Öneri Formu
Hadis Id, No:
159363, TŞ000023
Hadis:
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ الْمِقْدَامِ أَبُو الأَشْعَثِ الْعِجْلِيُّ الْبَصْرِيُّ ، قَالَ : أَخْبَرَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ ، عَنْ عَاصِمٍ الأَحْوَلِ ، عَنْ عَبْدِ اللهِ بْنِ سَرْجِسَ ، قَالَ : أَتَيْتُ رَسُولَ اللهِ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ فِي نَاسٍ مِنْ أَصْحَابِهِ ، فَدُرْتُ هَكَذَا مِنْ خَلْفِهِ ، فَعَرَفَ الَّذِي أُرِيدُ ، فَأَلْقَى الرِّدَاءَ عَنْ ظَهْرِهِ ، فَرَأَيْتُ مَوْضِعَ الْخَاتَمِ عَلَى كَتِفَيْهِ ، مِثْلَ الْجُمْعِ حَوْلَهَا خِيلانٌ ، كَأَنَّهَا ثَآلِيلُ ، فَرَجَعْتُ حَتَّى اسْتَقْبَلْتُهُ ، فَقُلْتُ : غَفَرَ اللَّهُ لَكَ يَا رَسُولَ اللهِ ، فَقَالَ : وَلَكَ فَقَالَ الْقَوْمُ : أَسْتَغْفَرَ لَكَ رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم ؟ فَقَالَ : نَعَمْ ، وَلَكُمْ ، ثُمَّ تَلا هَذِهِ الآيَةَ ﴿وَاسْتَغْفِرْ لِذَنْبِكَ وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ﴾.
Tercemesi:
Abdullah b. Sercis (r.a) anlatıyor:
Bir gün Resûlullah Efendimiz'in ziyaretlerine gitmiştim. Kendileri, ashâbdan bir grup zevatın arasında oturuyorlardı. Ben, bir yolunu bulup arka taraflarına geçtim. Gönlümdekini hemen anladılar ve mübarek ridâlarını omuzlarından attılar. Böylece, kürek kemikleri arasında bulunan Nübüv¬vet mührü'nü gördüm. O, yumruk kadar yoksa da, görünüşte yumruk gibi idi. Etrafında ben'ler vardı. Adetâ bir siğili andırıyordu. Nübüvvet mührü'nü gördükten sonra, döndüm ve kemâl-i edeble huzurlarına oturarak:
- "Allah sizi bağışlasın yâ Resûlallah!." dedim.
- "Seni de bağışlasın, mağfiret etsin!." buyurdular.
Hadîsin ilk râvîsi olan Asım el-Ahvel (ö: 142/759) der ki: Abdullah b. Sercis bu hâdiseyi anlattığı sırada, huzurunda bulunan topluluk gıpta ederek:
- "Yâ Abdullah!. Hazreti Peygamber sâdece senin şahsın için mi mağfiret dilediler?"
- "Evet; hem benim için, hem de sizin için mağfiret dilediler" dedi ve arkasından:
"Vestağfir li-zenbike ve lilmü'minine ve'l-mü'minât" (Hem kendi günâhının, hem de erkek müminlerle kadın müminlerin günâhlarının bağışlanmasını iste) âyet-i kerîmesini okudu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Tirmizî, Şemail-i Muhammediyye, 23, /101
Senetler:
()
Konular:
Hz. Peygamber, dua/beddua ettiği kişi/kabileler
Hz. Peygamber, nübüvvet mührü
Hz. Peygamber, şemaili
Hz. Peygamber, vasıfları, şemaili, hasaisi
Kur'an, Ayet Yorumu
حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللهِ بْنُ الْمُبَارَكِ ، عَنْ يُونُسَ بْنِ يَزِيدَ ، عَنِ الزُّهْرِيِّ ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللهِ عبدالله بن عتبة عن ابن عباس أن رسول الله كان يسدل شعره وَكَانَ الْمُشْرِكُونَ يَفْرِقُونَ رُؤُوسَهُمْ ، وَكَانَ أَهْلُ الْكِتَابِ يُسْدِلُونَ رُؤُوسَهُمْ ، وَكَانَ يُحِبُّ مُوَافَقَةَ أَهْلِ الْكِتَابِ فِيمَا لَمْ يُؤْمَرْ فِيهِ بِشَيْءٍ ، ثُمَّ فَرَقَ رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم رَأْسَهُ
Öneri Formu
Hadis Id, No:
159370, TŞ000030
Hadis:
حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللهِ بْنُ الْمُبَارَكِ ، عَنْ يُونُسَ بْنِ يَزِيدَ ، عَنِ الزُّهْرِيِّ ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللهِ عبدالله بن عتبة عن ابن عباس أن رسول الله كان يسدل شعره وَكَانَ الْمُشْرِكُونَ يَفْرِقُونَ رُؤُوسَهُمْ ، وَكَانَ أَهْلُ الْكِتَابِ يُسْدِلُونَ رُؤُوسَهُمْ ، وَكَانَ يُحِبُّ مُوَافَقَةَ أَهْلِ الْكِتَابِ فِيمَا لَمْ يُؤْمَرْ فِيهِ بِشَيْءٍ ، ثُمَّ فَرَقَ رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم رَأْسَهُ
Tercemesi:
Abdullah b. Abbâs anlatıyor:
"Hazreti Peygamber, saçlarını mübarek alınları üzerine salıverirlerdi. Zîrâ puta tapan müşrikler, saçlarını önden ikiye ayırarak sağa sola sarkıtırlar; ehl-i kitâb olan Hıristiyan ve Yahudiler de, ayırmadan alınlarının üzerine salarlardı. Resûlullah Efendimiz ise, hakkında Allah'dan bir emir gelmeyen hususlarda, -müşriklere benzememek için- ehl-i kitabın âdetlerine uymayı severlerdi. Fakat sonraları, bu âdetlerini değiştirerek, saçlarını önden ayırdılar ve bir daha alınları üzerine salmadılar".
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Tirmizî, Şemail-i Muhammediyye, 30, /110
Senetler:
()
Konular:
Hz. Peygamber, şemaili
Hz. Peygamber, vasıfları, şemaili, hasaisi
Zihin İnşası, ehl-i kitaba muhalefet
Zihin İnşası, Yahudilere ve Hristiyanlara muhalefet