27 Kayıt Bulundu.
Bize İbrahim b. Hasan el-Has'amî, ona Haccac b. Muhammed, ona İbn Cüreyc (Ebu Velid), ona İshak b. Abdullah b. Ebu Talha, ona da Enes b. Malik'in haber verdiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Bir adam evinden çıkarken; bismillah, tevekkeltü alallah, lâ havle velâ kuvvete illa bi’llah (Allah'ın ismiyle (başlarım). Allah'a tevekkül ettim, güç ve kudret sadece Allah'tandır derse, kendisine: Sen doğru yola iletildin, endişelerinden kurtuldun ve koruma altına alındın denir. Şeytanlar ondan uzaklaşır. (Kaçan şeytanı görünce) Diğer bir şeytan ona, doğru yola iletilmiş, endişeleri giderilip koruma altına alınmış bir adamı nasıl saptırabilirsin ki? der."
Açıklama: Kültürümüzde Hadisler projesini ilgilendiren kısım: توكلت على الله
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Ubeyde b. Humeyd, ona Mansur [b. Mu'temir], ona Şa'bî [Amir b. Şerahil], ona da Ümmü Seleme'nin naklettiğine göre Rasulullah (sav) evinden çıkarken şöyle derdi: "Allahümme innî eûzü bike en edılle ev ezille ev azlime ev uzleme ev echele ev yüchele aleyye/Ey Allah'ım! Şüphesiz ben; sapıtmaktan, alçalmaktan, zulmetmekten, zulme uğramaktan, cahilce senin sınırlarını aşmaktan ya da insanların haklarını çiğnemekten yahut bana cahilce zarar verilmesinden sana sığınırım."
Bize İbn Avf, ona Muhammed b. İsmail, ona babası –İbn Avf ben bu rivayeti İsmail'in kendisine özel kitabında gördüm demiştir- ona Damdam, ona Şurayh, ona Ebu Malik el-Eşarî, Hz. Peygamber'den (sav) rivayet etmiştir: "Kişi evine girdiği zaman Allahümme innî es'elüke hayra’l-mevlici ve hayra’l- mahreci, bismillahi velecnâ ve bismillahi haracnâ ve alellalahi Rabbina tevekkelnâ’ (Ey Allah'ım, senden giriş ve çıkışın en hayırlısını istiyorum. Allah'ın adıyla girdik ve (yine) Allanın adıyla çıktık ve Rabbimiz olan Allah'a dayandık) desin, sonra (ev) halkına selâm versin."
Açıklama: Kültürümüzde Hadisler projesini ilgilendiren kısım: توكلت على الله
Açıklama: Kültürümüzde Hadisler projesini ilgilendiren kısım: توكلت على الله
Açıklama: HM022251 Rivayetine bakıldığında وَمَا جَعَلْنَا الْمَالَ إِلَّا لِإِقَامِ الصَّلَاةِ وَإِيتَاءِ الزَّكَاةِ sözünün Allah'a ait bir kelam olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre mana şöyle olmaktadır. Bize Ebu Amir, ona Hişam b. Sa'd, ona Zeyd b. Eslem, ona Ata b. Yesar, ona babası Vakıd el-Leysî şöyle rivayet etmiştir: Biz Peygamber'e gelmiş idik. Ona vahiy geldikçe bize aktarırdı. Bir gece bize, Allah'ın (ac) muhakkak malı namazı eda edebilmek ve zekatı verebilmek için indirdik. Âdemoğlunun bir vadi dolusu malı olsa, ikincisini isterdi, iki vadi dolusu malı olsa üçüncünü isterdi. Âdemoğlunun ağzını topraktan başka bir şey dolduramaz. Allah, tövbe eden kimsenin tövbesini kabul eder." dediğini aktardı.
Açıklama: Hadis inkıtadan dolayı zayıftır.