Giriş

Sayılı günlerde olmak üzere (oruç size farz kılındı). Sizden her kim hasta yahut yolcu olursa (tutamadığı günler kadar) diğer günlerde kaza eder. (İhtiyarlık veya şifa umudu kalmamış hastalık gibi devamlı mazereti olup da) oruç tutmaya güçleri yetmeyenlere bir fakir doyumu kadar fidye gerekir. Bununla beraber kim gönüllü olarak hayır yaparsa, bu kendisi için daha iyidir. Eğer bilirseniz (güçlüğüne rağmen) oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.


    Öneri Formu
53703 KK2/184 Bakara, 2, 184

Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günlerde kaza etsin. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah'ı tazim etmeniz, şükretmeniz içindir.


    Öneri Formu
53705 KK2/185 Bakara, 2, 185


    Öneri Formu
145047 BS008295 Beyhaki, Sünenü'l Kübra, IV, 419

Bize Ahmed b. Muhammed, ona Ali b. Hüseyin, ona babası (Hüseyin b. Vâkid), ona Yezid en-Nahvi, ona İkrime, ona da İbn Abbas şöyle rivayet etmiştir: "(Allah Teâlâ), (Oruç tutmaya güç yetiremeyenler, bir yoksul doyumu fidye verir) buyurmuş, bundan dolayı insanlardan fidye vermek suretiyle fakir doyurmak isteyen fidye verir ve böylece onun orucu tamam olurdu. (Ardından Allah Teâlâ), (Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla verirse), o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için çok daha hayırlıdır) buyurdu. (Sonrasında ise), (Sizden Ramazan'a erişenler o ayda oruç tutsun. Hasta veya yolcu olanlar ise diğer günlerde tutamadıkları oruçlarını tamamlasın) buyurmuştur."


    Öneri Formu
13806 D002316 Ebu Davud, Sıyam, 2

Bana Mâlik (b. Enes), ona Ebu Zinâd (Abdullah b. Zekvân), ona A'rec (Abdurrahman b. Hürmüz), ona da Ebu Hüreyre (ra), Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "İftar etmeksizin peş peşe oruç (savm-ı visal) tutmayın! Savm-ı visal tutmayın! Bunun üzerine sahabe: 'Ama sen iftar etmeden peş peşe oruç tutuyorsun Ey Allah'ın Rasulü!' dediler. Hz. Peygamber (sav) de: 'Ben sizin gibi değilim. Rabbim beni yedirdiği ve içirdiği halde gecelerim' buyurdu." Hataen bir kimseyi öldüren veya zıhâr yapan kimsenin tutması gereken oruçlar bölümü: Bana Yahya, Malik'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: 'Hataen adam öldürüp veya zıhar yapıp kendisine iki ay peş peşe oruç kefareti farz olan kimse, kefaret orucuna başlayınca hastalanıp zor duruma düşse ve orucuna ara vermek zorunda kalsa, iyileşince tekrar kaldığı yerden devam eder. Hastalık sebebiyle orucu ertelemez. Bu konuda duyduğum en güzel hüküm budur. Aynı şekilde hataen bir kimseyi öldürüp farz olan kefaret orucunu tutmaya başlayan kadın da oruç esnasında hayız görse, o da temizlenince kaldığı yerden oruca devam eder, hayız oldum diye kefaret oruçlarını ertelemez. Kendisine iki ay aralıksız kefaret orucu farz olan kimse, sadece hastalık ve hayız sebepleriyle orucunu bozabilir. Yolculuk hali kefaret orucuna ara vermek için bir sebep sayılmaz. Bu konuya dair duyduğum hükümlerden en güzeli budur.' Hasta kimse oruçluyken nasıl davranır bölümü: Bana Yahya, Malik'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: Alimlerden şöyle duydum: Bir kimse kendisiyle birlikte oruç tutmanın güçleştiği bir hastalığa yakalansa, bu oruç da onu yorsa ve bir hayli güç duruma soksa, orucunu bozabilir. Aynı şekilde namazda ayakta durması zor olan ve bu yüzden güç durumda kalan kimse de namazını oturarak kılabilir. Allah, kulunun özrünü ve hangi durumda olduğunu daha iyi bilir. Allah'ın dini kolaydır. Allah yolculara seferde oruç tutmama müsaadesi vermiştir, halbuki seferde olan kimse, oruç tutmaya hastadan daha iyi güç getirir. Allah teâlâ Kitab'ında (Sizden hasta olanlar veya yolcu olanlar, tutamadıkları günler kadar başka günlerde oruçlarını tutarlar..." (Bakara, 2/184) buyurmakta ve seferde olan kimse oruca hastadan daha iyi güç getirebileceği halde, yolcuya seferde oruç tutmama müsadesi vermektedir. Bu konuda duyduğum en güzel hüküm ve üzerinde de ittifak olan hüküm budur.


    Öneri Formu
35553 MU000673 Muvatta, Sıyam, 13

Bana Malik (b. Enes) -senedde bulunan diğer ravileri hazfederek- Abdullah b. Ömer'den kendisine şöyle hadisin nakledildiğini rivayet etmiştir: "(İbn Ömer'e) 'Oruçlu ve hamile bir kadın, karnındaki çocuğa zarar gelebileceğinden korkar, oruç da kendisine meşakkatli gelecek olursa ne yapar?' diye soruldu. İbn Ömer de 'Oruç tutmaz, tutamadığı her gün için de bir fakire Peygamber'in (sav) ölçeği gibi bir müd (iki avuç dolusu) buğday verir' cevabını verdi." [Malik (b. Enes) dedi ki: 'Alimler, (Sizden biri hastalanır veya bir yolculuğa çıkarsa tutmadığı günleri kaza eder) (Bakara, 2/184) ayeti kerimesinde geçen Allah'ın (ac) emrini esas alarak ve anne karnındaki çocuk için duyulan korkunun da bir çeşit hastalık olduğunu söyleyerek, hamile kadının tutamadığı oruçları kaza etmesi gerektiği belirtmişlerdir.]


    Öneri Formu
35565 MU000685 Muvatta, Sıyam, 19


Açıklama: Hasen hadistir. Bu isnadda Abdullah b. Sevâde hakkında ihtilaf edilmiştir. Ebû Hilâl ise zayıftır ve ona itibar edilmez.

    Öneri Formu
67469 HM019256 İbn Hanbel, IV, 348


Açıklama: Hasen hadistir. Bir önceki rivayetin mükerreridir ancak burada Ahmed'in şeyhi Affân'dır (İbn Müslim es-Saffâr).

    Öneri Formu
67472 HM019257 İbn Hanbel, IV, 348


    Öneri Formu
52117 HM012039 İbn Hanbel, III, 105


    Öneri Formu
67474 HM019258 İbn Hanbel, IV, 348