181 Kayıt Bulundu.
Giriş
O (Yahya) bana, ona Mâlik, ona da Nâfi şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Abdullah b. Ömer (Abdullah b. ez-Zübeyr’in muhasara edildiği) o fitne zamanında umre yapmak üzere çıktığında “Eğer Beyt’e ulaşmama engel olunursa biz de Rasulullah (sav) ile birlikte iken yaptığımız gibi yaparız. Rasulullah (sav) Hudeybiye yılında bir umre yapmak niyetiyle telbiye getirip ihrama girdiğinden ötürü, o da bir umre niyetiyle telbiye getirip ihrama girmişti” dedi. Sonra Abdullah durumunu gözden geçirerek “Her ikisinin durumu aynıdır, farklı değildir” deyip arkadaşlarına dönerek “İkisinin de durumu birdir, aralarında bir fark yoktur. Ben sizleri umre ile birlikte hacca da niyet ederek onu kendime vacip kıldığıma dair tanık tutuyorum” dedi. Sonra yoluna devam etti. Nihayet Kâbe’ye gelince – kendisi için yeterli olduğu kanaati ile– bir tek tavaf yaptı ve kurbanlığını kesti." Mâlik der ki: İşte Nebi’nin (sav) ve ashabının alıkonulduğu gibi düşman tarafından alıkonulan (Kâbe’ye ulaşması engellenen) kimse ile ilgili durum böyledir. Ama düşmandan başka bir sebeple alıkonulan kimse, Beyt’e varıp tavaf etmeden ihramdan çıkamaz.
Bize Ahmed b. İsa, ona İbn Vehb, ona Yunus, ona İbn Şihab, ona Salim, ona da İbn Ömer (r.anhüma) şöyle demiştir: Ben Hz. Peygamber'i (sav) Zü'l-Huleyfe'de devesine bindiğinde devesi kalkıp doğrulana kadar telbiye getirirken gördüm."
Açıklama: Telbiye hac veya umre niyetiyle ihrama giren kimsenin aşağıdaki sözleri söylemesini ifade eder: “Lebbeyk, Allāhümme lebbeyk. Lebbeyk, lâ şerîke leke lebbeyk. İnne’l-hamde ve’n-ni‘mete leke ve’l-mülk, lâ şerîke lek” (Rabbim! Davetine sözüm ve özümle tekrar tekrar icabet ettim, emrine boyun eğdim. Rabbim! Senin davetine icabet boynumun borcudur. Senin eşin ve ortağın yoktur. Rabbim! Bütün varlığımla sana yöneldim; hamd senin, nimet senin, mülk senindir. Senin eşin ve ortağın yoktur).
Bize Ebân,n ona Mâlik b. Dinar, ona Kasım b. Muhammed şöyle rivayet etmiştir: Hz. Peygamber (sav), Hz. Aişe'ye, yanında kardeşi Abdurrahman’ı da göndererek Ten’im (mikat sınırından ihrama girmesi suretiyle) umre yaptırdı, (Abdurrahman) onu bineğinin terkisinde taşıdı. Ömer (ra) şöyle demiştir: "Hac için yola çıkın, çünkü hac iki cihâddan biridir."