653 Kayıt Bulundu.
Bize Ka'nebî, ona Mâlik (b. Enes), ona Ebu Zinâd, ona A'rec, ona da Ebu Hureyre, Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Sizden biri sakın 'Allah'ım dilersen beni bağışla, Allah'ım dilersen bana merhamet et' demesin. İstediğini kararlı olarak istesin. Çünkü Allah için bir zorlayıcı yoktur."
Açıklama: Hadisteki 'İstediğini kararlı olarak istesin' kısmı, Allah'tan isteğini emir kipiyle, ısrarla ve yapmasını kesin isteyerek şeklinde anlaşılmalıdır. Rivayetin sonundaki 'Çünkü Allah için bir zorlayıcı yoktur' kısmı da siz emir kipi kullansanız da, Rabbinize emreder şekilde dua etseniz de bu emir yerine geçmez anlamındadır.
Bize Ebu Küreyb Muhammed b. Alâ, ona Veki', ona Cafer b. Burkan, ona Yezid b. Asam, ona da Ebu Hureyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Allah şöyle buyurmaktadır: Ben kulumun hakkımdaki zannı üzereyimdir (Ona öyle muamele ederim). Bana dua ettiği zaman onunla birlikteyimdir."
Bize Yahya b. Eyyûb, Kuteybe (b. Sa'd) ve İbn Hucr, onlara İsmail b. Cafer, ona Alâ, ona babası, ona da Ebu Hureyre, Resulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etti: "Biriniz dua ettiği vakit; Allah'ım, dilersen beni affet demesin. Lakin isteğinde kararlı olsun ve isteklerini fazla fazla söylesin. Çünkü Allah'a verdiği hiçbir şey büyük gelmez."
Bize İshak b. Musa el-Ensari, ona Enes b. İyaz, ona Haris b. Abdurrahman b. Ebu Zübab, ona Ata b. Mina, ona da Ebu Hureyre, Nebi'nin (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etti: "Sizden biri (dua ederken) sakın; Allah'ım dilersen beni bağışla, Allah'ım dilersen bana merhamet et demesin. İstediğini kararlı olarak istesin. Çünkü Allah dilediğini yapar, O'nu zorlayacak hiçbir şey yoktur."
Bize Züheyr b. Harb, ona İsmail -yani İbn Uleyye-, ona Abdülaziz'in -bu zat İbn Suheyb'dir- rivayet ettiğine göre Katade, Enes'e; Nebi (sav) çoğunlukla hangi duayı okurdu diye sordu. Enes; Nebi (sav) çoğunlukla yaptığı duada şöyle derdi: "Allah'ım! Bize dünyada iyilik, ahirette de iyilik ver. Ve bizi cehennem azabından koru!" Ravi dedi ki: Enes, bir istek duasında bulunmak murat ederse bu duayı okur, herhangi bir dua yapmak isterse, o hususta bununla dua ederdi.
Bize Nasr b. Ali, ona Safvân b. İsa, ona Bişr b. Râfi, ona Ebu Hureyre'nin amcaoğlu olan Ebu Abdullah, ona da Ebu Hureyre şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah (sav) 'Ğayri'l-mağdûbi aleyhim velâ'd-dâllîn' ayetini okuduğunda, birinci safta arkasında duran cemaatin işiteceği şekilde âmin derdi."
Bize Ka'nebî, ona Mâlik, ona Ebu Bekir'in azadlısı Sümey, ona Ebu Salih es-Semmân, ona da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "İmam 'Ğayri'l-mağdûbi aleyhim velâ'd-dâllîn' deyip (Fâtihâ'yı tamamladığında) siz de âmin deyin. Zira âmin sözü meleklerin âmin sözüne denk gelen kimsenin geçmiş günahları bağışlanır."
Bize Ka'nebî, ona Mâlik, ona İbn Şihâb, ona Said b. Müseyyeb ve Ebu Seleme b. Abdurrahman, onlara da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "İmam âmin dediğinde siz de âmin deyin. Çünkü âmin demesi meleklerin âmin demesine denk gelen kimsenin geçmiş günahları bağışlanır." [İbn Şihâb 'Rasulullah (sav) da âmin derdi' demiştir.]
Bize Abdurrahman b. İbrahim, ona Velid, ona Evzâî, ona Yahya b. Ebu Kesir, ona Ebu Seleme b. Abdurrahman, ona da Ebu Hureyre şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah (sav) bir ay boyunca yatsı namazında kunut okudu. Kunut duasında şöyle dua ederdi: 'Allah’ım! Velid b. Velid'i (Mekkeli müşriklerin elinden) kurtar. Allah’ım! Seleme b. Hişam'ı kurtar. Allah'ım! Mustaz'af müminleri kurtar. Allah'ım! Mudarlılar üzerindeki baskını arttır. Allah'ım! Onlara Yusuf'un kıtlık yılları gibi yıllar yaşat.' Ebu Hureyre 'Bir gün, Rasulullah (sav) onlara dua etmeyince, ben bunu hatırlattım. O da 'Onların (Medine'ye) geldiklerini görmedin mi?' buyurdu."
Bize Ka'nebî, ona Mâlik, ona İbn Şihâb, ona Said b. Müseyyeb ve Ebu Seleme b. Abdurrahman, onlara da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "İmam âmin dediğinde siz de âmin deyin. Çünkü âmin demesi meleklerin âmin demesine denk gelen kimsenin geçmiş günahları bağışlanır." [İbn Şihâb 'Rasulullah (sav) da âmin derdi' demiştir.]