Giriş

Bize Kuteybe b. Saîd, ona Leys, ona Yezid b. Ebu Habib, ona Atâ b. Ebu Rabâh, ona da Cabir b. Abdullah şöyle demiştir: Cabir b. Abdullah, fetih yılında, Mekke'de Rasulullah'ın (sav) "Şüphesiz Allah (ac) şarap, leş, domuz ve putların satışını haram kıldı" buyurduğunu işitmiştir. Kendisine “Ey Allah'ın Rasulü, leş yağları konusunda ne dersin? Onlarla gemiler boyanıyor, deriler yağlanıyor, insanlar aydınlanıyor” dediler. Rasulullah (sav) da "Hayır, haramdır" buyurdu. Daha sonra Rasulullah (sav) şöyle devam etti "Allah, Yahudileri kahretsin! Allah onlara leşlerin iç yağlarını yasakladığı zaman, onu erittiler sonra satıp parasını yediler."


    Öneri Formu
22619 D003486 Ebu Davud, Büyu' (icare), 64

Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe ve İbn Nümeyr, o ikisine Ebu Üsame, ona Abdülhamid b. Cafer, ona Yezid b. Ebu Habib, ona Ata, ona da Cabir; ben fetih yılında Rasulullah'tan (sav) işittim diye rivayet etmiş; (T) Bize Muhammed b. Müsenna, ona Dahhâk Ebu Asım, ona Abdülhamid, ona Yezid b. Ebu Habib, ona Ata, ona da Cabir b. Abdullah; ben fetih yılında Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu işittim diyerek Leys'in hadisinin benzerini rivayet etmiştir.


Açıklama: Hadisin metni için M004048 numaralı hadise bakınız.

    Öneri Formu
638 M004049 Müslim, Müsakat, 71

Bize Kuteybe, ona Leys, ona Yezid b. Ebu Habib, ona Atâ b. Ebu Rabah, ona da Cabir b. Abdullah şöyle demiştir: Cabir b. Abdullah fetih yılında, Mekke'de Rasulullah'ın (sav); "şüphesiz Allah (ac) şarap, leş, domuz ve putların satışını haram kıldı" buyurduğunu işitmiştir. Kendisine ey Allah'ın Rasulü! Leş yağları konusunda ne dersin? "Onlarla gemiler boyanıyor, deriler yağlanıyor, insanlar aydınlanıyor" dediler. Rasulullah da (sav);"hayır, haramdır" buyurdu. Daha sonra Rasulullah (sav) şöyle devam etti: "Allah, Yahudileri kahretsin! Allah onlara leşlerin iç yağlarını yasakladığı zaman, onu erittiler sonra satıp parasını yediler."


    Öneri Formu
636 M004048 Müslim, Müsakat, 71

Bize Affân, ona büdelâdan sayılan Ebu Halef Musa b. Halef, ona Yahya b. Ebu Kesîr, ona Zeyd b. Sellâm, ona da dedesi Memtûr, ona da Harîs el-Eş'arî'nin rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Aziz ve Celil Allah, Yahya b. Zekeriya'ya (as) beş kelimeyi (emri) uygulamasını ve İsrail oğullarına da bunları uygulamalarını emretmesini vahyetti. Ancak Yahya bunu iletmekte ağır kaldı. Bunun üzerine İsa (as) ona 'sana beş kelimeyi uygulaman ve İsrail oğullarına da uygulamalarını emretmen vahyedildi. Ya sen bu emri iletirsin ya da ben iletirim' dedi. Yahya da ona 'Ey kardeşim! Eğer bu konuda benim önüme geçersen, ben ya azaba uğrarım ya da yerin dibine geçirilirim' dedi. Sonra Yahya, Beytülmakdis'te İsrail oğullarını topladı. Mescid insanlarla dolup taştı. Yahya yüksek bir yere oturdu, Allah'a hamd etti ve şöyle dedi:" "Şüphesiz Aziz ve Celil Allah bana beş kelimeyi uygulamamı ve size de uygulamanızı emretti: (1) Allah, kendisine kulluk etmenizi ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmamanızı emretti. Bunun misali şöyledir: Bir adam kendi malıyla bir köle satın alıp ona çalışmasını söyler, fakat köle başkasına çalışır. Hanginiz böyle bir köleden memnun olur? Şüphesiz Allah sizi yarattı ve rızıklandırdı. O halde O'na ibadet edin ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. (2) Allah size namazı emretti. Şüphesiz kul namazda olduğu sürece, Allah, yüzünü ona çevirir. Öyleyse namaz kılarken yüzünüzü O’ndan çevirmeyin. (3) Allah size orucu emretti. Bunun misali, bir grup insan içinde misk dolu bir torba taşıyan adam gibidir. Herkes miskin kokusunu alır. Allah katında, oruçlunun ağız kokusu misk kokusundan daha güzeldir. (4) Allah size sadaka vermeyi emretti. Bunun misali, düşmanları tarafından esir alınıp elleri boynuna bağlanan bir adam gibidir. Onu öldürmek isterler. Adam onlara fidye vererek kendini kurtarır. Sadaka da böyledir, insanı azaptan kurtarır. (5) Allah size, kendisini çokça zikretmeyi emretti. Bunun misali, düşmanlarından kaçan ve sağlam bir kaleye sığınan bir adam gibidir. Şüphesiz kul, Allah’ı zikrettiğinde şeytandan korunmuş olur." "Sonra Rasulullah (sav) 'ben de size beş şeyi emrediyorum: Cemaatten ayrılmayın, itaat edin, hicret edin, Allah yolunda cihad edin. Kim cemaatten bir karış ayrılırsa, İslam bağını boynundan çıkarıp atmış olur. Kim cahiliye davasıyla çağrıda bulunursa, cehennemin ortasında yerini almış olur' buyurdu. Sahabeler 'Ey Allah’ın Rasulü! Oruç tutsa, namaz kılsa ve kendini Müslüman saysa bile mi?' diye sordular. Rasulullah (sav) 'evet, oruç tutsa da, namaz kılsa da ve kendini Müslüman saysa da (eğer cahiliye davasıyla çağırırsa, yine de cehennemdedir). O hâlde Müslümanları, Müslümanlar, müminler ve Allah’ın kulları gibi Allah’ın onlara verdiği isimle çağırın' buyurdu."


    Öneri Formu
64596 HM017302 İbn Hanbel, IV, 129

Bize İbrahim b. Hamza b. Ebu Yahya er-Remli, ona Zeyd b. Ebu Zerkâ, ona İbn Ebu Zinad, ona babası (Abdullah b. Zekvân), ona da Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe, ona da şöyle demiştir: İbn Abbas "Allah'ın indirdikleriyle hükmetmeyenler kâfirdirler... zalimlerdir... fasıklardır..." (Mâide, 5/44, 45, 47) mealindeki ayetler hakkında “Bu üç ayet, özel olarak Yahudilerden Kureyza ve Nadîr oğulları hakkında indi” demiştir.


    Öneri Formu
22740 D003576 Ebu Davud, Kada' (Akdiye), 2


    Öneri Formu
639 M004050 Müslim, Müsakat, 72


    Öneri Formu
640 M004051 Müslim, Müsakat, 72


    Öneri Formu
642 M004052 Müslim, Müsakat, 73


    Öneri Formu
643 M004053 Müslim, Müsakat, 74