Giriş

Bize Said b. Amir, ona Avf, ona da Zürare b. Evfa, Abdullah b. Selam'ın şöyle dediğini rivayet etti. "Rasûlullah (sav) Medine'ye geldiğinde -ki insanlar onun gelişini yüksek bir yerden gözetliyorlardı-, "Rasûlullah (sav) geldi" (diye) seslendiler." (Abdullah b. Sellam devamla şöyle) dedi; "(karşılamaya) çıkanlar arasında ben de çıktım. Yüzünü gördüğümde bu yüzün bir yalancı yüzü olmadığını anladım. (Ondan) İşittiğim ilk sözler şunlar oldu: "Ey insanlar! Selamı yayın, yemek yedirin, sıla-i rahim yapın ve insanlar uyurken namaz kılın ki emân içerisinde cennete girin."


    Öneri Formu
45248 DM002674 Darimi, İsti'zan, 4

Bize İbnü'l-Müsenna, ona İbn Ebu Adî, ona Hanzala, ona da Kasım b. Muhammed, Âişe'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Rasulullah (sav) geceleyin on rekât ve ayrıca bir rekât (vitir) namaz kılardı. İki rekât da sabah namazı (sünnetini) kılardı. Bunların hepsi on üç rekât etmektedir."


    Öneri Formu
9525 D001334 Ebu Davud, Tatavvu', 26

Bize İshak b. Mansûr el-Kevsec, ona Abdullah b. Nümeyr, ona Hişam b. Urve, ona da babası (Urve b. Zübeyr), Âişe'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Nebî'nin (sav) gece namazı 13 rekat idi. Bunların beş rekâtını vitir olarak kılardı. Son rekât hariç bunların (beş rekâtın) hiçbirinde oturmazdı. Müezzin ezan okuduğunda kalkıp hafif iki rekât namaz kılardı." [Tirmizî şöyle demiştir: Bu konuda Ebu Eyyûb'dan da hadis rivayet edilmiştir. Ebu İsa (Tirmizî) şöyle demiştir: Âişe'nin bu hadisi, hasen-sahih bir hadistir. Nebî'nin (sav) ashabından ve başkalarından ilim ehli kimselerden bazıları, vitir namazının beş rekat olduğu görüşündedir. Onlar: '(Kişi vitir kılarken) son rekât hariç beş rekâtın hiçbirinde oturmaz' demişlerdir. Ebu İsa (Tirmizî) şöyle demiştir: Ebu Mus'ab el-Medînî'ye: 'Nebî (sav), yedi ve dokuz rekât vitir kılardı' hadisini sordum ve 'yedi ve dokuz rekât vitri nasıl kılar?' dedim. O da bana: 'İkişer ikişer kılıp (aralarda) selam verir, son rekâtı da tek olarak kılar' cevabını verdi.]


    Öneri Formu
12318 T000459 Tirmizi, Vitr, 6

Bize Kuteybe, ona Hammâd b. Zeyd, ona da Enes b. Sîrîn şöyle rivayet etmiştir: İbn Ömer'e: 'Sabah namazının (sünnet olan) iki rekatını uzun tutayım mı?' diye sordum. Bana şöyle cevap verdi: "Nebî (sav), gece namazını ikişer rekât olarak kılar, ve (sonunda) bir rekât da vitir yapardı (kılardı). (Sabah namazından önceki sünnet olan) iki rekâtı da ezan onun kulağında okunuyormuş gibi (çabuk) kılardı." [Tirmizî şöyle demiştir: Bu konuda Âişe, Câbir, Fadl b. Abbas, Ebu Eyyûb ve İbn Abbas'tan da hadis rivayet edilmiştir. Ebu İsa (Tirmizî) şöyle demiştir: İbn Ömer hadisi, hasen-sahih bir hadistir. Nebî'nin (sav) ashabından ve tâbiînden ilim ehli olan pek çok kimsenin görüşü bu hadise göredir. Onlar: 'Kişinin iki rekât ile üçüncü rekâtı ayırıp vitri tek rekat olarak kılmasını' benimsemişlerdir. Mâlik, Şâfi'î, Ahmed ve İshak da bu görüştedir.]


    Öneri Formu
12326 T000461 Tirmizi, Vitr, 8

Bize İshak b. İsa, ona Abdurrahman b. Ebu Zinad, ona Amr b. Ebu Amr, ona Saîd el-Makburî, ona da Ebu Hüreyre (ra) Peygamberin (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Nice oruç tutan var ki,ona tutmuş olduğu orucundan sadece (çektiği) susuzluk kalır. Nice gece kalkıp ibadet eden de vardır ki, ona da bu kalkışından sadece uykusuzluk kalır!"


    Öneri Formu
46349 DM002762 Darimi, Rikak, 12

Bize Muhammed b. Beşşar, ona Yahya b. Said, İbn Ebu Adî, Abdulvehhab ve Muhammed b. Cafer, onlara Avf b. Ebu Cemile ona da Zürâre b. Evfâ, Abdullah b. Selâm'ın şöyle dediğini rivayet etti. "Rasulullah (sav) Medine'ye geldiğinde, insanlar hızla ona doğru koşturdular ve "Rasulullah (sav) geldi" (diye) seslenildi. İnsanların arasında onu görmek için ben de geldim. Rasulullah'ın (sav) yüzünü gördüğümde yüzünün bir yalancı yüzü olmadığını anladım. Konuştuğu ilk şey şu sözleri oldu; "Ey insanlar! Selamı yayınız, yemek yediriniz ve insanlar uyurken geceleyin namaz kılınız ki emân içerisinde cennete giresiniz."


    Öneri Formu
13922 İM001334 İbn Mâce, İkâmetu's-Salavât, 174

Bize Abdürrezzak, ona Mamer, ona ez-Zührî, ona Ebu Seleme b. Abdurrahman ve Ebu Hureyre ile görüşmüş olan el-Eğar, o ikisine de Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu haber vermiştir: "Allah Teala her gece gecenin son üçte birlik kısmı kalınca Dünya semasına yönelir ve şöyle buyurur: ' Dua eden yok mu duasına icabet edeyim. İstiğfar eden yok mu onu bağışlayayım. Benden isteyen yok mu ona istediğini vereyim.'"


    Öneri Formu
47223 HM007611 İbn Hanbel, II, 267

Bize Abd b. Humeyd, ona Abdürrezzâk, ona Ma'mer, ona ez-Zührî, ona Ebu Seleme, ona da Ebu Hureyre şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah (sav), insanları mecbur tutmadan, Ramazan'ı ibadetle geçirmeye teşvik etmiş ve 'Kim inanarak ve karşılığını sadece Allah'tan bekleyerek Ramazan ayını ibadetle geçirirse geçmiş günahları affedilir' buyurmuştur. Rasulullah (sav) vefat ettiğinde durum bu şekildeydi. Hz. Ebu Bekir'in hilafeti döneminde ve Hz. Ömer'in hilafetinin başlarında bu durum aynı şekilde devam etti." [Bu konuda Aişe'den de hadis nakledilmiştir. Ebu İsa şöyle der ki: Bu, sahih bir hadistir. Bu hadis aynı şekilde Zührî, ona Urve, ona da Aişe tarafından rivayet edilmiştir. Ebu İsa der ki: Bu, hasen-sahih bir hadistir.]


    Öneri Formu
14444 T000808 Tirmizi, Savm, 83

Bize Abdürrezzak, ona Mamer, ona ez-Zührî, ona Ebu Seleme b. Abdurrahman ve Ebu Hureyre ile görüşmüş olan el-Eğar, o ikisine de Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu haber vermiştir: "Allah Teala her gece gecenin son üçte birlik kısmı kalınca Dünya semasına yönelir ve şöyle buyurur: ' Dua eden yok mu duasına icabet edeyim. İstiğfar eden yok mu onu bağışlayayım. Benden isteyen yok mu ona istediğini vereyim.'"


    Öneri Formu
288943 HM007611-2 İbn Hanbel, II, 267

Bize Muhammed b. Yahya Zühli, ona Yakub b. İbrahim, ona İbrahim b. Sa'd, ona Said b. Ebu Said el-Makburî, ona Atâ Mevla Ümmü Subeyye, ona da Ebu Hureyre, Rasulullah’ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etti: "Ümmetim güç [geleceği endişesi] olmasaydı, onlara, her namazda misvak kullanmayı emreder ve, yatsı namazını gecenin üçte birine kadar ertelerdim. Çünkü gecenin ilk üçte biri geçince Allah dünya semâsına, iner ve tan yeri ağarıncaya kadar orada kalmaya devam eder. [Bu esnada] biri şöyle seslenir: 'yok mu isteyen, (ona isteği) verilsin! Yok mu dua eden, ona icabet edilsin! yok mu şifa dileyen bir hasta, ona şifa verilsin! yok mu bağışlanma dileyen günahkar, bağışlansın'."


    Öneri Formu
41370 DM001525 Darimi, Salat, 168