41 Kayıt Bulundu.
Kullarım sana, beni sorduğunda (söyle onlara): Ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm. O halde (kullarım da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulalar.
Açıklama: Kültürümüzde Hadisler projesini ilgilendiren kısım: إِذَا سَأَلَكَ عِبَادِي عَنِّي فَإِنِّي قَرِيبٌ أُجِيبُ دَعْوَةَ الدَّاعِ إِذَا دَعَانِ
Bize Ebu Eş'as Ahmed b. Mikdâm el-Iclî, ona Mutemir b. Süleyman, ona babası (Süleyman b. Tarhân), ona Katâde, ona Enes, ona da Ubâde b. Sâmit, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: Allah'a kavuşmayı isteyene Allah da kavuşmak ister. Allah'a kavuşmayı hoş görmeyene Allah da kavuşmayı hoş görmez. [Tirmizî şöyle demiştir]: Bu konuda Ebu Musa, Ebu Hureyre ve Aişe'den de hadis nakledilmiştir. Ebu İsa şöyle demiştir: Ubâde b. Sâmit hadisi hasen-sahih bir hadistir.
Bize Yahya b. Halef Ebu Seleme, ona Abdüla'lâ, ona Katade, ona Zürâre b. Ebu Evfâ, ona Sa'd b. Hişam ona da Hz. Âişe'nin ( r. anhâ) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Her kim Allah'a kavuşmayı arzu ederseظ Allah da ona kavuşmayı arzu eder. Her kim de Allah'a kavuşmayı arzu etmezseظ Allah da ona kavuşmayı arzu etmez." Bu söz üzerine kendisine denildi ki "Ya Rasulallah! Allah'a kavuşmayı arzu etmemek, ölüme kavuşmayı arzu etmeme sebebiyledir ve hiç birimiz de ölüme kavuşmayı arzu etmiyor." Buna karşılık Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Hayır (öyle değil). Bu ancak kişinin ölümü esnasında olur. Bu esnada kişi, Allah'ın rahmeti ve mağfireti ile müjdelendiği vakit Allah'a kavuşmayı arzu eder. Allah'ın azabı ile müjdelendiği vakit de Allah'a kavuşmayı arzu etmez."
İşte Allah'ın, iman eden ve iyi işler yapan kullarına müjdelediği nimet budur. De ki: Ben buna karşılık sizden akrabalık sevgisinden başka bir ücret istemiyorum. Kim bir iyilik işlerse onun sevabını fazlasıyla veririz. Şüphesiz Allah bağışlayan, şükrün karşılığını verendir.
Açıklama: عَاجِلُ بُشْرَى ifadesi erken çabucak erişen müjde demektir. Yani insanların henüz dünyadayken onu yaptığı işte dolayı sevmesi erken bir müjdedir. Ertelenmiş müjdesini de kıyamette alacaktır.
Ve Rablerine dönecekleri için yapmakta oldukları işleri kalpleri çarparak yapanlar;
Bize Humeyd b. Mes'ade, ona Hâlid b. Hâris, ona Said b. Ebu Arûbe; (T) Bize Muhammed b. Beşşâr, ona Muhammed b. Bekir, ona Said b. Ebu Arûbe, ona Katâde, ona Zürâre b. Evfâ, ona Sa'd b. Hişam ona da Aişe (r.anha) şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah (sav), "Kim Allah'a kavuşmayı arzu ederse, Allah da ona kavuşmayı arzu eder. Kim Allah'a kavuşmayı arzu etmezse, Allah da ona kavuşmayı arzu etmez" buyurdu. Ben, "Yâ Rasulullah! Hiç birimiz ölümü arzu etmez ki!" dedim. Nebî (sav), "Böyle değil! Mümin, Allah'ın rahmeti, rızası ve cenneti ile müjdelendiğinde Allah'a kavuşmayı arzu eder, Allah da ona kavuşmayı arzu. Kafir ise Allah'ın azabı ve öfkesiyle müjdelendiğinde Allah'a kavuşmayı arzu etmez ve Allah da ona kavuşmayı arzu etmez" buyurdu. Ebu İsa şöyle demiştir: Bu, hasen-sahih bir hadistir.
Bize Muhammed b. Alâ, ona Ebu Üsame, ona Büreyd, ona Ebu Bürde, ona da Ebu Musa'nın rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Kim Allah'a kavuşmayı arzu ederse, Allah da ona kavuşmayı arzu eder. Kim Allah'a kavuşmayı arzu etmezse Allah da ona kavuşmayı arzu etmez."
Açıklama: كَيْفَ أَنْعَمُ "bu dünyada nasıl zevk içerisinde yaşayabilirim?" denilebilir.