حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ خَالِدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ الْوَاسِطِىُّ حَدَّثَنَا أَبِى عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ إِسْحَاقَ عَنِ الزُّهْرِىِّ عَنْ سَالِمٍ عَنْ أَبِيهِ أَنَّ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم اسْتَشَارَ النَّاسَ لِمَا يُهِمُّهُمْ إِلَى الصَّلاَةِ فَذَكَرُوا الْبُوقَ فَكَرِهَهُ مِنْ أَجْلِ الْيَهُودِ ثُمَّ ذَكَرُوا النَّاقُوسَ فَكَرِهَهُ مِنْ أَجْلِ النَّصَارَى فَأُرِىَ النِّدَاءَ تِلْكَ اللَّيْلَةَ رَجُلٌ مِنَ الأَنْصَارِ يُقَالُ لَهُ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ زَيْدٍ وَعُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ فَطَرَقَ الأَنْصَارِىُّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَيْلاً فَأَمَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِلاَلاً بِهِ فَأَذَّنَ . قَالَ الزُّهْرِىُّ وَزَادَ بِلاَلٌ فِى نِدَاءِ صَلاَةِ الْغَدَاةِ الصَّلاَةُ خَيْرٌ مِنَ النَّوْمِ فَأَقَرَّهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . قَالَ عُمَرُ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَدْ رَأَيْتُ مِثْلَ الَّذِى رَأَى وَلَكِنَّهُ سَبَقَنِى .
Açıklama: Elbani bu hadisin zayıf olduğunu, bir kısmının ise sahih olduğunu ifade etmiştir
Öneri Formu
Hadis Id, No:
10532, İM000707
Hadis:
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ خَالِدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ الْوَاسِطِىُّ حَدَّثَنَا أَبِى عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ إِسْحَاقَ عَنِ الزُّهْرِىِّ عَنْ سَالِمٍ عَنْ أَبِيهِ أَنَّ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم اسْتَشَارَ النَّاسَ لِمَا يُهِمُّهُمْ إِلَى الصَّلاَةِ فَذَكَرُوا الْبُوقَ فَكَرِهَهُ مِنْ أَجْلِ الْيَهُودِ ثُمَّ ذَكَرُوا النَّاقُوسَ فَكَرِهَهُ مِنْ أَجْلِ النَّصَارَى فَأُرِىَ النِّدَاءَ تِلْكَ اللَّيْلَةَ رَجُلٌ مِنَ الأَنْصَارِ يُقَالُ لَهُ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ زَيْدٍ وَعُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ فَطَرَقَ الأَنْصَارِىُّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَيْلاً فَأَمَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِلاَلاً بِهِ فَأَذَّنَ . قَالَ الزُّهْرِىُّ وَزَادَ بِلاَلٌ فِى نِدَاءِ صَلاَةِ الْغَدَاةِ الصَّلاَةُ خَيْرٌ مِنَ النَّوْمِ فَأَقَرَّهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . قَالَ عُمَرُ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَدْ رَأَيْتُ مِثْلَ الَّذِى رَأَى وَلَكِنَّهُ سَبَقَنِى .
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Halid b. Abdullah el-Vâsıtî, ona babası (Halid b. Abdullah), ona Abdurrahman b. İshak, ona ez-Zührî (Muhammed b. Şihab), ona Salim (b. Abdullah), ona da babası (Abdullah b. Ömer) şöyle rivayet etmiştir: Hz. Peygamber (sav) namaz vaktinin nasıl duyurulacağını belirlemek için ashabıyla bu konuyu istişare etti. Bazıları borozan kullanılmasını teklif etti fakat Yahudiler'in adeti olması sebebiyle Hz. Peygamber (sav) bundan hoşlanmadı. Sonra çan kullanılmasını teklif ettiler fakat Hıristiyanlar'ın adeti olması sebebiyle Hz. Peygamber (sav) bundan hoşlanmadı. O gece Ensar'dan Abdullah b. Zeyd adında bir adam ile Ömer b. Hattab rüyalarında ezanla çağrı yapıldığını gördüler. Ensardan olan adam hemen geceleyin Hz. Peygamber'in (sav) kapısını çaldı (ve rüyasını anlattı). Hz. Peygamber (sav) de Bilal'e bunu (öğrenmesini) emretti. Bilal'de ezanı (öğrendi ve) okumaya başladı. ez-Zührî; Bilal sabah namazına 'namaz uykudan hayırlıdır' ifadesini ekledi, Hz. Peygamber (sav) de bunu ilaveyi okuta gelmiştir, dedi. Ömer; 'Ey Allah'ın Rasulü (sav) ben de bu ilaveyi görmüştüm fakat o benden önce davrandı', demiştir.
Açıklama:
Elbani bu hadisin zayıf olduğunu, bir kısmının ise sahih olduğunu ifade etmiştir
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Mâce, Sünen-i İbn Mâce, Ezan ve's-sünnetü fîhâ 1, /121
Senetler:
1. İbn Ömer Abdullah b. Ömer el-Adevî (Abdullah b. Ömer b. Hattab)
2. Ebu Ömer Salim b. Abdullah el-Adevî (Salim b. Abdullah b. Ömer b. Hattab)
3. Ebu Bekir Muhammed b. Şihab ez-Zührî (Muhammed b. Müslim b. Ubeydullah b. Abdullah b. Şihab)
4. Abdurrahman b. İshak el-Âmirî (Abdurrahman b. İshak b. Abdullah b. Hâris)
5. Halid b. Abdullah et-Tahhan (Halid b. Abdullah b. Abdurrahman)
6. Ebu Cafer Muhammed b. Halid et-Tahhan (Muhammed b. Halid b. Abdullah b. Abdurrahman b. Yezid)
Konular:
Ezan, sabah ezanındaki değişiklik
Ezan, tarihçesi
KTB, EZAN
Sahabe, ictihadı
Sahâbe, sahabilerin sünnete uyma hassasiyetleri
حَدَّثَنِى حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ أَخْبَرَنِى يُونُسُ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ قَالَ أَخْبَرَنِى سَالِمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ
"لاَ تَمْنَعُوا نِسَاءَكُمُ الْمَسَاجِدَ إِذَا اسْتَأْذَنَّكُمْ إِلَيْهَا."
[قَالَ فَقَالَ بِلاَلُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ وَاللَّهِ لَنَمْنَعُهُنَّ. قَالَ فَأَقْبَلَ عَلَيْهِ عَبْدُ اللَّهِ فَسَبَّهُ سَبًّا سَيِّئًا مَا سَمِعْتُهُ سَبَّهُ مِثْلَهُ قَطُّ وَقَالَ أُخْبِرُكَ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَتَقُولُ وَاللَّهِ لَنَمْنَعُهُنَّ.]
Öneri Formu
Hadis Id, No:
3590, M000989
Hadis:
حَدَّثَنِى حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ أَخْبَرَنِى يُونُسُ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ قَالَ أَخْبَرَنِى سَالِمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ
"لاَ تَمْنَعُوا نِسَاءَكُمُ الْمَسَاجِدَ إِذَا اسْتَأْذَنَّكُمْ إِلَيْهَا."
[قَالَ فَقَالَ بِلاَلُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ وَاللَّهِ لَنَمْنَعُهُنَّ. قَالَ فَأَقْبَلَ عَلَيْهِ عَبْدُ اللَّهِ فَسَبَّهُ سَبًّا سَيِّئًا مَا سَمِعْتُهُ سَبَّهُ مِثْلَهُ قَطُّ وَقَالَ أُخْبِرُكَ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَتَقُولُ وَاللَّهِ لَنَمْنَعُهُنَّ.]
Tercemesi:
Bize Harmele b. Yahya, ona (Abdullah) b. Vehb, ona Yunus (b. Yezid), ona (Abdullah) b. Şihab (ez-Zührî), ona Salim b. Abdullah (b. Ömer), ona da Abdullah b. Ömer'in rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Sizden izin istediklerinde, kadınlarınızın mescitlere gitmesine engel olmayınız."
[Ravi (Salim b. Abdullah b. Ömer olayın devamını) şöyle anlatıyor: (Babam bu hadisi rivayet edince, kardeşim) Bilal b. Abdullah (itiraz ederek), Allah'a yemin olsun ki, kadınların mescide gitmelerine engel olacağız! dedi. Bunun üzerine (babam) Abdullah, Bilal'e yöneldi ve ona, o güne kadar ağzından çıktığını duymadığım öyle kötü sözler söyledi ki! Sonra da şöyle dedi: Ben sana Rasulullah'ın (sav) hadisini bildiriyorum, sen (kalkmış bana) vallahi, kadınların mescide gitmelerine engel olacağız' diyorsun!]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Salât 989, /184
Senetler:
1. İbn Ömer Abdullah b. Ömer el-Adevî (Abdullah b. Ömer b. Hattab)
2. Ebu Ömer Salim b. Abdullah el-Adevî (Salim b. Abdullah b. Ömer b. Hattab)
3. Ebu Bekir Muhammed b. Şihab ez-Zührî (Muhammed b. Müslim b. Ubeydullah b. Abdullah b. Şihab)
4. Yunus b. Yezid el-Eyli (Yunus b. Yezid b. Mişkan)
5. Abdullah b. Vehb el-Kuraşî (Abdullah b. Vehb b. Müslim)
6. Ebu Hafs Harmele b. Yahya et-Tücibi (Harmele b. Yahya b. Abdullah)
Konular:
CAMİ, MESCİT
Kadın, hak ve sorumlulukları
Kadın, mescitte namaz kılması
Kadın-Erkek, kadın-erkek ilişkileri
KTB, NAMAZ,
Müslüman, müslümana sövmek, hakaret etmek
Sahabe, İlk Müslüman Nesiller
Sahâbe, sahabiler ve hadîs
Sahâbe, sahabilerin sünnete uyma hassasiyetleri
Sünnet, Sünnet-i Seyyie
Sünnet, sünnete uymak
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ جَعْفَرٍ عَنْ مُوسَى بْنِ عُقْبَةَ عَنْ سَالِمِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ عَنْ أَبِيهِ - رضى الله عنه - أَنَّ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم أُرِىَ وَهْوَ فِى مُعَرَّسِهِ مِنْ ذِى الْحُلَيْفَةِ فِى بَطْنِ الْوَادِى ، فَقِيلَ لَهُ إِنَّكَ بِبَطْحَاءَ مُبَارَكَةٍ . فَقَالَ مُوسَى وَقَدْ أَنَاخَ بِنَا سَالِمٌ بِالْمُنَاخِ الَّذِى كَانَ عَبْدُ اللَّهِ يُنِيخُ بِهِ ، يَتَحَرَّى مُعَرَّسَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهْوَ أَسْفَلُ مِنَ الْمَسْجِدِ الَّذِى بِبَطْنِ الْوَادِى ، بَيْنَهُ وَبَيْنَ الطَّرِيقِ وَسَطٌ مِنْ ذَلِكَ .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
16954, B002336
Hadis:
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ جَعْفَرٍ عَنْ مُوسَى بْنِ عُقْبَةَ عَنْ سَالِمِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ عَنْ أَبِيهِ - رضى الله عنه - أَنَّ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم أُرِىَ وَهْوَ فِى مُعَرَّسِهِ مِنْ ذِى الْحُلَيْفَةِ فِى بَطْنِ الْوَادِى ، فَقِيلَ لَهُ إِنَّكَ بِبَطْحَاءَ مُبَارَكَةٍ . فَقَالَ مُوسَى وَقَدْ أَنَاخَ بِنَا سَالِمٌ بِالْمُنَاخِ الَّذِى كَانَ عَبْدُ اللَّهِ يُنِيخُ بِهِ ، يَتَحَرَّى مُعَرَّسَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهْوَ أَسْفَلُ مِنَ الْمَسْجِدِ الَّذِى بِبَطْنِ الْوَادِى ، بَيْنَهُ وَبَيْنَ الطَّرِيقِ وَسَطٌ مِنْ ذَلِكَ .
Tercemesi:
Bize Kuteybe, ona İsmail b. Cafer, ona Musa b. Ukbe, ona Salim b. Abdullah b. Ömer ona da babası (ra) rivayet etti ki Hz. Peygamber (sav) Zu’l-Huleyfe’de vadinin ortasında geceleyin istirahat ettiği esnada ona gösterilen rüyada, şüphesiz sen mübarek Bedhâ'da (vadisinde) bulunuyorsun, denildi. Musa dedi ki: Salim, babası Abdullah'ın vaktiyle devesini çöktürdüğü yerde develerimizi çöktürmüştü ki böylece Rasulullah’ın (sav) geceleyin istirahata çekildiği yere isabet etmek istiyordu. Burası vadinin içindeki mescidin alt tarafında, vadi ile yol arasında orta bir yerdeydi.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Hars ve'l-Mezâraa 16, 1/655
Senetler:
1. İbn Ömer Abdullah b. Ömer el-Adevî (Abdullah b. Ömer b. Hattab)
2. Ebu Ömer Salim b. Abdullah el-Adevî (Salim b. Abdullah b. Ömer b. Hattab)
3. Ebu Muhammed Musa b. Ukbe el-Kuraşî (Musa b. Ukbe b. Ebu Ayyaş)
4. Ebu İshak İsmail b. Cafer el-Ensarî (İsmail b. Cafer b. Ebu Kesir)
5. Ebu Recâ Kuteybe b. Said es-Sekafi (Kuteybe b. Said b. Cemil b. Tarif)
Konular:
Hac, Zu'l-Huleyfe'de konaklamak
Sahâbe, sahabilerin sünnete uyma hassasiyetleri
Öneri Formu
Hadis Id, No:
14013, T002382
Hadis:
حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُبَارَكِ أَخْبَرَنَا حَيْوَةُ بْنُ شُرَيْحٍ أَخْبَرَنِى الْوَلِيدُ بْنُ أَبِى الْوَلِيدِ أَبُو عُثْمَانَ الْمَدَنِىُّ أَنَّ عُقْبَةَ بْنَ مُسْلِمٍ حَدَّثَهُ أَنَّ شُفَيًّا الأَصْبَحِىَّ حَدَّثَهُ أَنَّهُ دَخَلَ الْمَدِينَةَ فَإِذَا هُوَ بِرَجُلٍ قَدِ اجْتَمَعَ عَلَيْهِ النَّاسُ فَقَالَ: مَنْ هَذَا؟ فَقَالُوا أَبُو هُرَيْرَةَ . فَدَنَوْتُ مِنْهُ حَتَّى قَعَدْتُ بَيْنَ يَدَيْهِ وَهُوَ يُحَدِّثُ النَّاسَ فَلَمَّا سَكَتَ وَخَلاَ قُلْتُ لَهُ أَنْشُدُكَ بِحَقٍّ وَبِحَقٍّ لَمَا حَدَّثْتَنِى حَدِيثًا سَمِعْتَهُ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَقَلْتَهُ وَعَلِمْتَهُ . فَقَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ أَفْعَلُ لأُحَدِّثَنَّكَ حَدِيثًا حَدَّثَنِيهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَقَلْتُهُ وَعَلِمْتُهُ . ثُمَّ نَشَغَ أَبُو هُرَيْرَةَ نَشْغَةً فَمَكَثَ قَلِيلاً ثُمَّ أَفَاقَ فَقَالَ :لأُحَدِّثَنَّكَ حَدِيثًا حَدَّثَنِيهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِى هَذَا الْبَيْتِ مَا مَعَنَا أَحَدٌ غَيْرِى وَغَيْرُهُ . ثُمَّ نَشَغَ أَبُو هُرَيْرَةَ نَشْغَةً أُخْرَى ثُمَّ أَفَاقَ فَمَسَحَ وَجْهَهُ فَقَالَ: لأُحَدِّثَنَّكَ حَدِيثًا حَدَّثَنِيهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَنَا وَهُوَ فِى هَذَا الْبَيْتِ مَا مَعَنَا أَحَدٌ غَيْرِى وَغَيْرُهُ . ثُمَّ نَشَغَ أَبُو هُرَيْرَةَ نَشْغَةً أُخْرَى ثُمَّ أَفَاقَ وَمَسَحَ وَجْهَهُ فَقَالَ :أَفْعَلُ لأُحَدِّثَنَّكَ حَدِيثًا حَدَّثَنِيهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَنَا مَعَهُ فِى هَذَا الْبَيْتِ مَا مَعَهُ أَحَدٌ غَيْرِى وَغَيْرُهُ . ثُمَّ نَشَغَ أَبُو هُرَيْرَةَ نَشْغَةً شَدِيدَةً ثُمَّ مَالَ خَارًّا عَلَى وَجْهِهِ فَأَسْنَدْتُهُ عَلَىَّ طَوِيلاً ثُمَّ أَفَاقَ فَقَالَ: حَدَّثَنِى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّ اللَّهَ تَبَارَكَ وَتَعَالَى إِذَا كَانَ يَوْمُ الْقِيَامَةِ يَنْزِلُ إِلَى الْعِبَادِ لِيَقْضِىَ بَيْنَهُمْ وَكُلُّ أُمَّةٍ جَاثِيَةٌ فَأَوَّلُ مَنْ يَدْعُو بِهِ رَجُلٌ جَمَعَ الْقُرْآنَ وَرَجُلٌ قُتتِلَ فِى سَبِيلِ اللَّهِ وَرَجُلٌ كَثِيرُ الْمَالِ فَيَقُولُ اللَّهُ لِلْقَارِئِ: أَلَمْ أُعَلِّمْكَ مَا أَنْزَلْتُ عَلَى رَسُولِى ؟ قَالَ: بَلَى يَا رَبِّ . قَالَ: فَمَاذَا عَمِلْتَ فِيمَا عُلِّمْتَ ؟ قَالَ :كُنْتُ أَقُومُ بِهِ آنَاءَ اللَّيْلِ وَآنَاءَ النَّهَارِ . فَيَقُولُ اللَّهُ: لَهُ كَذَبْتَ وَتَقُولُ لَهُ الْمَلاَئِكَةُ كَذَبْتَ وَيَقُولُ اللَّهُ: لَهُ بَلْ أَرَدْتَ أَنْ يُقَالَ إِنَّ فُلاَنًا قَارِئٌ فَقَدْ قِيلَ ذَاكَ . وَيُؤْتَى بِصَاحِبِ الْمَالِ فَيَقُولُ اللَّهُ لَهُ أَلَمْ أُوَسِّعْ عَلَيْكَ حَتَّى لَمْ أَدَعْكَ تَحْتَاجُ إِلَى أَحَدٍ ؟قَالَ: بَلَى يَا رَبِّ . قَالَ: فَمَاذَا عَمِلْتَ فِيمَا آتَيْتُكَ؟ قَالَ كُنْتُ أَصِلُ الرَّحِمَ وَأَتَصَدَّقُ . فَيَقُولُ اللَّهُ لَهُ كَذَبْتَ وَتَقُولُ لَهُ الْمَلاَئِكَةُ كَذَبْتَ وَيَقُولُ اللَّهُ تَعَالَى :بَلْ أَرَدْتَ أَنْ يُقَالَ فُلاَنٌ جَوَادٌ فَقَدْ قِيلَ ذَاكَ . وَيُؤْتَى بِالَّذِى قُتِلَ فِى سَبِيلِ اللَّهِ فَيَقُولُ اللَّهُ لَهُ: فِى مَاذَا قُتِلْتَ ؟ فَيَقُولُ :أُمِرْتُ بِالْجِهَادِ فِى سَبِيلِكَ فَقَاتَلْتُ حَتَّى قُتِلْتُ . فَيَقُولُ اللَّهُ تَعَالَى لَهُ كَذَبْتَ وَتَقُولُ لَهُ الْمَلاَئِكَةُ كَذَبْتَ وَيَقُولُ اللَّهُ بَلْ أَرَدْتَ أَنْ يُقَالَ فُلاَنٌ جَرِىءٌ فَقَدْ قِيلَ ذَاكَ » . ثُمَّ ضَرَبَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى رُكْبَتِى فَقَالَ :« يَا أَبَا هُرَيْرَةَ أُولَئِكَ الثَّلاَثَةُ أَوَّلُ خَلْقِ اللَّهِ تُسَعَّرُ بِهِمُ النَّارُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ » . وَقَالَ الْوَلِيدُ أَبُو عُثْمَانَ :فَأَخْبَرَنِى عُقْبَةُ بْنُ مُسْلِمٍ أَنَّ شُفَيًّا هُوَ الَّذِى دَخَلَ عَلَى مُعَاوِيَةَ فَأَخْبَرَهُ بِهَذَا . قَالَ أَبُو عُثْمَانَ: وَحَدَّثَنِى الْعَلاَءُ بْنُ أَبِى حَكِيمٍ أَنَّهُ كَانَ سَيَّافًا لِمُعَاوِيَةَ فَدَخَلَ عَلَيْهِ رَجُلٌ فَأَخْبَرَهُ بِهَذَا عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ فَقَالَ مُعَاوِيَةُ: قَدْ فُعِلَ بِهَؤُلاَءِ هَذَا فَكَيْفَ بِمَنْ بَقِىَ مِنَ النَّاسِ ؟ثُمَّ بَكَى مُعَاوِيَةُ بُكَاءً شَدِيدًا حَتَّى ظَنَنَّا أَنَّهُ هَالِكٌ وَقُلْنَا قَدْ جَاءَنَا هَذَا الرَّجُلُ بِشَرٍّ ثُمَّ أَفَاقَ مُعَاوِيَةُ وَمَسَحَ عَنْ وَجْهِهِ وَقَالَ: صَدَقَ اللَّهُ وَرَسُولُهُ ( مَنْ كَانَ يُرِيدُ الْحَيَاةَ الدُّنْيَا وَزِينَتَهَا نُوَفِّ إِلَيْهِمْ أَعْمَالَهُمْ فِيهَا وَهُمْ فِيهَا لاَ يُبْخَسُونَ * أُولَئِكَ الَّذِينَ لَيْسَ لَهُمْ فِى الآخِرَةِ إِلاَّ النَّارُ وَحَبِطَ مَا صَنَعُوا فِيهَا وَبَاطِلٌ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ ) . قَالَ أَبُو عِيسَى :هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ .
Tercemesi:
Şufey el-Esbâhî'den (r.a),
Kendisi Medine'ye girdiğinde birden etrafında halkın toplandığı bir adamla karşılaştı. "Bu adam kimdirş" diye sordu. "Ebû Hureyre'dir", dediler. Ebû Hureyre (r.a) halka birşeyler anlatırken ben ona yaklaştım ve önüne oturdum. Konuşmasını bitirdiği ve yalnız kaldığı zaman kendisine şöyle dedim:
-"Sana şunun ve bunun hakkı için soruyorum. Resûlullah'tan (s.a) duyduğun, anladığın ve bildiğin bir hadisi bana anlatır mısın? Ebû Hureyre (r.a):
-(İsteğini) yerine getireceğim, Resûlullah'tan (s.a) anladığım ve bildiğim bir hadisi sana anlatacağım dedi. Bunun peşinden Ebû Hureyre derin bir şekilde içini çekti, biraz bekledi, sonra kendine geldi ve şöyle dedi:
-Ben ve kendisi bu evindeyken ve yanımızda başka kimse yokken Resûlullah'ın (s.a) bana söylediği bir hadisini sana anlatacağım. Ebû Hureyre bunun ardından da derin bir şekilde içini çekti, sonra kendine geldi, yüzünü sildi ve "(İsteğini) yerine getireceğim" dedi.
-Ben ve kendisi bu evde iken ve yanımızda benden ve ondan başka hiç kimse yokken bana Resûlullah'ın (s.a) söylediği bir hadisini sana anlatacağım. Ebû Hureyre (r.a) bunun arkasından da derin bir şekilde içini çekti. Sonra bükülüp yüzükoyun yere düştü. Onu uzun zaman kendime dayadım, sonra ayıldı ve şöyle dedi:
"Kıyamet günü olunca Allah, kulları arasında hüküm vermek için onlara ineceğini (hesaba çekeceğini) Resûlullah (s.a) bana anlattı." Bütün toplumlar o gün dizüstü çökmüş durumdadırlar. Allah’ın çağıracağı ilk kimseler Kur’ân’ı bilen ve ezberleyen kişi, Allah yolunda öldürülen kişi ve mal varlığı çok olan kişiler olacaktır. Allah Kur’ân’ı bilene diyecek ki: Rasûlüme indirdiğim kitabı sana öğretmedim mi? O kişi de evet ya Rabbi diyecek Allah: Öğrendiğin Kur’ânla nasıl yaşadın neler yaptın? Diyecek. Adam: Gece ve gündüz Kur’ân’ı elimden bırakmadım diye cevap verecek. Bunun üzerine Allah yalan söylüyorsun buyuracak Melekler de yalan söylüyorsun, diyecekler. Allah’ta şöyle buyuracak: Sen Kur’ân falan okumadın. Bilakis falan kişi Kur’ân okur, Kur’ân bilir desinler diye okudun ve böyle de denildi. Sonra mal mülk sahibi kimse getirilecek ve Allah ona senin rızkını genişletip hiçbir kimseye muhtaç etmeden yaşatmadım mı? Zengin kimse: Evet ya Rabbî diyecek Allah: Sana verdiğim mal mülk ile neler yaptın? Diyecek. Zengin kişi: Yakınlarımı yoklar yoksullara yardım ederek infak ederdim, diyecek. Allah’ta yalan söyledin, Melekler de yalan söyledin diyecekler. Allah şöyle buyuracak: Sen söylediğin gibi yapmadın fakat falan kimse cömerttir desinler diye tüm bu dediklerini yaptım neticede oda denildi. Sonra Allah yolunda öldürülen kişi getirilecek Allah ona diyecek ki: Ne uğrunda öldürüldün? O kişi: Uğrunda cihâd edilmesini emrettin bende cihâd edip şehîd oldum diyecek Allah yalan söylüyorsun meleklerde yalan söylüyorsun, diyecekler bunun üzerine Allah: Hayır sen falan kimse ne cesurdur denilmesini istemiştim bu da sana denildi diyecek. Sonra Rasûlullah (s.a.), dizime vurdu ve şöyle dedi: Ey Ebû Hüreyre bu üç kişi kendi konularında Allah’ın yarattığı ilk kimselerdir. Kıyamet günü Cehennem ateşi bunlarla tutuşturulacaktır.
Velid Ebû Osman dedi ki: Ukbe b. Müslim’in bana haber verdiğine göre Şüfeyy bizzat kendisi Muaviye’nin yanına girerek bu hadisi ona anlatmıştır.Ebû Osman diyor ki: Bana Âla b. Ebî Hakîm anlattı kendisi Muaviyenin koruması idi dedi ki: Muaviye’nin yanına bir adam girdi ve bu hadisi ona Ebû Hüreyre’den nakletti. Muaviye bunun üzerine dedi ki: Bunlara böyle yapılırsa geri kalan insanlara ne yapılacak acaba? Dedi ve hüngür hüngür ağladı biz onun hayatını kaybedeceğini sandık ve bu adam bizim başımıza bir felaket getirdi, dedik.
Sonra Muaviye kendine geldi, yüzünü sildi ve dedi ki: Allah ve Rasûlü daima doğru söz söyler dedi ve Hûd sûresi 15-16. ayetlerini okudu; “
Dünya hayatını ve güzelliklerini isteyenlere, orada işlediklerinin karşılığını tastamam veririz; onlar orada bir eksikliğe de uğratılmazlar. İ İşte ahirette onlara ateşten başka bir şey yoktur. İşledikleri şeyler orada boşa gitmiştir. Zaten yapmakta oldukları da batıldır.”
Tirmizî, bu hadis hasen garibtir, demiştir.
Bize Süveyd b. Nasr, ona Abdullah b. Mübarek, ona Hayve b. Şurayh, ona Ebu Osman Velid b. Ebu Velid el-Medenî, ona Ukbe b. Müslim, ona da Şüfey el-Esbahî şöyle rivayet etmiştir:
Kendisi Medine'ye girmiş, insanların etrafında toplandığı bir adam görmüş. ''Bu kimdir'' demiş, ''Ebu Hureyre'dir'' demişler. (Şüfey davam ediyor): Ona yaklaştım, öyle ki o, insanlara hadis rivayet ederken önüne oturdum. Sukût edip yalnız kaldığında ona,''(Allah) için diyorum; Rasulullah (sav)'den işittiğin, onu kavrayıp bildiğin bir hadisi bana söylemez misin'' dedim. Ebu Hureyre, ''yaparım, Rasulullah (sav)'ın bana rivayet ettiği, benim de onu kavrayıp bildiğim bir hadisi sana söyleyeceğim'' dedi. Akabinde Ebu Hureyre, epeyice fenalaştı, bir müddet (bu halde) kaldı, ardından kendine gelip ''bu evde, beraberimizde kimsenin bulunmadığı bir halde iken Rasulullah (sav)'ın bana rivayet ettiği bir hadisi sana söyleyeceğim'' dedi. Ardından Ebu Hureyre, yine, epeyice fenalaştı. Sonra kendine gelip yüzünü sıvazladı ve ''Ben ve o bu evde, beraberimizde de kimse yokken Rasulullah (sav)'ın bana rivayet ettiği bir hadisi sana söyleyeceğim'' dedi. Sonra Ebu Hureyre, yine, epeyice fenalaştı. Ardından kendine geldi ve yüzünü sıvazladı. ''Yapacağım; ben ve o bu evde, beraberimizde de kimse yokken Rasulullah (sav)'ın bana rivayet ettiği bir hadisi sana söyleyeceğim'' dedi. Akabinde Ebu Hureyre, ağır bir fenalık geçirdi, ardından yüzü üzerine düşeyazdı. Uzun (bir müddet) onu, kendime yasladım. Sonra kendine geldi ve ''Rasulullah, bana şöyle rivayet etti'' dedi:
Allah tebâreke ve teâlâ, aralarında hükmetmek için kıyamet gününde kullarına tenezzül eder. Her ümmetin bir çağırıcısı vardır. İlk çağrılacak olan Kur'ân'ı ezberleyen adam, (akabinde) Allah yolunda öldürülen adam ve (sonra da) malı çok olan adam olacaktır. Allah, (Kur'ân) okuyana ''rasulüme indirdiklerimi sana öğretmedim mi'' buyuracak. (Adam), ''ey rabbim, öğrettin'' diyecek. (Allah), ''sana öğretilenden ne öğrendin'' buyuracak. (Adam), ''gece ve gündüz boyunca onu okurdum'' diyecek. Allah ona ''yalan söyledin'' buyuracak, melekler de ona ''yalan söyledin'' diyecekler. Allah ona ''bilakis, 'falanca kâridir' denmesini istedin; nitekim bu, dendi de'' buyuracak. (Sonra) mal sahibi kimse getirilecek, Allah ona ''kimseye ihtiyacın olmayana dek sana imkan sunmadın mı'' buyuracak. (Adam), ''ey rabbim, sundun'' diyecek. (Allah), ''sana verdiklerimle ne yaptın'' buyuracak. (Adam), ''akrabayı gözetip infakta bulunurdum'' diyecek. Allah ona ''yalan söyledin'' buyuracak, melekler de ''yalan söyledin'' diyecekler. Allah teâlâ, ''bilakis, 'falanca cömerttin' denmesini istedin; nitekim bu, dendi de'' buyuracak. (Ardından) Allah yolunda öldürülmüş (adam) getirilecek. Allah ona ''ne için öldürüldün'' buyuracak. Adam, ''senin yolunca cihad ile emrolundum; öldürülene dek de savaştım'' diyecek. Allah teâlâ ona ''yalan söyledin'' buyuracak, melekler de ona ''yalan söyledin'' diyecekler. Allah, ''bilakis, 'falanca cesurdur' denmesini istedin; nitekim bu, dendi de'' buyuracak.
Ardından Rasulullah (sav), dizlerime vurdu ve ''ey Ebu Hureyre, bu üç kişi, kıyamet gününde cehennemim kendileri ile tutuşturulacağı ilk kimselerdir'' buyurdu.
Ebu Osman Velid şöyle demiştir: 'Ukbe b. Müslim'in bana haber verdiğine göre Şüfey, Muaviye'nin huzuruna girip bu hadisi ona anlatan kimsedir. Ebu Osman şöyle demiştir: Alâ b. Ebu Hakîm'in bana haber verdiğine göre o Muaviye'nin koruması idi. Bir adam (Muaviye'nin) huzuruna girdi ve Ebu Hureyre'den bu hadisi nakletti. Muaviye de, ''onlara bu yapılıyorsa diğer insanların hali nice olur'' dedi. Akabinde Muaviye, epeyice ağladı. Öyle ki biz onun helak olacağını sandık ve ' bu adam bize uğursuzluk getirdi' dedik. Ardından Muaviye kendine geldi ve yüzünü sıvazladı, ''Allah ve rasulü doğru söyledi'' deyip (şu ayetleri okudu): ''Kim yalnız dünya hayatını ve onun zinetini isterse, biz onlara yaptıklarının karşılığını orada tastamam öderiz. Orada onlar bir eksikliğe uğratılmazlar.İşte onlar, kendileri için âhirette ateşten başka bir şey olmayan kimselerdir. (Dünyada) yaptıkları şeyler, orada boşa gitmiştir. Zaten bütün yapmakta oldukları da boş şeylerdir.''
Ebu İsa şöyle demiştir: Bu, hasen-garîb bir hadistir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Tirmizî, Sünen-i Tirmizî, Zühd 48, 4/591
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Şüfey b. Mati el-Esbahî (Şüfey b. Mati)
3. Ebu Muhammed Ukbe b. Müslim et-Tücibî (Ukbe b. Müslim)
4. Velid b. Ebu Velid el-Kuraşî (Velid b. Osman)
5. Ebu Zür'a Hayve b. Şurayh et-Tücîbî (Hayve b. Şurayh b. Safvan b. Malik)
6. Ebu Abdurrahman Abdullah b. Mübarek el-Hanzalî (Abdullah b. Mübarek b. Vadıh)
7. Süveyd b. Nasr el-Mervezi (Süveyd b. Nasr b. Süveyd)
Konular:
Cehennem, toplanma yeri
Cihad, gösteriş için
Çömertlik, gösteriş için cömertlik yapmak
Dünya, aldatıcılığı
Dünya, dünyaya düşkünlük
İbadet, ibadetleri gösteriş için yapmak
Kıyamet, ahvali
Kıyamet, kıyamet günü çağrılacak ilk kimseler
Kur'an, gösteriş için okumak
Kur'an, öğrenip ezberleyip muhafaza etmek
Riya, Riyakarlık, gösteriş için iş yapmak
Sahâbe, sahabiler ve hadîs
Sahâbe, sahabilerin sünnete uyma hassasiyetleri
Öneri Formu
Hadis Id, No:
10676, B001660
Hadis:
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ أَخْبَرَنَا مَالِكٌ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ عَنْ سَالِمٍ قَالَ كَتَبَ عَبْدُ الْمَلِكِ إِلَى الْحَجَّاجِ أَنْ لاَ يُخَالِفَ ابْنَ عُمَرَ فِى الْحَجِّ ، فَجَاءَ ابْنُ عُمَرَ - رضى الله عنه - وَأَنَا مَعَهُ يَوْمَ عَرَفَةَ حِينَ زَالَتِ الشَّمْسُ ، فَصَاحَ عِنْدَ سُرَادِقِ الْحَجَّاجِ ، فَخَرَجَ وَعَلَيْهِ مِلْحَفَةٌ مُعَصْفَرَةٌ فَقَالَ مَا لَكَ يَا أَبَا عَبْدِ الرَّحْمَنِ فَقَالَ الرَّوَاحَ إِنْ كُنْتَ تُرِيدُ السُّنَّةَ . قَالَ هَذِهِ السَّاعَةَ قَالَ نَعَمْ . قَالَ فَأَنْظِرْنِى حَتَّى أُفِيضَ عَلَى رَأْسِى ثُمَّ أَخْرُجَ . فَنَزَلَ حَتَّى خَرَجَ الْحَجَّاجُ ، فَسَارَ بَيْنِى وَبَيْنَ أَبِى ، فَقُلْتُ إِنْ كُنْتَ تُرِيدُ السُّنَّةَ فَاقْصُرِ الْخُطْبَةَ وَعَجِّلِ الْوُقُوفَ . فَجَعَلَ يَنْظُرُ إِلَى عَبْدِ اللَّهِ ، فَلَمَّا رَأَى ذَلِكَ عَبْدُ اللَّهِ قَالَ صَدَقَ .
Tercemesi:
Bize Abdullah b. Yusuf, ona Mâlik, ona İbn Şihâb, ona da Salim’in şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Abdülmelik, Haccac’a hac hususunda İbn Ömer’e muhalefet etmemesini emreden bir mektup yazdı. İbn Ömer (ra) Arefe günü güneş zevale erdiğinde -ben de onunla birlikte olduğum halde- geldi. İbn Ömer, Haccac’ın çadırı yakınında yüksek sesle bağırdı. Haccac üzerinde aspura boyanmış (sarı renkli) bir maşlah bulunduğu halde dışarı çıktı ve: Ey Ebu Abdurrahman, neyin var? dedi. İbn Ömer: Eğer sünnete uygun hareket etmek istiyorsan haydi gitme zamanıdır, dedi. Haccac: Bu saatte mi? deyince, o: Evet dedi. Haccâc: Başıma su döküp sonra çıkıncaya kadar beni bekle, dedi. Bunun üzerine İbn Ömer indi. Nihâyet Haccac dışarı çıkınca benimle babam arasında yürüdü. Ben: Eğer sünnete uymak istiyorsan hutbeyi kısa kes ve vakfeyi çabuk yap, dedim. Haccac, babam Abdullah’a bakmaya başladı. Babam Abdullah onun bu durumunu görünce: (Salim) doğru söyledi, dedi."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Hac 87, 1/518
Senetler:
1. İbn Ömer Abdullah b. Ömer el-Adevî (Abdullah b. Ömer b. Hattab)
2. Ebu Ömer Salim b. Abdullah el-Adevî (Salim b. Abdullah b. Ömer b. Hattab)
3. Ebu Bekir Muhammed b. Şihab ez-Zührî (Muhammed b. Müslim b. Ubeydullah b. Abdullah b. Şihab)
4. Ebu Abdullah Malik b. Enes el-Esbahî (Malik b. Enes b. Malik b. Ebu Amir)
5. Ebu Muhammed Abdullah b. Yusuf el-Kila'î (Abdullah b. Yusuf)
Konular:
Hac, hac emiri tayin etmek
Hac, sünnetleri
Sahâbe, sahabilerin sünnete uyma hassasiyetleri
Zalim, Haccac b. Yusuf es-Sekafî (Haccac-ı Zalim)
Öneri Formu
Hadis Id, No:
10678, B001662
Hadis:
وَقَالَ اللَّيْثُ حَدَّثَنِى عُقَيْلٌ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ قَالَ أَخْبَرَنِى سَالِمٌ أَنَّ الْحَجَّاجَ بْنَ يُوسُفَ عَامَ نَزَلَ بِابْنِ الزُّبَيْرِ - رضى الله عنهما - سَأَلَ عَبْدَ اللَّهِ - رضى الله عنه - كَيْفَ تَصْنَعُ فِى الْمَوْقِفِ يَوْمَ عَرَفَةَ فَقَالَ سَالِمٌ إِنْ كُنْتَ تُرِيدُ السُّنَّةَ فَهَجِّرْ بِالصَّلاَةِ يَوْمَ عَرَفَةَ . فَقَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ صَدَقَ . إِنَّهُمْ كَانُوا يَجْمَعُونَ بَيْنَ الظُّهْرِ وَالْعَصْرِ فِى السُّنَّةِ . فَقُلْتُ لِسَالِمٍ أَفَعَلَ ذَلِكَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ سَالِمٌ وَهَلْ تَتَّبِعُونَ فِى ذَلِكَ إِلاَّ سُنَّتَهُ
Tercemesi:
Bize Leys, ona Ukayl, ona İbn Şihab, ona da Salim şöyle demiştir: Haccac b. Yusuf, Abdullah b. Zübeyr ile savaşmak için Mekke'ye gelmişti. Abdullah b. Ömer'e: 'Arefe günü vakfe yerinde nasıl yaparsınız?' diye sordu. Salim de Haccac'a: 'Eğer sünnete uymak istersen arefe günü namazı sıcağın şiddetli vaktin kıl' dedi. (Haccac'ın tereddüdü üzerine) Abdullah b. Ömer: 'Salim doğru söyledi' dedi. Çünkü onlar sünnette öğle ile ikindi namazlarını birleştiriyorlardı.
İbn Şihab dedi ki: Ben Salim'e: 'Rasulullah (sav) böyle mi yapmıştır?' dedim. Salim: 'Sizler bu yaptıklarınızla ancak O'nun sünnetine uymaktasınız' dedi.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Hac 89, 1/518
Senetler:
1. İbn Ömer Abdullah b. Ömer el-Adevî (Abdullah b. Ömer b. Hattab)
2. Ebu Ömer Salim b. Abdullah el-Adevî (Salim b. Abdullah b. Ömer b. Hattab)
3. Ebu Bekir Muhammed b. Şihab ez-Zührî (Muhammed b. Müslim b. Ubeydullah b. Abdullah b. Şihab)
4. Ebu Halid Ukayl b. Halid el-Eylî (Ukayl b. Halid b. Ukayl)
5. Ebu Haris Leys b. Sa'd el-Fehmî (Leys b. Sa'd b. Abdurrahman)
Konular:
Hac, sünnetleri
Sahabe, Kur'an'a ve sünnete bağlılık
Sahâbe, sahabilerin sünnete uyma hassasiyetleri
Öneri Formu
Hadis Id, No:
10679, B001663
Hadis:
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ أَخْبَرَنَا مَالِكٌ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ عَنْ سَالِمِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ أَنَّ عَبْدَ الْمَلِكِ بْنَ مَرْوَانَ كَتَبَ إِلَى الْحَجَّاجِ أَنْ يَأْتَمَّ بِعَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ فِى الْحَجِّ ، فَلَمَّا كَانَ يَوْمُ عَرَفَةَ جَاءَ ابْنُ عُمَرَ - رضى الله عنهما - وَأَنَا مَعَهُ حِينَ زَاغَتِ الشَّمْسُ أَوْ زَالَتْ ، فَصَاحَ عِنْدَ فُسْطَاطِهِ أَيْنَ هَذَا فَخَرَحَ إِلَيْهِ فَقَالَ ابْنُ عُمَرَ الرَّوَاحَ . فَقَالَ الآنَ قَالَ نَعَمْ . قَالَ أَنْظِرْنِى أُفِيضُ عَلَىَّ مَاءً . فَنَزَلَ ابْنُ عُمَرَ - رضى الله عنهما - حَتَّى خَرَجَ ، فَسَارَ بَيْنِى وَبَيْنَ أَبِى . فَقُلْتُ إِنْ كُنْتَ تُرِيدُ أَنْ تُصِيبَ السُّنَّةَ الْيَوْمَ فَاقْصُرِ الْخُطْبَةَ وَعَجِّلِ الْوُقُوفَ . فَقَالَ ابْنُ عُمَرَ صَدَقَ .
Tercemesi:
Bize Abdullah b. Mesleme, ona Malik, ona İbn Şihab, ona da Salim b. Abdullah şöyle demiştir: Abdülmelik b. Mervan, Haccac'a hac işleri hususunda Abdullah b. Ömer'e uymasını yazmıştı. Arefe günü olunca ben de yanındayken güneş ortadan meylettiği sırada İbn Ömer geldi ve Haccac'ın çadırının yanında: Haccac nerededir? diye yüksek sesle seslendi. Haccac çıkınca da ona: Haydi (hutbe ve vakfe yapmak için) yürü! dedi. Haccac: Şimdi mi? dedi. İbn Ömer: Evet (şimdi onun vaktidir), deyince Haccac: Bana biraz mühlet ver de yıkanayım, dedi. Bu söz üzerine İbn Ömer bineğinden inip, o çıkıncaya kadar bekledi. Haccac çıkınca, babam İbn Ömer ile benim aramda yürüdü. Bu sırada ben kendisine: Eğer sen bu gün sünnete icabet etmek istiyorsan, hutbeyi kısa tut ve vakfeye geçişi çabuklaştır, dedim. İbn Ömer de: Salim doğru söyledi, dedi.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Hac 90, 1/519
Senetler:
1. İbn Ömer Abdullah b. Ömer el-Adevî (Abdullah b. Ömer b. Hattab)
2. Ebu Ömer Salim b. Abdullah el-Adevî (Salim b. Abdullah b. Ömer b. Hattab)
3. Ebu Bekir Muhammed b. Şihab ez-Zührî (Muhammed b. Müslim b. Ubeydullah b. Abdullah b. Şihab)
4. Ebu Abdullah Malik b. Enes el-Esbahî (Malik b. Enes b. Malik b. Ebu Amir)
5. Ebu Abdurrahman Abdullah b. Mesleme el-Harisî (Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb)
Konular:
Hac, sünnetleri
Sahâbe, sahabilerin sünnete uyma hassasiyetleri
Zalim, Haccac b. Yusuf es-Sekafî (Haccac-ı Zalim)
Öneri Formu
Hadis Id, No:
43173, DM001917
Hadis:
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ عَنِ الأَوْزَاعِىِّ عَنِ الزُّهْرِىِّ عَنْ سَالِمٍ عَنْ أَبِيهِ : أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ -صلى الله عليه وسلم- صَلَّى بِمِنًى رَكْعَتَيْنِ ، وَأَبَا بَكْرٍ رَكْعَتَيْنِ ، وَعُمَرَ رَكْعَتَيْنِ ، وَعُثْمَانَ رَكْعَتَيْنِ صَدْراً مِنْ إِمَارَتِهِ ، ثُمَّ أَتَمَّهَا بَعْدُ.
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Yusuf, ona el-Evzâî, ona ez-Zührî, ona Sâlim, ona babasının rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) Minâ’da (dört rekâtlı farzları) ikişer rekât, Ebu Bekir ikişer rekât, Ömer ikişer rekât, Osman da halifeliğinin ilk zamanlarında ikişer rekât olarak kıl(dır)dı. Daha sonra Osman dört rekât olarak tamamladı.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Dârimî, Sünen-i Dârimî, Menâsik 47, 2/1193
Senetler:
1. İbn Ömer Abdullah b. Ömer el-Adevî (Abdullah b. Ömer b. Hattab)
2. Ebu Ömer Salim b. Abdullah el-Adevî (Salim b. Abdullah b. Ömer b. Hattab)
3. Ebu Bekir Muhammed b. Şihab ez-Zührî (Muhammed b. Müslim b. Ubeydullah b. Abdullah b. Şihab)
4. Ebu Amr Abdurrahman b. Amr el-Evzaî (Abdurrahman b. Amr b. Yahmed)
5. Ebu Abdullah Muhammed b. Yusuf el-Firyabî (Muhammed b. Yusuf b. Vakıd b. Osman)
Konular:
Hac, Mina
Hac, sünnetleri
Sahabe, anlayış farklılıkları
Sahabe, ictihadı
Sahâbe, sahabilerin sünnete uyma hassasiyetleri
Öneri Formu
Hadis Id, No:
20404, T003443
Hadis:
حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ مُوسَى الْفَزَارِىُّ حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ خُثَيْمٍ عَنْ حَنْظَلَةَ عَنْ سَالِمٍ أَنَّ ابْنَ عُمَرَ كَانَ يَقُولُ لِلرَّجُلِ إِذَا أَرَادَ سَفَرًا ادْنُ مِنِّى أُوَدِّعْكَ كَمَا كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُوَدِّعُنَا . فَيَقُولُ: « أَسْتَوْدِعُ اللَّهَ دِينَكَ وَأَمَانَتَكَ وَخَوَاتِيمَ عَمَلِكَ » . قَالَ: هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ غَرِيبٌ مِنْ هَذَا الْوَجْهِ مِنْ حَدِيثِ سَالِمِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ .
Tercemesi:
İbn Ömer: Yolculuğa çıkmak isteyen bir kimseye şöyle derdi: “Yaklaş bana seni Rasûlullah (s.a.v.)’in bizi uğurladığı gibi uğurlayayım; Dinini, Allah’a olan sorumluluğunu ve işlerinin sonunun iyi olmasını Allah’a emanet ederim.” (Tirmizî rivâyet etmiştir) Tirmizî: Sâlim rivâyeti olarak bu hadis bu şekliyle hasen sahih garibtir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Tirmizî, Sünen-i Tirmizî, Da'vât 43, 5/499
Senetler:
1. İbn Ömer Abdullah b. Ömer el-Adevî (Abdullah b. Ömer b. Hattab)
2. Ebu Ömer Salim b. Abdullah el-Adevî (Salim b. Abdullah b. Ömer b. Hattab)
3. Hanzala b. Ebu Süfyan el-Cümahi (Hanzala b. Esved b. Abdurrahman b. Safvan)
4. Ebu Ma'mer Said b. Huseym el-Hilalî (Said b. Huseym b. Raşid)
5. Ebu Muhammed İsmail b. Musa (İsmail b. Musa)
Konular:
Dua, sefere çıkarken, dönerken, konaklama yerinde
Hz. Peygamber, duaları
KTB, DUA
Sahâbe, sahabilerin sünnete uyma hassasiyetleri
Öneri Formu
Hadis Id, No:
37797, DM000456
Hadis:
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ كَثِيرٍ عَنِ الأَوْزَاعِىِّ عَنِ الزُّهْرِىِّ عَنْ سَالِمٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ -صلى الله عليه وسلم- قَالَ :« إِذَا اسْتَأْذَنَتْ أَحَدَكُمُ امْرَأَتُهُ إِلَى الْمَسْجِدِ فَلاَ يَمْنَعْهَا ». فَقَالَ فُلاَنُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ : إِذاً وَاللَّهِ أَمْنَعُهَا. فَأَقْبَلَ عَلَيْهِ ابْنُ عُمَرَ فَشَتَمَهُ شَتِيمَةً لَمْ أَرَهُ شَتَمَهَا أَحَداً قَبْلَهُ ، ثُمَّ قَالَ : أُحَدِّثُكَ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ -صلى الله عليه وسلم- وَتَقُولُ إِذاً وَاللَّهِ أَمْنَعُهَا؟
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Kesir, el-Evzâî'den, (o) ez-Zührîf-den, (o) Sâlim'den, (o da) İbn Ömer'den (naklen) haber verdi ki, Resülullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: "Sizden birinizden, hanımı, camiye (gitmek için) izin istediği zaman onu menetmesin!" Bu rivayet üzerine Abdullah'ın bir oğlu; "Yine de, val-lahi, onları menedeceğim" dedi. İbn Ömer hemen ona dönüp öyle bir sövdü ki, daha Önce hiç kimseye böyle sövdüğünü görmemiştim. Sonra da şöyle dedi: Ben sana Resülullah'dan -sallallahu aleyhi ve sellem- hadis rivayet ediyorum, sen ise; 'Yine de, vallahi, onları menedeceğim" diyorsun.'
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Dârimî, Sünen-i Dârimî, Mukaddime 40, 1/408
Senetler:
1. İbn Ömer Abdullah b. Ömer el-Adevî (Abdullah b. Ömer b. Hattab)
2. Ebu Ömer Salim b. Abdullah el-Adevî (Salim b. Abdullah b. Ömer b. Hattab)
3. Ebu Bekir Muhammed b. Şihab ez-Zührî (Muhammed b. Müslim b. Ubeydullah b. Abdullah b. Şihab)
4. Ebu Amr Abdurrahman b. Amr el-Evzaî (Abdurrahman b. Amr b. Yahmed)
5. Ebu Yusuf Muhammed b. Kesir es-Sekafi (Muhammed b. Kesir b. Ebu Ata)
Konular:
Kadın, cemaate gelmesi
Kadın, mescitte namaz kılması
Sahâbe, sahabilerin sünnete uyma hassasiyetleri
Sünnet, Abdullah b. Ömer'in uygulamaları