652 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bana Ata, İbn Abbas ve Cabir b. Abdullah'dan şöyle rivayet etti: "(Peygamber zamanında) ne ramazan ne de kurban bayramında (bayram namazı için) ezan okunmazdı."
Açıklama: İsnadın tamamı için bk. B000958.
Bize Muhammed, ona Ebu Tümeyle Yahya b. Vâdıh, ona Füleyh b. Süleyman, ona Said b. el-Haris, ona Câbir (ra) şöyle söylemiştir: "Hz. Peygamber (sav), bayram günü bayram namazı kılınan yere (musallaya) farklı yollardan gider gelirdi." Yunus b. Muhammed, Füleyh'den rivayetinde ona mütâbaat etmiştir. Câbir'in naklettiği daha sahihtir.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Yunus b. Muhammed arasında inkita vardır.
Bize Muhammed, ona Ebu Tümeyle Yahya b. Vâdıh, ona Füleyh b. Süleyman, ona Said b. el-Haris, ona Câbir (ra) şöyle söylemiştir: "Hz. Peygamber (sav), bayram günü bayram namazı kılınan yere (musallaya) farklı yollardan gider gelirdi." Yunus b. Muhammed, Füleyh'den rivayetinde ona mütâbaat etmiştir. Câbir'in naklettiği daha sahihtir.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Muhammed b. Salt arasında inkita vardır.
Bize Muhammed, ona Ebu Tümeyle Yahya b. Vâdıh, ona Füleyh b. Süleyman, ona Said b. el-Haris, ona Câbir (ra) şöyle söylemiştir: "Hz. Peygamber (sav), bayram günü bayram namazı kılınan yere (musallaya) farklı yollardan gider gelirdi." Yunus b. Muhammed, Füleyh'den rivayetinde ona mütâbaat etmiştir. Câbir'in naklettiği hadis daha sahihtir.
Bize Hişam b. Ammar, ona el-Velid rivayet etti; (T) Bize Rabi' b. Süleyman, ona Abdullah b. Yusuf, ona el-Velid b. Müslim, ona Kuraviyyîn'den bir adam- Rabi' hadisi rivayetinde ravinin adının İsa b. Abdulala b. Ebu Ferve olduğunu zikretmektedir- Ebu Yahya Ubeydullah et-Teymi'yi Ebu Hureyre'den şunu rivayet ederken dinlemiştir: "Bir bayram gününde yağmur yağmıştı. Nebi (sav) onlara bayram namazını Mescidin içinde kıldırdı."
Bize Ebu Küreyb, ona Ebu Üsâme, ona Davud b. Kays, ona İyâz b. Abdullah, ona Ebu Said el-Hudri’nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: Rasulullah (sav) bayram günü dışarı çıkar, insanlara iki rekât namaz kıldırır, sonra selam verirdi, sonra insanlar oturduğu halde kendisi ayakları üzerine dikilerek onlara döner ve: “Sadaka verin, sadaka verin” buyururdu. En çok sadaka verenler ise, küpelerini, yüzüklerini ve kendilerine ait bir şeyleri veren kadınlar oluyordu. Eğer herhangi bir ihtiyacı olup, bir tarafa bir askerî birlik göndermek istiyorsa, onu onlara söylerdi, değilse ayrılıp giderdi.
Bize Abdüla'lâ b. Vâsıl b. Abdüla'lâ el-Kûfî ile Ebu Zür'a, onlara Muhammed b. Salt, ona Füleyh b. Süleyman, ona Said b. Haris, ona da Ebu Hureyre şöyle rivayet etmiştir: Nebî (sav) bayram namazına giderken bir yolu, namazdan dönüşte başka bir yolu kullanırdı. (Tirmizi) dedi ki: Bu hususta Abdullah b. Ömer ve Ebu Râfi'den gelmiş rivayetler de vardır. Ebu İsa (Tirmizi) dedi ki: Ebu Hureyre’nin rivayeti hasen-garib bir hadistir. Ayrıca Ebu Tümeyle ve Yunus b. Muhammed de bu hadisi Fuleyh b. Süleyman’dan, o Said b. Haris'ten, o Cabir b. Abdullah'tan rivayet etmişlerdir. Tirmizi dedi ki: İlim ehlinden bazıları imamın bayram namazına giderken bir yolu, dönüşte başka bir yolu kullanmasını –bu hadise uymak maksadıyla- müstehab görmüşlerdir. Bu Şafii’nin de görüşüdür. Cabir’in rivayet ettiği hadis daha sahih gibidir.
Bize Hişam b. Ammar, ona el-Velid rivayet etti; (T) Bize Rabi' b. Süleyman, ona Abdullah b. Yusuf, ona el-Velid b. Müslim, ona Kuraviyyîn'den bir adam- Rabi' hadisi rivayetinde ravinin adının İsa b. Abdulala b. Ebu Ferve olduğunu zikretmektedir- Ebu Yahya Ubeydullah et-Teymi'yi Ebu Hureyre'den şunu rivayet ederken dinlemiştir: "Bir bayram gününde yağmur yağmıştı. Nebi (sav) onlara bayram namazını Mescidin içinde kıldırdı."
Bize Abdula'lâ b. Vâsıl b. Abdüla'lâ el-Kûfî ile Ebu Zür'a, onlara Muhammed b. es-Salt, ona Füleyh b. Süleyman, ona da Said b. Haris'in naklettiğine göre Ebu Hureyre şöyle demiştir: Nebî (sav) bayram günü (namaza) bir yoldan gider, dönüşte ayrı bir yoldan gelirdi. (Tirmizi) dedi ki: Bu konuda Abdullah b. Ömer ve Ebu Râfi'den gelen rivayetler de vardır. Ebu İsa (Tirmizî) dedi ki: Ebu Hureyre'nin rivayet ettiği hadis hasen-garib bir hadistir. Ayrıca Ebu Tumeyle ve Yunus b. Muhammed de bu hadisi Fuleyh b. Süleyman'dan, o Said b. Haris'den, o da Cabir b. Abdullah'dan rivayet etmiştir. Tirmizi dedi ki: İlim ehlinden bazıları imamın (yöneticinin), bu hadise uymak maksadıyla, bayram namazına giderken kullandığı yoldan başka bir yolu kullanarak dönmesini müstehab saymışlardır. Bu Şafii'nin de görüşüdür. Cabir'in rivayet ettiği hadis daha sahih gibidir.
Bana İshak b. İbrahim b. Nasr, ona Abdürrezzak, ona İbn Cüreyc, ona Ata’nın, Cabir b. Abdullah’ı şöyle derken dinlediğini haber vermiştir: Nebi (sav) bir ramazan bayramı günü kalktı, namaz kıldı. Önce namazla başladı, sonra hutbe verdi. Hutbesini bitirince indi, kadınların bulunduğu tarafa gitti. Onlara öğütler verdi. Bu sırada Bilal’in eline dayanıyordu. Bilal de elbisesini açmıştı. Kadınlar ona sadakalarını atıyorlardı. (İbn Cüreyc) dedi ki: Ben Ata’ya, onlar fıtr günü zekâtını (fıtr sadakasını) mı veriyorlardı, dedim. O: Hayır, ama o vakit verdikleri bir sadakadan ibaretti. Bir kadın, halkalarını (bileziklerini), yüzüklerini atıyor, diğerleri de atıyorlardı. Dedim ki: Bunun ve onlara öğüt vermenin, imamın (halifenin) bir vazifesi olduğu görüşünde misin? O: Şüphesiz ki, bu onların bir vazifesidir. Hem bu işi neden yapmasınlar ki, dedi.