Öneri Formu
Hadis Id, No:
18557, T001366
Hadis:
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ حَدَّثَنَا شَرِيكُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ النَّخَعِىُّ عَنْ أَبِى إِسْحَاقَ عَنْ عَطَاءٍ عَنْ رَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ أَنَّ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ « مَنْ زَرَعَ فِى أَرْضِ قَوْمٍ بِغَيْرِ إِذْنِهِمْ فَلَيْسَ لَهُ مِنَ الزَّرْعِ شَىْءٌ وَلَهُ نَفَقَتُهُ » . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ . لاَ نَعْرِفُهُ مِنْ حَدِيثِ أَبِى إِسْحَاقَ إِلاَّ مِنْ هَذَا الْوَجْهِ مِنْ حَدِيثِ شَرِيكِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ . وَالْعَمَلُ عَلَى هَذَا الْحَدِيثِ عِنْدَ بَعْضِ أَهْلِ الْعِلْمِ وَهُوَ قَوْلُ أَحْمَدَ وَإِسْحَاقَ . وَسَأَلْتُ مُحَمَّدَ بْنَ إِسْمَاعِيلَ عَنْ هَذَا الْحَدِيثِ فَقَالَ هُوَ حَدِيثٌ حَسَنٌ . وَقَالَ لاَ أَعْرِفُهُ مِنْ حَدِيثِ أَبِى إِسْحَاقَ إِلاَّ مِنْ رِوَايَةِ شَرِيكٍ . قَالَ مُحَمَّدٌ حَدَّثَنَا مَعْقِلُ بْنُ مَالِكٍ الْبَصْرِىُّ حَدَّثَنَا عُقْبَةُ بْنُ الأَصَمِّ عَنْ عَطَاءٍ عَنْ رَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم نَحْوَهُ . { أَنَّ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ « مَنْ زَرَعَ فِى أَرْضِ قَوْمٍ بِغَيْرِ إِذْنِهِمْ فَلَيْسَ لَهُ مِنَ الزَّرْعِ شَىْءٌ وَلَهُ نَفَقَتُهُ »}
Tercemesi:
Bize Kuteybe, ona Şerîk b. Abdullah en-Nehaî, ona Ebu İshak, ona Atâ ona da Râfi b. Hadîc'in rivayet ettiğine göre Nebi (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Kim bir kavmin arazisini izinleri olmaksızın ekerse, mahsulden kendisine bir pay yoktur, sadece yaptığı masrafın karşılığını alır."
Ebu İsa, bu hadisin hasen garib bir hadis olduğunu, bu hadisin Ebu İshak'ın rivayet ettiği hadislerden olduğunu yalnızca Şerîk b. Abdullah'ın bu rivayeti dolayısıyla bildiğimizi ve sadece bazı alimlerin bu hadisle amel edilebileceği kanaatinde olduğunu ki bu sözün de Ahmed ve Ebu İshak'a ait olduğunu söylemiştir. Muhammed b. İsmail'e bu hadisi sorduğumda hadisin hasen bir hadis olduğunu ve bu hadisin Ebu İshak'ın hadislerinden olduğunu yalnızca Şerîk'in rivayeti yoluyla bildiğini belirtmiştir. Muhammed şöyle demiştir, bize Ma'kil b. Malik Basrî, ona Atâ, ona da Râfi b. Hadîc'in rivayet ettiğine göre Nebî (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Kim bir kavmin arazisini izinleri olmaksızın ekerse, mahsulden kendisine hiç bir pay yoktur sadece yaptığı masrafın karşılığı alır."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Tirmizî, Sünen-i Tirmizî, Ahkâm 29, 3/648
Senetler:
()
Konular:
Arazi, toprak anlaşmazlıkları
Mülkiyet, izinsiz birinin malını kullanmak, ürününden, malından yemek
Öneri Formu
Hadis Id, No:
71481, HM021921
Hadis:
حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ إِسْحَاقَ عَنْ أَبِي عُبَيْدَةَ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ عَمَّارٍ عَنِ الْوَلِيدِ بْنِ أَبِي الْوَلِيدِ عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ قَالَ قَالَ زَيْدُ بْنُ ثَابِتٍ
يَغْفِرُ اللَّهُ لِرَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ أَنَا وَاللَّهِ أَعْلَمُ بِالْحَدِيثِ مِنْهُ إِنَّمَا أَتَى رَجُلَانِ قَدْ اقْتَتَلَا فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إِنْ كَانَ هَذَا شَأْنَكُمْ فَلَا تُكْرُوا الْمَزَارِعَ قَالَ فَسَمِعَ رَافِعٌ قَوْلَهُ لَا تُكْرُوا الْمَزَارِعَ
Tercemesi:
Bize İsmail, ona Abdurrahman b. İshak, ona Ebu Ubeyde b. Muhammed b. Ammar, ona el-Velîd b. Ebu el-Velîd ona da Urve b. ez-Zübeyr rivayet ederek Zeyd b. Sabit'in şöyle dediğini nakletmiştir:
Allah (cc) Râfi b. Hadîc'i affetsin. Vallahi bu hadisi ben ondan daha iyi biliyorum. Rasulullah'ın yanına (sav) birbiriyle kavga eden iki adam geldi. Bunun üzerine Rasulullah (sav) "Şayet bu duruma düşüyorsanız [kavga ve husumete sebep oluyorsa] arazilerinizi kiraya vermeyin." buyurdu. Ravi, Râfi b. Hadîc'in Rasulullah'ın sözünün sadece "arazilerinizi kiraya vermeyin." kısmını işittiğini söylemiştir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ahmed b. Hanbel, Müsned-i Ahmed, Zeyd b. Sâbit 21921, 7/234
Senetler:
()
Konular:
Arazi, toprak anlaşmazlıkları
Ticaret, arazi kiralama
Ticaret, Kiralama-İcare, tarla vs.
Ticaret, Tarla, ürün karşılığı kiraya vermek
Öneri Formu
Hadis Id, No:
37265, MU001439
Hadis:
حَدَّثَنِى يَحْيَى عَنْ مَالِكٍ عَنْ ثَوْرِ بْنِ زَيْدٍ الدِّيلِىِّ أَنَّهُ قَالَ بَلَغَنِى أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ أَيُّمَا دَارٍ أَوْ أَرْضٍ قُسِمَتْ فِى الْجَاهِلِيَّةِ فَهِىَ عَلَى قَسْمِ الْجَاهِلِيَّةِ وَأَيُّمَا دَارٍ أَوْ أَرْضٍ أَدْرَكَهَا الإِسْلاَمُ وَلَمْ تُقْسَمْ فَهِىَ عَلَى قَسْمِ الإِسْلاَمِ. قَالَ يَحْيَى سَمِعْتُ مَالِكًا يَقُولُ فِيمَنْ هَلَكَ وَتَرَكَ أَمْوَالاً بِالْعَالِيَةِ وَالسَّافِلَةِ إِنَّ الْبَعْلَ لاَ يُقْسَمُ مَعَ النَّضْحِ إِلاَّ أَنْ يَرْضَى أَهْلُهُ بِذَلِكَ وَإِنَّ الْبَعْلَ يُقْسَمُ مَعَ الْعَيْنِ إِذَا كَانَ يُشْبِهُهَا وَأَنَّ الأَمْوَالَ إِذَا كَانَتْ بِأَرْضٍ وَاحِدَةٍ الَّذِى بَيْنَهُمَا مُتَقَارِبٌ أَنَّهُ يُقَامُ كُلُّ مَالٍ مِنْهَا ثُمَّ يُقْسَمُ بَيْنَهُمْ وَالْمَسَاكِنُ وَالدُّورُ بِهَذِهِ الْمَنْزِلَةِ .
Tercemesi:
Bana Yahya, ona Malik ona da Sevr b. Zeyd ed-Dîlî'nin akardığına göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Cahiliye döneminde taksim edilmiş olan herhangi bir ev veya arazi, Cahiliye döneminde taksim edildiği hal üzere kalır. Ancak herhangi bir ev veya arazi taksim edilmeden İslâm gelmiş ise artık onun taksimi İslâm'a göredir." Yahya, Mâlik'in ölen ve Aliye [şehrin üst tarafı] veya Sâfile'den [şehrin alt tarafı] bir arazi bırakan hakkında şöyle dediğini aktarır:
Arazi sahipleri razı olmadıkça sulamaya ihtiyaç duymayan arazi, sulamaya ihtiyaç duyan arazi ile birlikte taksim edilmez. Sulamaya ihtiyaç duymayan arazi eğer benziyorsa pınar bulunan arazi ile birlikte taksim edilir. Aralarında yakınlık bulunan mallar aynı arazi üzerindeyse bunlar birbirine eklendikten sonra mirasçılar arasında taksim edilir, evlerin ve binaların taksimi de aynı usul üzeredir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İmam Mâlik, Muvatta', Akdiye 1439, 1/287
Senetler:
()
Konular:
Arazi, mülkiyet hukuku
Arazi, toprak anlaşmazlıkları
Öneri Formu
Hadis Id, No:
71608, HM021966
Hadis:
حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ إِسْحَاقَ عَنْ أَبِي عُبَيْدَةَ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ عَمَّارٍ عَنِ الْوَلِيدِ بْنِ أَبِي الْوَلِيدِ عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ قَالَ قَالَ زَيْدُ بْنُ ثَابِتٍ
يَغْفِرُ اللَّهُ لِرَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ أَنَا وَاللَّهِ أَعْلَمُ بِالْحَدِيثِ مِنْهُ إِنَّمَا أَتَى رَجُلَانِ قَدْ اقْتَتَلَا فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إِنْ كَانَ هَذَا شَأْنَكُمْ فَلَا تُكْرُوا الْمَزَارِعَ
قَالَ فَسَمِعَ رَافِعٌ قَوْلَهُ لَا تُكْرُوا الْمَزَارِعَ
Tercemesi:
Bize İsmail, ona Abdurrahman b. İshak, ona Ebu Ubeyde b. Muhammed b. Ammar, ona el-Velîd b. Ebu el-Velîd ona da Urve b. ez-Zübeyr rivayet ederek Zeyd b. Sabit'in şöyle dediğini nakletmiştir:
Allah (cc) Râfi b. Hadîc'i affetsin. Vallahi bu hadisi ben ondan daha iyi biliyorum. Rasulullah'ın yanına (sav) birbiriyle kavga eden iki adam geldi. Bunun üzerine Rasulullah (sav) "Şayet bu duruma düşüyorsanız [kavga ve husumete sebep oluyorsa] arazilerinizi kiraya vermeyin." buyurdu. Ravi, Râfi b. Hadîc'in Rasulullah'ın sözünün sadece "arazilerinizi kiraya vermeyin." kısmını işittiğini söylemiştir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ahmed b. Hanbel, Müsned-i Ahmed, Zeyd b. Sâbit 21966, 7/245
Senetler:
()
Konular:
Arazi, mülkiyet hukuku
Arazi, toprak anlaşmazlıkları
Ticaret, arazi kiralama
Öneri Formu
Hadis Id, No:
148475, BS011649
Hadis:
أَخْبَرَنَا أَبُو سَعِيدِ بْنُ أَبِى عَمْرٍو حَدَّثَنَا أَبُو الْعَبَّاسِ الأَصَمُّ حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ عَلِىِّ بْنِ عَفَّانَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ آدَمَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحِيمِ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِسْحَاقَ عَنْ يَحْيَى بْنِ عُرْوَةَ عَنْ أَبِيهِ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ -صلى الله عليه وسلم- :« مَنْ أَحْيَا أَرْضًا مَيْتَةً فَهِىَ لَهُ وَلَيْسَ لِعرْقٍ ظَالِمٍ حَقٌّ ». قَالَ : فَاخْتَصَمَ رَجُلاَنِ مِنْ بَيَاضَةَ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ -صلى الله عليه وسلم- غَرَسَ أَحَدُهُمَا نَخْلاً فِى أَرْضِ الآخِرِ فَقَضَى رَسُولُ اللَّهِ -صلى الله عليه وسلم- لِصَاحِبِ الأَرْضِ بِأَرْضِهِ وَأَمَرَ صَاحِبَ النَّخْلِ أَنْ يُخْرِجَ نَخْلَهُ مِنْهَا.
قَالَ قَالَ عُرْوَةُ فَلَقَدْ أَخْبَرَنِى الَّذِى حَدَّثَنِى قَالَ : رَأَيْتُهَا وَإِنَّهُ لَيُضْرَبُ فِى أُصُولِهَا بِالْفُئُوسِ وَإِنَّهُ لَنَخْلٌ عُمٌّ حَتَّى أُخْرِجَتْ.
Tercemesi:
Bize Ebu Said b. Ebi Amr, ona Ebu el-Abbas el-Esamm, ona el-Hasan b. Ali b. Affân, ona Yahya b. Adem, ona Abdurrahim, ona Muhammed b. İshak, ona Yahya b. Urve ona da babası Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etti:
"Kim çorak bir araziyi ihya ederse, orası artık kendisine aittir ve zalim kimsenin de orada her hangi bir hakkı yoktur." Ravi şöyle demiştir: Beyâda kabilesinden birbiriyle kavga eden iki adam Rasulullah'ın (sav) yanı geldi. Adamlardan biri diğerinin arazisine hurma ağaçları ekmişti. Rasulullah (sav) arazi sahibinin lehine arazinin verilmesine hükmederek, hurma ağaçlarının sahibine ağaçları oradan çıkartmasını emretti. Ravi Urve'nin şöyle söylediğini nakletmiştir, bana hadisi rivayet eden kimse dedi: Ben onları (hurma ağaçlarını) gördüm, o adam uzamış büyük hurma ağaçlarını yerinden sökene kadar köklerine baltayla vuruyordu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Beyhakî, Sünen-i Kebir, Gasb 11649, 12/59
Senetler:
()
Konular:
Arazi, boş olanı ihya edenin durumu
Arazi, toprak anlaşmazlıkları
Gasp, bir yeri veya bir şeyi gaspetmenin cezası
Haklar, hakları Savunma
Haklar, Mülkiyet Hakkı
Hz. Peygamber, hakimlik, hükmedişi
Kamu hukuku
Yargı, Hz. Peygamber'in Hakimlik görevi
Yargı, muhâkeme Usûlü
Yönetim, arazi politikası / vergisi
Öneri Formu
Hadis Id, No:
148477, BS011651
Hadis:
وَأَخْبَرَنَا أَبُو عَلِىٍّ الرُّوذْبَارِىُّ أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَكْرٍ حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ سَعِيدٍ الدَّارِمِىُّ حَدَّثَنَا وَهْبٌ عَنْ أَبِيهِ عَنِ ابْنِ إِسْحَاقَ بِإِسْنَادِهِ وَمَعْنَاهُ إِلاَّ أَنَّهُ قَالَ عِنْدَ قَوْلِهِ مَكَانَ الَّذِى حَدَّثَنِى هَذَا فَقَالَ : رَجُلٌ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِىِّ -صلى الله عليه وسلم- وَأَكْبَرُ ظَنِّى أَنَّهُ أَبُو سَعِيدٍ الْخُدْرِىُّ فَأَنَا رَأَيْتُ الرَّجُلَ يَضْرِبُ فِى أُصُولِ النَّخْلِ.
Tercemesi:
Bize Ebu Ali er-Ruzbârî, ona Muhammed b. Bekr, ona Ebu Davud, ona Ahmed Said ed-Dârimî, ona Vehb, ona babası ona da İbn İshak isnadı ve manasıyla rivayet etti ve rivayeti esnasında bana yerini de söyledi:
Hz. Peygamber'in (sav) ashabından bir adamı, ki bu adam çok büyük ihtimalle Ebu Said el-Hudrî'dir, hurma ağaçlarının köklerine vururken gördüm.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Beyhakî, Sünen-i Kebir, Gasb 11651, 12/60
Senetler:
()
Konular:
Arazi, boş olanı ihya edenin durumu
Arazi, toprak anlaşmazlıkları
Gasp, bir yeri veya bir şeyi gaspetmenin cezası
Öneri Formu
Hadis Id, No:
148543, BS011708
Hadis:
وَأَمَّا الَّذِى أَخْبَرَنَا أَبُو زَكَرِيَّا بْنُ أَبِى إِسْحَاقَ أَخْبَرَنَا أَبُو الْحَسَنِ : أَحْمَدُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ عُبْدُوسٍ حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ سَعِيدٍ حَدَّثَنَا نُعَيْمُ بْنُ حَمَّادٍ ح وَأَخْبَرَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ الْحَسَنِ الْقَاضِى حَدَّثَنَا أَبُو سَهْلِ بْنُ زِيَادٍ الْقَطَّانُ حَدَّثَنَا عُبَيْدُ بْنُ شَرِيكٍ حَدَّثَنَا نُعَيْمُ بْنُ حَمَّادٍ حَدَّثَنَا أَبُو حَمْزَةَ السُّكَّرِىُّ عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ رُفَيْعٍ عَنِ ابْنِ أَبِى مُلَيْكَةَ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ عَنِ النَّبِىِّ -صلى الله عليه وسلم- قَالَ :« الشَّرِيكُ شَفِيعٌ وَالشُّفْعَةُ فِى كُلِّ شَىْءٍ ».
Tercemesi:
Bize Ebu Zekeriyya b. Ebi İshak, ona Ebu el-Hasan: Ahmed b. Muhammed b. Abdûs, ona Osman b. Said, ona Nuaym b. Hammâd (T), ona Ebubekir b. el-Hasan el-Kâdî, ona Ebu Sehl b. Ziyâd el-Kattân, ona Ubeyd b. Şerîk, ona Nuaym b. Hammâd, ona Ebu Hamza es-Sükkerî, ona Abdülaziz b. Rufey', ona İbn Ebi Müleyke ona da İbn Abbas, Hz Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
"Ortak olan kişi, şuf'a hakkına sahiptir ve şuf'a hakkı her şeyde vardır." [ Şuf'a :Ön alım yani satılan bir malı, ortak veya komşunun aynı bedel ile almada öncelik hakkına sahip olması.]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Beyhakî, Sünen-i Kebir, Şuf'a 11708, 12/89
Senetler:
()
Konular:
Arazi, toprak anlaşmazlıkları
Komşuluk, Ticaret, şuf'a hakkı
Öneri Formu
Hadis Id, No:
148544, BS011709
Hadis:
وَأَخْبَرَنَا أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ السُّلَمِىُّ وَأَبُو بَكْرِ بْنُ الْحَارِثِ الْفَقِيهُ قَالاَ أَخْبَرَنَا عَلِىُّ بْنُ عُمَرَ الْحَافِظُ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ الْعَزِيزِ حَدَّثَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ حُرَيْثٍ الْمَرْوَزِىُّ حَدَّثَنَا الْفَضْلُ بْنُ مُوسَى عَنْ أَبِى حَمْزَةَ فَذَكَرَهُ بِنَحْوِهِ مَوْصُولاً وَقَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ -صلى الله عليه وسلم-. قَالَ عَلِىٌّ : خَالَفَهُ شُعْبَةُ وَإِسْرَائِيلُ وَعَمْرُو بْنُ أَبِى قَيْسٍ وَأَبُو بَكْرِ بْنُ عَيَّاشٍ فَرَوَوْهُ عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ رُفَيْعٍ عَنِ ابْنِ أَبِى مُلَيْكَةَ مُرْسَلاً وَهُوَ الصَّوَابُ وَوَهِمَ أَبُو حَمْزَةَ فِى إِسْنَادِهِ.
Tercemesi:
Bize Ebu Abdurrahman es-Sülemî ve Ebubekir b. el-Hâris el-Fakîh, onlara Ali b. Ömer el-Hâfız, ona Abdullah b. Abdülaziz, ona el-Hüseyn b. Hurays el-Mervezî, ona el-Fadl b. Musa ona da Ebu Hamza, o hadisin benzerini mevsul [Senedinde kopukluk bulunmayan rivayet anlamında hadis terimi] olarak zikrettikten sonra Rasulullah (sav) şöyle buyurdu, dedi. Ali şöyle dedi: Ona Şu'be, İsrâil, Amr b. Ebu Kays ve Ebubekir b. Ayyâş muhalefet etti ve onlar da Abdülaziz b. Rufey'den o da İbn Ebi Müleyke'den mürsel [Tabîinden birinin senedinde sahabeyi zikretmeksizin doğrudan doğruya Hz. Peygamber'in adını anarak rivayet ettiği hadis.] olarak rivayet ettiler ki bu rivayet doğru olan rivayettir. Ebu Hamza o hadisin isnadı hakkında şüpheye düşmüştür.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Beyhakî, Sünen-i Kebir, Şuf'a 11709, 12/89
Senetler:
()
Konular:
Arazi, toprak anlaşmazlıkları
Komşuluk, Ticaret, şuf'a hakkı
Öneri Formu
Hadis Id, No:
148676, BS011832
Hadis:
أَخْبَرَنَا أَبُو عَبْدِ اللَّهِ الْحَافِظُ حَدَّثَنَا عَلِىُّ بْنُ عِيسَى بْنِ إِبْرَاهِيمَ حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ أَبِى طَالِبٍ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِى عُمَرَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ عَنْ حَنْظَلَةَ بْنِ قَيْسٍ أَنَّهُ سَمِعَ رَافِعَ بْنَ خَدِيجٍ يَقُولُ : كُنَّا أَكْثَرُ الأَنْصَارِ حَقْلاً فَكُنَّا نُكْرِى الأَرْضَ عَلَى أَنَّ لَنَا هَذِهِ وَلَهُمْ هَذِهِ فَرُبَّمَا أَخْرَجَتْ هَذِهِ وَلَمْ تُخْرِجْ هَذِهِ فَنَهَانَا عَنْ ذَلِكَ وَأَمَّا الْوَرِقُ فَلَمْ يَنْهَنَا. أَخْرَجَهُ الْبُخَارِىُّ وَمُسْلِمٌ فِى الصَّحِيحِ مِنْ حَدِيثِ ابْنِ عُيَيْنَةَ.
Tercemesi:
Bize Ebu Abdullah el-Hâfız, ona Ali b. İsa b. İbrahim, ona İbrahim b. Ebu Talib, İbn Ebu Ömer, ona Süfyan, ona Yahya b. Said ona da Hanzala b. Kays, Rafi' b. Hadîc'den şöyle işittiğini rivayet etti:
Biz Ensârın en çok arazi sahibi olanlarıydık ve arazinin bir kısmından çıkan mahsül bize diğer kısmından çıkan mahsül de kiracılara ait olmak üzere arazileri kiralardık. Bazen arazinin şu kısmı ürün verirken diğer kısmı ürün vermezdi. [Bazen ortağın, bazen de arazi sahibinin zararı etmesinden dolayı] Rasulullah (sav) bizim bu şekilde arazi kiralamamızı yasakladı. Fakat gümüş karşılığında arazi kiralamayı yasaklamadı. Bu hadisi, Buhari ve Müslim Sahih'lerinde İbn Uyeyne hadisi olarak tahric etmiştir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Beyhakî, Sünen-i Kebir, Müzâra'a 11832, 12/166
Senetler:
()
Konular:
Arazi, mülkiyet hukuku
Arazi, toprak anlaşmazlıkları
Ticaret, arazi kiralama
Ticaret, Kiralama-İcare, tarla vs.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
148476, BS011650
Hadis:
وَأَخْبَرَنَا أَبُو سَعِيدٍ حَدَّثَنَا أَبُو الْعَبَّاسِ حَدَّثَنَا الْحَسَنُ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ آدَمَ حَدَّثَنَا أَبُو شِهَابٍ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِسْحَاقَ فَذَكَرَهُ بِمَعْنَاهُ إِلاَّ أَنَّهُ قَالَ فَلَقَدْ حَدَّثَنِى صَاحِبُ هَذَا الْحَدِيثِ : أَنَّهُ أَبْصَرَ رَجُلَيْنِ مِنْ بَيَاضَةَ يَخْتَصِمَانِ فَذَكَرَهُ.
Tercemesi:
Bize Ebu Said, ona Ebu el-Abbas, ona el-Hasan, ona Yahya b. Adem, ona Ebu Şihab ona da Muhammed b. İshak, o hadisi manen zikretti, fakat bu hadisi kendisine rivayet eden ravinin şöyle dediği aktardı: Ravi Beyâda kabilesinden birbiriyle kavga eden iki adam görmüş ve bu olayı ona anlatmıştır.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Beyhakî, Sünen-i Kebir, Gasb 11650, 12/60
Senetler:
()
Konular:
Arazi, boş olanı ihya edenin durumu
Arazi, toprak anlaşmazlıkları
Gasp, bir yeri veya bir şeyi gaspetmenin cezası