslemî), ona da babasının (Büreyde b. Husayb el-Eslemî) rivayet etmiştir. Buna göre babası şöyle demiştir:
"Hz. Peygamber (sav) hutbe irat ediyordu. (Torunları) Hasan ve Hüseyin (r. anhümâ) çıkageldiler. Üzerlerinde kırmızı birer gömlek vardı. Her ikisi de gömleklerin içerisinde sağa sola yalpalıyorlardı. Hz. Peygamber (sav) hemen minberden indi, konuşmasını kesti, onları kucağına aldı. Ardından minbere geri döndü ve şöyle buyurdu: 'Mallarınız ve çocuklarınız sizin için ancak bir imtihandır.' (Enfal 8/28) buyuran Allah, doğru söylemiştir. Bu ikisinin gömlekleri içerisinde sağa sola yalpalayarak yürüdüklerini gördüm. Dayanamayıp konuşmamı kestim ve onları kucağıma alıp minbere taşıdım."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Cumua 30, /2180
Senetler:
1. Ebu Abdullah Büreyde b. Husayb el-Eslemî (Amir b. Husayb b. Abdullah b. Haris b. A'rec)
2. Abdullah b. Büreyde el-Eslemî (Abdullah b. Büreyde Husayb b. Abdullah b. Hâris b. el-A'rec b. Sa'd b. Rezzâh b. Adi b. Sehm b)
3. Hüseyin b. Vâkid el-Mervezî (Hüseyin b. Vâkid)
4. Ebu Abdullah Fadl b. Musa es-Sînani (Fadl b. Musa)
5. Muhammed b. Abdülaziz el-Yeşkurî (Muhammed b. Abdülaziz b. Gazvan)
Konular:
Aile, Çocuk, imtihan vesilesi olması
Cuma namazı, hutbe ile namaz arasında konuşma
Hutbe, Cuma Namazı, cuma namazının hutbesi
Hutbe, zaruri durumlarda ara verilmesi
KTB, CUMA