118 Kayıt Bulundu.
Bize İsmail, ona Hâlid el-Hazzâ, ona Ebu Kilâbe, ona Ebu Mühelleb, ona da İmran b. Husayn şöyle rivayet etti: 'Hz. Peygamber (sav) ikindi namazının üç(üncü) rekatında selam verdi. Sonra kalktı ve odasına girdi. Bu esnada "El-Hırbak" lakabıyla anılan ve kolları uzun bir adam, Peygamberimizin ardından kalkıp yanına gitti ve şöyle dedi: 'Ya Rasulallah!' Peygamberimiz (sav) dışarı çıktı ve adam ona, az önceki namazda ne yaptığını hatırlattı. Bunun üzerine Peygamberimiz (sav) "Bu kişi doğru mu söylüyor?" diye cemaate sordu. Cemaat: "Evet!" dedi. Bunun üzerine Peygamberimiz (sav), eksik bıraktığı rekâtı kıldı, ardından selam verdi. Daha sonra sehiv secdesi olarak iki secde yaptı ve tekrar selam verdi.
Açıklama: Müslim'in şartlarına göre sahihtir.
Bize Müsedded, ona Bişr b. Mufaddal, ona Humeyd, ona Enes, ona da Ubade b. Sâmit şöyle demiştir: Rasulullah (sav) insanlara Kadir Gecesi'ni haber vermek için dışarı çıkmıştı. Bu sırada iki Müslüman adam kavgaya tutuştu. Rasulullah (sav) da "Ben size (Kadir Gecesi'nin vaktini bildirmek) için çıkmıştım. Falancayla filanca kavgaya tutuştular da o bilgi benden uçup gitti. Umulur ki bu sizin için daha hayırlıdır. Siz o geceyi, dokuzuncu, yedinci ve beşinci gecelerde arayın" buyurdu.
Bize Muhammed b. Ebu Adî, ona İbn Avn, ona Muhammed, o da Ebu Hüreyre'den şöyle nakletti: Rasulullah (sav) (iki akşam) namazlarından birisini kıldı. Ebu Hüreyre bu namazı zikretmişti; ancak [hadisin râvisi] Muhammed (b. Sîrin) bunu hatırlayamadı. (Rasulullah (sav)) İki rekâtı kılınca selam verdi. Mescide konulmuş kütüğün yanına geldi. Elini onun (kütüğün) üzerine koydu. (Rasulullah (sav)) Öfkeli gibiydi. Mescidin kapısından hızla çıkanlar 'Namaz kısaldı!' diyorlardı. Bunların içinde (durumu Rasûlullah'a) sormaktan hicap duyan Hz. Ebu Bekir ve Ömer de vardı. Cemaat içinde iki eli/kolu uzun olan bir kişi vardı ki ona Zü'l-Yedeyn (uzun kollu) diyorlardı. Bu kişi şöyle dedi: "Ey Allah'ın Rasulü! Unuttun mu yoksa namaz mı kısaldı?' Rasulullah (sav) "Unutmadım, namaz da kısalmadı" dedi. Rasulullah (sav) "(Durum) Zü'l-Yedeyn'in dediği gibi mi?" diye sorunca cemaat: 'Evet!' dedi. Bunun üzerine Rasulullah (sav) geldi, terk ettiği rekâtları kıldı, sonra selam verdi, sonra tekbir aldı ve secdeye gitti, secdesi önceki secdeleri gibiydi veya daha uzundu. Sonra başını kaldırdı ve tekbir aldı (oturdu). Muhammed (b. Sîrin)e; (Rasulullah (sav) sehiv secdesinden) sonra selam verdi mi? şeklinde sorulunca dedi ki: Bana haber verildiğine göre İmran b. Husayn şöyle dedi: '...sonra selam verdi.'
Bize Muhammed b. Alâ ve Süleyman b. Abdurrahman ed-Dımaşkî, onlara Mervan b. Muaviye, ona Yahya el-Kâhilî, ona da Misver b. Yezid el-Maliki -Yahya, belki de Rasulullah'ı (sav) gördüm şeklinde rivayette bulunmuştur- şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah (sav) namazda (bir sureyi) okur(ken) bir (ayeti) terk edip onu okumadı. Bir adam ona, ya Rasulullah! Şu şu ayeti terk ettin dedi. Hz. Peygamber (sav) de, 'onu bana hatırlatsaydın ya!' buyurdu." [Süleyman, rivayetinde, adamın ben onun neshedildiğini zannettim bilgisini zikretmiştir. Ayrıca Süleyman, (rivayetinde) bize Yahya b. Kesir el-Ezdî, ona da Misver b. Yezid el-Esedi el-Maliki rivayet nakletti demiştir.]