1027 Kayıt Bulundu.
Bize Abdullah b. Yusuf, ona Mâlik, ona Hişâm b. Urve, ona da babası (Urve b. Zübeyir) şöyle demiştir: Henüz daha küçük yaşta iken, Hz. Peygamber'in (sav) hanımı Âişe’ye “"Safâ ile Merve Allah’ın hac ve umre için belirlediği işaretlerdendir. O halde hacceden veya umre yapan bir kimsenin, bu iki tepe arasında sa‘yetmesinde bir mahzur yoktur" (Bakara, 158) ayeti hakkında ne dersin? Bana göre, bir kişinin Safa ile Merve arasında sa’y yapmamasında bir sakınca yoktur” dedim. Âişe şu cevabı verdi: Asla, eğer senin dediğin gibi olsaydı, ayet “Aralarında tavaf yapmamasından ötürü ona bir günah (vebal) yoktur” şeklinde olmalıydı. Bu ayet Ensar hakkında inmiştir. Onlar Menat için telbiye getirip ihrama giriyorlardı. Menat da o sırada Kudeyd hizasında bulunuyordu. O yüzden Safa ile Merve arasında tavaf yapmaktan çekiniyorlardı. İslam gelince Rasulullah’a (sav) buna dair soru sormaları üzerine, yüce Allah "Safâ ile Merve Allah’ın hac ve umre için belirlediği işaretlerdendir. O halde hacceden veya umre yapan bir kimsenin, bu iki tepe arasında sa‘yetmesinde bir mahzur yoktur" (Bakara, 158) ayetini indirdi.
Bize Muhammed b. Yusuf, ona Süfyan, ona da Âsım b. Süleyman şöyle demiştir: Enes b. Mâlik’e (ra) Safa ve Merve’ye dair soru sordum, şu cevabı verdi: Biz Safa ile Merve arasında sa’y yapmanın cahiliye adeti olduğu kanaatinde idik. Bu sebeple İslam gelince aralarında sa’y etmeyi bıraktık. Sonra yüce Allah "Şüphe yok ki Safa ile Merve Allah’ın alâmetlerindendir. Her kim Beyt’i hac eder veya umre yaparsa, onları güzelce tavaf etmesinde bir sakınca yoktur" (Bakara, 158) ayetini indirdi.
Bize Hüşeym, ona Humeyd, ona da Enes b. Malik'in rivayet ettiğine göre Ömer b. Hattab (ra) şöyle demiştir: Üç konuda Rabbimden muvafakat gördüm. Bu konular şunlardı: “Ya Rasulallah! Makam-ı İbrahim'in bulunduğu yeri namazgah edinsek?” dedim, "İbrahim'in makamını namaz yeri edinin." (Bakara, 125) ayeti nazil oldu. “Ya Rasulallah! Eşlerinin yanına salih de giriyor fasık da. Onlara perde gerisinde durmalarını söylesen” dedim, ardından hicab ayeti (Ahzab, 53) nazil oldu. Hz. Peygamber'in (sav) eşleri, kıskançlık güdüsüyle, Hz. Peygamber'in aleyhinde toplandılar. ben de onlara "bakarsınız sizin yerinize Rabbi ona sizden daha hayırlı (...) eşler nasip eder." dedim. Ömer der ki: Bunun üzerine böyle bir ayet (Tahrim, 5) indi.
Bize İbn Ebu Adiyy, ona Humeyd, ona da Enes b. Malik'in rivayet ettiğine göre Ömer b. Hattab şöyle demiştir: Üç konuda Rabbimden muvafakat gördüm. Bu konular şunlardı: “Ya Rasulallah! Makam-ı İbrahim'in bulunduğu yeri namazgah edinsen?” dedim, "İbrahim'in makamını namaz yeri edinin." (Bakara, 125) ayeti nazil oldu. “Eşlerine, perde gerisinde durmalarını söylesen. Zira Senin yanına salih de giriyor fasık da” dedim, ardından hicab ayeti (Ahzab, 53) nazil oldu. Hz. Peygamber'in (sav) eşlerinden bazı şeyler kulağıma geldi. Ben de onları ziyaret edip “vallahi ya siz bu tavrınızdan vazgeçersiniz, ya da Allah, Rasulü'ne (sav) sizden daha hayırlı, Müslüman eşler verir” diyerek ikaz etmek istedim, hatta müminlerin annelerinden birinin yanına vardım, bana “ey Ömer, sen nasihat etmediğin müddetçe Hz. Peygamber (sav) eşlerine nasihat etmiyor” dediler, ben de kendimi geri çektim. Bunun üzerine Aziz ve Celil Allah "bakarsınız sizin yerinize Rabbi ona sizden daha hayırlı olan, Allah’a teslimiyet gösteren, inanan, gönülden itaat eden, tevbe eden, ibâdete düşkün, oruç tutan dul ve bâkire başka eşler nasip eder." (Tahrim, 5) ayetini indirdi.